Dersim’in dört tarafı yanıyor

Dersim’in dört tarafı yanıyor

Dersim ve ilçelerindeki ormanlık alanlar bombardıman nedeniyle günlerdir yanıyor. Yetkililerin orman yangınları karşısındaki sessizliğine tepki gösteren yurttaşlar, “Dersim’in dört bir tarafı yanıyor. Ciğerimiz, değerlerimiz yanıyor. Çözüm bulunsun” diyor.Operasyon ve çatışmalar nedeniyle Dersim dağlarında d

Kemal Özer

Operasyon ve çatışmalar nedeniyle Dersim dağlarında dumanlar eksik olmuyor. Açılan ateş ya da havadan yapılan bombardıman nedeniyle her yıl binlerce ormanlık alanın yok olduğu Dersim’de merkez, Hozat, Ovacık, Pülümür, Nazimiye ve diğer ilçelerindeki kırsal alanlarda çıkan orman yangınları haftalardır devam ediyor.

Dersim merkeze bağlı Alacık Köyü’nde geçtiğimiz gün çıkan ve 3 gün süren orman yangınına yetkililerin müdahale etmemesi üzerine köylüler seferber oldu. Köylüler yangının çıktığı bölgeye gittiğinde Dersim Orman İşletme Müdürlüğü’ne bağlı 5 kişilik ekibin ellerindeki tırmıklarla yangına müdahale etmeye çalıştığını gördü. Ekiplerin yetersizliği ve çaresizliğini gören yurttaşlar da çalışmalara katılırken, tüm uğraşlara rağmen yangın yayıldı. Akşam saatlerinde etkili olan yağmur nedeniyle yangın kendiliğinden söndü.

‘YANAN BİZİM CANIMIZDIR’

Yangına müdahale eden yurttaşlardan 56 yaşındaki Hıdır Çakar, 1994 yılında askerler tarafından köylerinin boşaltıldığını belirterek, batı illerinde çıkan en ufak orman yangınında havadan uçaklarla müdahale edildiğini, ancak kendi bölgelerindeki orman yangınlarına sessiz kalındığını söyledi. İşçilerin bir kazma ve kürekle yangına müdahale edemeyeceğini belirten Çakar, “Değerlerimiz yanıyor. Yangının sıçradığı yerde mezarlıklarımız var. Buralar bizim dede, baba yerimiz, yurdumuz. Ölüm pahasına da olsa buralara gelmek mecburiyetindeyiz. Burada köyümüz yanarken nasıl müdahale etmeyeceğim. Dersim’in birçok yerinde helikopterler ormanlık alanları bombalıyor. Bombalama sonucu yangın çıkıyor. Çözüm bulunmasını istiyoruz. Bu yananlar da bizim canımızdır” dedi.

Yangına müdahale eden köylülerden Deniz Alparslan ise, “Dersim’in dört bir yanı tutuşmuş yanıyor” dedi. Alparslan da batı illerindeki orman yangınlarında devletin tüm imkanlarını kullanarak müdahale ettiğini belirterek, “Bizim ormanlarımız ise böyle sürekli yanıyor. Yıllardan beri bu böyle, hiçbir şey yapılmıyor” dedi.

Yangın yerinde atılan havan mermilerini toplayarak, gösteren köylülerden 60 yaşındaki Kamer Arslan ise helikopterlerden açılan ateş ve atılan bombalarla ormanlarının yandığını belirterek, “Ne köylerimiz ne de ormanlarımız kaldı” dedi. (Dersim/EVRENSEL)


YANGINLAR BAŞBAKANLIK ÖNÜNDE PROTESTO EDİLDİ

Ankara Dersimliler Derneği, Dersim’de operasyonların yol açtığı orman yangınlarına devletin sessiz kalmasını, Başbakanlık önüne yürüyüşle protesto etti. Ankara Dersimliler Derneği Başkanı Yaşar Kılavuz, devletin batıda yangınlara gösterdiği hassasiyeti Dersim’de göstermemesinin, Kürt sorununa dair geleneksel inkar yaklaşımından  kaynaklandığını söyledi.

Ankara Dersimliler Derneği’nin çağrısıyla, Türkiye Barış Meclisi, BDP Ankara İl Örgütü, 78’liler Girişimi, KESK ve bağlı sendikalardan üye ve yöneticilerin de katıldığı eylemde sık sık “Ormanlar yanıyor, Bakan bakıyor”, “Ormanları yakanlar yargılansın” sloganları atıldı. “Dersim’de yakılan ormanlar ortak geleceğimizdir”, “Ormanları yakanlar yargılansın” pankartı ve “Munzur bewayir Niyo ( Munzur sahipsiz değildir)”, “Munzur özgür aksın”, “Dersim’de barajlara hayır” dövizleri açan Dersimliler YKM önünden Başbakanlık önüne sloganlarla yürüdüler.

Başbakanlık önünde konuşan Kılavuz, AKP’nin doğal varlıkları ve ormanlık alanları hedef aldığını, çıkardığı yasal düzenlemelerle bu alanlarda yağma ve talanın önünü açtığını söyledi. Bu politikaların bir sonucunun da orman yangınları olduğunu belirten Kılavuz, operasyonlar sonucu Şırnak, Hakkari, Dersim başta olmak üzere birçok ilde yangınlarda büyük bir artış olduğunu dile getirdi. Yaz ayları nedeniyle batı ve güneyde çıkan yangınlara devletin daha fazla duyarlılık gösterdiğini kaydeden Kılavuz, aynı duyarlılığın Dersim’de ve diğer illerde yanan ormanlar için de gösterilmesini istedi.

Yangınlara devletin sessiz kalmasını eleştiren Kılavuz, bölgede yaşayanların kendi imkanlarıyla yangınlara müdahale ettiğini söyledi. Kılavuz, “Güvenlik gerekçeleriyle, dünyanın gözü önünde binlerce hektar orman yok ediliyor” dedi. Kılavuz, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüklerinin bölgede çıkan yangınlara karşı sessiz kalmalarının düşündürücü ve kabul edilemez olduğunu ifade etti. Bölgedeki orman yangınlarına karşı bu sessizliğin nedenini, “Kürt sorunu”na bağlayan Kılavuz, “Yıllardır Kürt sorunu eksenli bölgede ekolojik bir tahribat ve yıkım sürdürülüyor. Ayrıca bölgede yapılan HES’ler de güvenlik konseptinin bir parçası olarak, insansızlaştırma amaçlıdır” dedi. Peri Suyu üzerinde yapımı devam eden Pembelik Barajını protesto edenlerin gözaltına alınması ve tutuklamalarını da eleştiren Kılavuz, yangına sebep olan ve müdahale etmeyen bütün resmi kurumlar hakkında gerekli yasal işlemlerin başlatılmasını istedi.  Kılavuz, Bakanlığın derhal devam eden yangınlara müdahale etmesini istedi. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net