Herkes yanlış bir onlar doğru

Herkes yanlış bir onlar doğru

Başbakan Erdoğan’ın aileleri ihanetle suçlayan açıklaması, Yeni Akit’in 4+4+4’e karşı çıkanları ‘Şeytani’ planlar yapmakla itham etmesi ve son olarak Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in 66 aylık çocukların ilk öğretim kapsamına alınmasına tepki gösterenleri “PKK’li ve laikçi

Arif Koşar

Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulundan tepki geldi. Yapılan açıklamada, “Bakanlık olarak 4+4+4 ile ilgili beceriksizliklerini ve içine düştükleri aczi, kendileri gibi düşünmeyenleri suçlayarak dışa vurmuştur.” denildi.

Dinçer, dün Akşam gazetesindeki yayınlanan röportajında “Normal vatandaşlarımızın çoğunluğu bizi destekliyor. Bakın, biz istemiyoruz ama vatandaşlar 60 aylık çocuğunu bile okula göndermekten yana. Eleştirilerin bir kısmı PKK kaynaklı. Çocuklarımızı erken yaşta okula alıp Türkçe öğreteceğiz, onları hayata hazırlayacağız. ‘Rapor dahi almayın’ diyenler PKK yanlıları. Bunu önlemek istiyor. Bir de laikçi kesim bu reformdan rahatsız oluyor.” demişti.

BİLİMSEL GERÇEKLER ÇARPITILIYOR

72 ay öncesi çocukların gelişimini tamamlamadan ilkokula alınmasının “bilimsel tercih”le bağdaşmayacağı belirtilen açıklamada; “Bakan Dinçer’in ‘İngiltere’de çocuklar 60 ayda okula gidiyor da bizimkiler 66 ayda niye gitmesin’ ifadesi ile arasında ciddi farklılıklar olan okul öncesi eğitim ile ilkokul eğitimi arasındaki ayrımı bilmediğini göstermiştir. 4+4+4’e yönelik eleştirilerde sorun tam da bu noktada düğümlenmektedir.” denildi.

Açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verildi: “Fiziksel ve zihinsel gelişimleri açısından okul öncesi çağda olması gereken 60-72 aylık çocukların bakanlığın dayatmasıyla ve zorla ilkokula gönderilmesi, ileride telafisi mümkün olmayan olumsuzluklar ortaya çıkaracaktır. Milli Eğitim Bakanı kamuoyunu yanlış bilgilendirmekte, bizleri 60-72 aylık çocukların okula gönderilmemesi propagandası yapmakla suçlamaktadır. Oysa Eğitim Sen, 60-72 aylık çocukların pedagojik olarak ilkokula değil, okul öncesi eğitime gitmesi gerektiğini ısrarla vurgulamakta, yayınlarında bunun bilimsel gerekçelerini bütün yönleri ile sıralamaktadır. Bakan Dinçer öğretmenlerin maliyetini hesaplamak yerine, 4+4+4’ün çocukların geleceği açısından nelere mal olacağını düşünmesi gerekir.” (İstanbul/EVRENSEL)


KONCUK: BİR BAKANA YAKIŞMAYAN ÜSLUP

İsmail Koncuk (Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı): Hiçbir vatandaşımızın, Sayın Ömer Dinçer gibi düşünmek gibi bir mecburiyeti yok. Sayın Başbakan gibi düşünmeyenlerin tamamını PKK’lı ilan etmek milli eğitim bakanına yakışan bir üslup değil. Bakan bu üslupla nasıl bir bunalıma girdiğini ve sorunları çözmekte nasıl bir acze düştüğüne de gösteriyor. Sayın Bakanı kınıyorum. Ben ne PKK’lıyım, ne de solcuyum. Ben muhafazakar bir insanın. Ama bu sistemin içinde 3-5 yılda içinden çıkılamayacak problemlerle karşı karşıya kaldığımızı, öğretmenlerin mağdur edildiğini, altyapının uygun olmadığını ve 90 yıllık eğitim tecrübemizin çöpe atıldığını biliyorum.


DEMİR: İZANDAN UZAK AÇIKLAMALAR

Veli Demir (Eğitim-İş Genel Başkanı): Bilimden, izandan, akıldan uzak, insanları kategorize eden ayrıştıran bir açıklama olarak görüyorum. Böyle bir bakanı Türkiye ilk defa görüyor. Bu açıklamayı kınıyoruz. Muhalif olmakla beraber belli bir saygı çerçevesinde mücadele ediyoruz. Bir milli eğitim bakanına yakıştıramadım. Artık kamuoyunu oralara yönlendirerek çıkmaya çalışıyor. Dünyanın her yerinde 200’ye yakın ülkede ilköğretime başlama yaşa bellidir, şimdi okul öncesi eğitimle ilk okulu karıştırarak konuşuyor. Okul öncesi eğitimi zorunlu kılın, 3 yaşında, 4 yaşında alın çocukları. Dünyadaki 130’a yakın ülkede 6 yaş yani 72 ay sınırı vardır. Hatta bazı Avrupa ülkelerinde 84 ay da var. Tüm dünya bunu kabul etmiş, zaten pedagoji evrensel bir bilimdir. Bakanın derdi belliydi. İki konuda eğitimi yürütmek istiyor. Birincisi eğitimi özelleştirmek, ticarileştirmek, parayla satılır hale getirmek. İkincisi de eğitim bilimini dinselleştirmek. Ders çizelgelerine bakınız, din dersi, Peygamberimiz Hz. Muhammed dersi, Kuran-ı Kerim dersi. Bu ağırlıkta bir müfredatla öğrenciler ilahiyat fakültesindeki dersleri verebilirsiniz. ‘Bunlar laikçidir’ diyorlar evet bir laik eğitimi savunuyoruz. Ama biz laikçi değiliz, laik eğitimi, kamusal eğitimi savunuyoruz. Bakanınki topu taca atma, gerçekleri söylememe eğilimidir. Biz yeni sistemi ‘dert+dert+dert’ olarak tanımlıyoruz.


BAŞBAKAN İHANETLE ‘VASIFLANDIRMIŞTI’

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 4+4+4 düzenlemesi gereği eğitime başlaması gereken 66 aylık çocuklarını okula göndermek istemeyen ve sağlık kuruluşlarından ‘fiziksel ve zihinsel gelişimi yeterli değildir’ raporu alan ailelere yönelik sert bir açıklama yapmıştı. Yeni sisteme karşı yürütülen bir kampanya olduğunu savunan Erdoğan, “Bu 66 ay meselesinde gidip rapor alanları ben evlatlarına ihanetle vasıflandırıyorum. Niye ‘Benim evladım geri zekalıdır’ diyor. Yani iki ay mı senin evladını iyi noktaya getirecek? Ne demek ya? Ben de babayım. Biz de çocuklarımızı yaşları daha gelmeden okula başlattık. Hatta okul öncesi eğitim de aldıkları için, mesela benim bir çocuğum birinci değil ikinci sınıftan başladı. Şimdi burada da bırakalım çocuklarımızı şöyle rahatlıkla gitsin, okula başlasın.” demişti.

www.evrensel.net