'Birleşmemek ve kendiliğinden kopuş beklemek alternatifsiz bıraktı'

Fotoğraf: İsa Terli/AA

'Birleşmemek ve kendiliğinden kopuş beklemek alternatifsiz bıraktı'

'İktidarı destekleyen halk kesimlerinde çatlak olduğunu görmek fakat çatlağın kendiliğinden yarılmasını beklemek başarısızlığın temel sebeplerinden.'

Mutlu COŞAR
Ankara

Türkiye tarihine birçok yönüyle önemli bir not olarak düşülecek bu seçim. Öncelikle OHAL koşullarında, tek adamın buyruğuyla ilan edildi. Öyle ki Türkiye tarihinin en güvensiz seçim sürecini yaşadık desek abartmış olmayız. Ama yine de seçimde, tek adam rejiminin inşası için ülkenin yarısının rızasını alamadılar.

Burada şunu sormak gerekiyor: Seçimin sonuçlarını hırsızlık mı belirlemiştir? Evet, milyonların endişesi sandık güvenliğiydi, haksız da değillerdi. Ama sadece ‘Çalarak iktidar oldular’ söylemine sarılmak gerçekleri ve yapılan yanlışları görmemek olacaktır.

Ekonominin kötüye gitmesi, işçi ve emekçilerin alım gücünün her geçen gün azalması, gençliğin geleceğinin karartılması, kadın cinayetlerinin ve çocuk istismarının artması, Kürt sorununda demokratik çözüm yollarının kapatılması, siyasi temsilcilerinin tutuklanması, içeride ve dışarıda süren savaş politikaları; bütün bunlar AKP’nin sırtındadır. Asıl ülke bu durumdayken birleşmemekte direnen demokrasi güçleri halkı seçeneksiz bırakmıştır. Bütün bunlar olurken AKP’den kopuşlar olacağını seyrederek beklemek, iktidarı destekleyen geniş halk kesimlerinde bir çatlak olduğunu görmek fakat bu çatlağın kendiliğinden yarılmasını beklemek başarısızlığın temel sebeplerindendir. Kendiliğindenciliğin, üsttencilikle birleşmesi ve halka yapıştırılan “koyun, kör, katiline aşık vb” damgalar emekçileri uzaklaştıran, demokrasi güçlerine yaklaşmasını engelleyen tutum olmuş ve sonuç değişmemiştir.

İşçi ve emekçilerin partisi olmadıkları halde her seçim dönemi kapılarını çalıp oy isteyenler, her seçim dönemi olduğu gibi yine gelenekçi çizgilere sırtlarını yaslamış ve buradan oy almıştır. Sınıf siyasetinin zayıflığının bir sonucu olarak da işçiler ve emekçiler kendi sınıfının çıkarlarını görür durumda olamadıkları için oylarını en geri çizgideki ideolojiye sahip partilere vermiştir. Seçim sonuçlarını bu gelenekçi çizginin dışına çıkartmanın yolu sınıf mücadelesinden geçtiği gibi diğer yanı da en geniş demokrasi cephesini, mücadele birliğini oluşturmaktır.

TEK ÇARE BİRLEŞİK MÜCADELE

Seçimleri geride bıraktık fakat sorunlarımız hâlâ önümüzde. İşçilerin, emekçilerin, gençlerin, kadınların talepleri hâlâ çözülmüş değil, çözülecek gibi de durmuyor. Yarının ne olacağı dünden belli. Aynı şekilde bu seçim sonuçları ve seçim günü göstermiştir ki halk mücadele etme inanç ve kararlılığında. Bu süreçten çıkaracağımız en önemli sonuç daha geniş ve daha güçlü bir mücadele birliğidir. Seçim günü manipülasyonlar olacağı endişesiyle ilçe seçim kurulları önünde bekleyen kalabalıklar, gözü kulağı sonuçlarda olanlar “Kaybettiği halde gitmezse” diye göreve hazır beklemiştir. İktidar, ülkeyi sapladığı bu bataklıktan çıkarmanın yolunu ararken yine işçi ve emekçilerin sırtına binecek, yine faturayı bize kesecektir. Daha fazla ağırlığı taşıyamayacak olanlar, taşımaktan usananlar, taşımaması gerektiğini anlayanların birliği ve mücadelesi kazanacaktır.

www.evrensel.net