Yıldırım: Muhalefet toparlanmadan seçimi aradan çıkarmak istiyorlar

Fotoğraf: Evrensel

Yıldırım: Muhalefet toparlanmadan seçimi aradan çıkarmak istiyorlar

Doç. Dr. Siyaset Bilimci Deniz Yıldırım, 24 Haziran seçimi sonuçları ve yerel seçimlere ilişkin Evrensel'e konuştu.

Birkan BULUT
Ankara

Son seçim sonuçları ve yerel seçimin erkene alınma tartışmalarına ilişkin sorularımızı yanıtlayan Doç. Dr. Siyaset Bilimci Deniz Yıldırım, AKP-MHP ittifakının çözülmesi durumunda İstanbul, Ankara gibi büyük şehirleri kaybedebileceklerini söyledi. “Muhalefet toparlanmadan yerel seçimi aradan çıkarmak istiyorlar” diyen Yıldırım, ekonomideki kötü gidişatın yansımalarına ilişkin ise “AKP-MHP ittifakına emekçiler ‘kötünün iyisi’ olduğu düşüncesi ile oy veriyor. Ekonomik kriz çıkar, iktidar gider tezi geçersiz bir tezdir. Siyasetin müdahalesi olmadan krizin iktidarı götüreceğini söylemek siyaset dışı bir fikirdir” dedi.

Cumhurbaşkanlığı ve Meclis için yapılan baskın seçimin ardından bu kez yerel seçimlerin erkene alınması gündeme geldi. AKP Sözcüsü Mahir Ünal erken seçim gibi bir gündemlerinin olmadığını söyledi, ancak bu konunun önümüzdeki günlerde daha çok gündeme gelmesi bekleniyor. Yerel seçimlerin erkene alınmasına ilişkin tartışmaları değerlendiren Deniz Yıldırım, “İktidar kanadının yalanlamış olması tartışmayı kapatmıyor” dedi. Çünkü genel seçimle ilgili de iktidarın seçimlerin zamanında olacağına, hatta “Türkiye’yi erken seçim geleneğinden kurtardık”larına ilişkin açıklamaları olduğunu hatırlatan Yıldırım, ancak haziran ayında baskın bir seçim yapıldığını söyledi. 24 Haziran seçimlerinde olduğu gibi ekonominin kötü gidişatına ilişkin kaygıların olduğunu belirten Yıldırım, ikinci olarak da iktidarın genel seçimlerdeki kazanım ve atmosferi yerel seçimlerde de sürdürmek istediğini söyledi. Bunun yanı sıra muhalefet cephesinde moral bozukluğu, ittifakın nasıl süreceği yönünde bir netlik olmadığını dile getiren Yıldırım, “Muhalefet toparlanmadan yerel seçimi aradan çıkarmak istiyorlar” dedi.

Yerel seçimlerin erkene alınması ile ilgili üçüncü neden olarak da AKP-MHP ittifakının kırılganlığını gösteren Yıldırım, “Haziran tablosu iktidarın lehine de olsa MHP cumhurbaşkanı adayı çıkarmadığı için Erdoğan kazanmış oldu. Ancak Mecliste AKP çoğunluğu kaybetti. MHP yasama ve yürütme anlamında elini güçlendirmiş oldu. Çünkü tahminimce MHP’nin talepleri artacak ve bu ittifakı mart 2019’a kadar taşıyamayabilirler. Bu ittifakın çözülmesi ise İstanbul ve Ankara’nın kaybedebileceği anlamına geliyor. Bu ittifak dağılmadan yerel seçimleri de aradan çıkarmak istiyorlar. Yeni sistemde cumhurbaşkanına geniş yetkiler veriliyor. Muhtemelen daha otoriter bir yönetimle karşılaşacağız ancak bunun onlara oy kaybettireceğini düşünüyorlar” dedi.

CHP DESTEĞİ KARARALDIRMAYA YETERLİ

Yerel seçimin erkene alınması için Anayasa değişikliği gerekiyor. Referandumsuz bir Anayasa değişikliği için Mecliste 400 milletvekili gerekiyor ve bu nedenle CHP’nin kararı belirleyici. Muhalefetin yerel seçimin erkene alınmasına ilişkin Yıldırım,  “Muhalefet ‘Sandıktan kaçtılar demesinler’ tavrını avantaja çevireceklerdir. Dolayısıyla muhalefet de ‘iktidar ne der’ mantığıyla hareket ettiği için Anayasa değişikliği getirildiğinde ‘Biz seçimden kaçmayız’ diyecektir. Kim itiraz etse sandıktan kaçmak olacak. AKP ve MHP’nin milletvekili sayısı 340’ın üzerinde. CHP veya HDP destek verdiğinde erken seçime gidilebilecektir.

SOSYOEKONOMİK ZEMİN KIRILGAN

24 Haziran baskın seçiminden kısa bir süre sonra yerel seçimlerin de erkene alınmasının kötüye giden ekonomiye, dolayısıyla emekçilere nasıl bir etkisinin olacağını da sorduğumuz Yıldırım, “Eğilim itibarıyla şunu görüyoruz: Enflasyonun arttığı, hayat pahalılığın arttığı, işsizliğin çift hanelerin altına düşürülemediği sosyoekonomik açıdan kırılgan bir zeminin üzerine AKP ve MHP ittifak halindeler. Bu nedenle iktidar elindeki kararname yetkileri başta olmak üzere geniş yetkileri kullanmak istiyor. Kamu yönetimi açısından kurumların kapatılıp açılacağı ilginç bir süreç bekliyor. Bunun yerel seçimlere yansıma ihtimali de var. İktidarın bu kötü gidişat karşısında başkanlık yetkilerini kullanması gerekiyor. Bir an önce yerel seçimleri aradan çıkaralım propagandası yapabilirler. Sanki 16 yıldır iktidarda değillermiş gibi seçim sonrası vaatlerini sürdürebilirler. Bu ne kadar inandırıcı olabilir? İktidarın ne kadar inandırıcı olduğu değil, muhalefetin alternatif bir iktidar  programının emekçiler açısından ne kadar inandırıcı olduğu önemli. AKP-MHP ittifakına emekçiler ‘kötünün iyisi’ olduğu düşüncesi ile oy veriyor. Ekonomik kriz çıkar, iktidar gider tezi geçersiz bir tezdir. Siyasetin müdahalesi olmadan krizin iktidarın götüreceğini söylemek siyaset dışı bir fikirdir.

YEREL SEÇİMLERDE AKP-MHP İTTİFAKI NE OLACAK?

Seçim  sonuçlarıyla birlikte güç dengesi değişen AKP-MHP ittifakının yerel seçimlerde ne durumda olacağına ilişkin ise Yıldırım, “Bahçeli yerel seçimlere kadar sürer mi denilince ‘2023’e kadar sürdürebiliriz’ demişti. Ancak AKP açısından böyle olmadığını düşünüyorum. Çünkü bu seçimlerde, bazı şehirlerde ciddi sürtüşmeler olmuştu. Bazı AKP adayları ‘Yerel seçimlerde belediyeyi MHP’ye vereceğiz, bu seçimde bize oy verin demişlerdi. Fakat böyle bir mutabakat yok. MHP aday çıkarmamıştı Erdoğan’ın karşısına ve AKP bundan kazançlı çıktı.

Aynı ‘fedakarlığı’ yerel seçimlerde gösterecekler mi? İl ve ilçelerde aday göstermeyelim, ittifak adaylarıyla kazanalım diyecekler mi? MHP elde ettiği yeni güç dengesiyle, yerel seçimlerde bu kadar çabuk taviz vermeyecek bir parti ile olacak. Aday belirleme süreçleri kolay olmayacak.

Son Düzenlenme Tarihi: 04 Temmuz 2018 10:50
www.evrensel.net
ETİKETLER Deniz Yıldırım