'OHAL’i yerleşik hale getirecek düzenlemeler kabul edilemez'
Fotoğraf: EVRENSEL

'OHAL’i yerleşik hale getirecek düzenlemeler kabul edilemez'

Meslek örgütleri ve sendikalardan 'OHAL' açıklaması: Asıl ihtiyaç daha fazla demokrasi.

Derya KAYA
Burcu YILDIRIM
Ankara

Cumhurbaşkanı ve hükümet OHAL’in seçimlerden sonra kaldırılacağını söylemesine karşın, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve ‘ittifak ortağı’ MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin OHAL’in kaldırılması konusunda başka hesapları olduğu tartışılıyor. OHAL’in devamı veya kaldırılması halinde bazı uygulamaların yapılacak düzenlemelerle devam etmesi konuşuluyor. Yüz bini aşkın emekçinin ihracı, yasaklar, tutuklama ve baskıların muhatabı olan sendika ve meslek örgütleri OHAL’in devam edebileceği yönünde tartışmalara tepki göstererek asıl ihtiyacın dada fazla demokrasi olduğunu vurguladı. 

KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen, OHAL döneminde 31 KHK ile yaklaşık 150 mevzuatta değişiklik olduğunu belirterek, “OHAL kalksa bile KHK’ler ile düzenlenen her şey dolayısıyla yasalaşmış olacak”dedi. Gezen, İçişleri Bakanının söylemlerini de bu tavra örnek olarak gösterdi.

Bütün bu olumsuzluklara karşın kendilerini umutlu olduklarını belirten Gezen, “Seçim sonuçlarıyla da birlikte en az yüzde 50 AKP’nin politikalarına ‘hayır’ dedi. Yan yana gelen ve birlikte mücadele eden insanlar bizi umutlandıran sahneler yarattı. Bu insanlar var oldukça mücadele devam edecek ve biz kazanacağız” diyerek açıkladı. OHAL KHK’leri ile ihraç edilen yüz binlerce kamu emekçisi olduğunu hatırlatan Gezen, haksız hukuksuz bir şekilde ihraç edilen kamu emekçilerinin işlerine iade edilmesi gerektiğini vurguladı. 

‘SEÇİM VAATLERİNİN TUTULMASINI İSTİYORUZ’

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konsey Başkanı Sinan Adıyaman da OHAL’e ilişkin seçim öncesinde verilen vaatlerin tutulmasını istediklerini söyledi. OHAL’in hem demokrasi hem de sağlık üzerinde ciddi sakıncaların ortaya çıktığına dikkat çeken Adıyaman, OHAL sürecinde birçok sağlık emekçisinin işlerine son verildiğini söyledi. Adıyaman, yaşanan sürecin hem insan haklarına ve çalışanların haklarına hem de hastaların sağlık hakkı açısından bir an önce kaldırılması gerektiğini vurguladı. Adıyaman, “Sağlık çalışanların bir an önce işlerine dönmesini talep ediyoruz. OHAL’in kaldırılmasını bekliyoruz” dedi. 

‘OHAL YERLEŞTİRECEK DÜZENLEMELER KABUL EDİLEMEZ’

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu da DİSK olarak OHAL’in ilan edilmesinden bu yana “Ne darbe ne OHAL” söylemini çok açık bir şekilde ifade ettiklerini kaydetti. Darbenin her türlüsüne karşı olduklarını belirten Çerkezoğlu şunları söyledi: “15 Temmuz darbe girişimine de tavrımız çok açık ve nettir. Ancak bu gerekçeyle OHAL ilan edilmesi ve demokrasinin askıya alınması da kabul edilebilir değil. Darbelerin hedefi Meclistir, demokrasidir. OHAL ile aynı şekilde demokrasi hedef alınmakta. İhtiyacımız olan ise daha fazla demokrasi”. Demokrasinin işçinin ekmeği olduğunu vurgulayan Çerkezoğlu, demokrasi olmadan emeğin haklarının da olmayacağını ifade etti. OHAL’in şartsız, koşulsuz kaldırılmasına, demokrasinin egemen olduğu bir işleyişin gerekliliğine dikkat çeken Çerkezoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “OHAL yarattığı bütün mağduriyetleriyle kaldırılmalı. Bu dönemde grevler yasaklandı, emekçilerin hak arama yöntemleri engellendi, basın açıklamasına bile izin verilmedi, işçilerin hakları engellendi, 140 bin kamu emekçisi, 3 bin DİSK üyesi işten çıkartıldı. Bugün OHAL’i kaldıracak ama yerleşik hale getirecek düzenlemeler ise hiç bir biçimde kabul edilemez. Demokrasinin egemen olduğu bir ülke için mücadelemizi sürdüreceğiz.

‘OHAL, TEK ADAM REJİMİNİN ARACI’

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, OHAL’in kaldırılması yönündeki beklentilerini sürekli dile getirdiklerini söyledi. OHAL’in darbe sorumlularını ve siyasi ayağını bulup çıkarmanın aracı değil, toplumsal muhalefetin susturulmasının ve tek adam, tek parti rejimini kalıcılaştırılmasının aracı olarak kullanıldığını belirten Koramaz, sendikaların, demokratik kitle örgütlerinin, medyanın tamamen baskı altına alındığına dikkat çekti. Koramaz, “OHAL adım adım uygulamaya konulan piyasacı, kamusal hizmetleri sermayenin kullanımına açan, sosyal devlet kazanımlarını yok eden, hukukun üstünlüğü yerine yargının yürütmenin güdümü altına alındığı, cumhuriyet ve laiklik düşmanı yönelimin kalıcı hale gelmesinin bir aracı olarak kullanılmıştır” dedi. 

‘KALDIRILSA BİLE SÜREKLİ BİR OHAL BİZİ BEKLİYOR’

OHAL’in uzatılmamasını talep eden Koramaz, seçime katılan partilerin ve cumhurbaşkanı adaylarının propaganda sürecinde söylediklerinin askıda kalmaması gerektiğini söyledi. OHAL uygulamalarının yasaya dönüştürüleceği yönündeki tartışmalara ise Koramaz, “16 Nisan referandumu ile hukuki altyapısı oluşturulan yeni rejim zaten sürekli baskı rejimi ve OHAL demektir. Cumhurbaşkanlığına çok geniş yetkiler verdiği gibi güçler ayrılığı ortadan kaldırılmış, yürütmenin hukuk ve yasanın üzerinde olduğu bir rejime geçilmiştir.  Dolayısıyla baskı ve istibdadın artacağı bir dönem bizi bekliyor. OHAL kaldırılsa bile sürekli bir OHAL bizi bekliyor” diye konuştu.

BAKANA GÖRE OHAL GÜNLÜK HAYATI ETKİLEMİYOR

Bir televizyon programında konuşan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, OHAL’in temel hak özgürlükleri kısıtlamadığını iddia etti ve son seçim dönemini örnek gösterdi. Çavuşoğlu, “OHAL siyaseti ve günlük hayatı etkilemiyor. Dışarıdan yanlış algılama var. Biz terör örgütleriyle mücadele için, darbe girişiminden sonra OHAL’i getirdik” dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanan AKP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) ve Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı öncesinde  AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yazıcı ise OHAL’in tercih edilen bir yöntem olmadığını söyledi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “CHP il başkanlarının şehit cenazelerinde protokole alınmamaları için valilere talimat verdim” açıklamasının sorulması üzerine Yazıcı, “MYK’de ele alırız” dedi. 

www.evrensel.net
ETİKETLER OHALKHK