Mesut Yeğen: Çözüm sürecinin bitmesi Bölge’deki oylara da yansıdı

Fotoğraf: Evrensel

Mesut Yeğen: Çözüm sürecinin bitmesi Bölge’deki oylara da yansıdı

Bölge'nin seçim sonuçlarını Prof. Dr. Mesut Yeğen ile konuştuk. Yeğen, Bölge illerinde MHP’nin AKP’ye giden oylarını geri aldığını söylüyor.

Şerif KARATAŞ
İstanbul

Prof. Dr. Mesut Yeğen, Bölge’de HDP ve AKP’nin oylarını düşmesinin nedeninin çözüm sürecinin bitirilmesinden kaynakladığını belirtti. Bölge illerinde MHP’nin yüzde 2.5 oranındaki oy artışına karşın 7 Haziran 2015 seçimlerinde MHP’nin oylarının yüzde 3.3. olduğunu hatırlatan Yeğen, Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi Bölge illerinde de MHP’nin AKP’ye giden oylarını geri aldığını belirti.

24 Haziran seçimlerinin ardından Bölgede MHP’nin aldığı oyların arttığına dair yapılan tartışmalar sürüyor. Kürt sorunu ile ilgili yaptığı çalışmalarla bilinen Prof. Dr. Mesut Yeğen ile Bölge’de MHP’nin oylarıyla ilgili görüştük.

Mesut Yeğen 2015 haziranından sonra 2015 kasımında bir miktar düşen HDP oylarının düşmeye devam ettiğini söyledi. Bu oranın yüzde 10 civarında olduğunu anlatan Yeğen, HDP’de yaşanan bu düşünün AKP’ye yansımadığına dikkat çekerek şunları ifade etti: “Aksine Ak Parti’de de bir düşüş var. Ak Parti 2015 haziranında  ve 2015 kasımında oylarını çok ciddi bir oranda artırdı. Bu10 puanlık bir artıştı. Bu kez 2 puan düşmüş. Keza Erdoğan’da 2014 xcumhurbaşkanlığı seçimlerine kıyasla Bölge’den bir miktar daha az oy almış. Dolayısıyla HDP ve Ak Parti önceki seçimlere kıyasla Bölge’den az oy almışlar.”

BÖLGEDE MHP AKP’DEN OYLARINI GERİ ALDI

CHP’nin oylarını 1 puan arttığını da belirten Yeğen, MHP’nin oy oranıyla ilgili değerlendirmesi şöyle: “MHP yüzde 2’den yüzde 4.6’a çıkmış. MHP oyları 2.5 puan artmış. Dolayısıyla MHP’deki yükseliş çarpıcı görünüyor. Ancak 2015 haziranındaki MHP oylarına baktığımızda da MHP’nin Bölge’deki oylarının yüzde 3.3  olduğu ortada. Bu şu demek: 2015 haziranından 2015 kasımına geçerken MHP’lilerin belli ki bir kısmı Ak Parti’ye kaymış. Bunların bir kısmı da geri dönmüş. Bu genel sonuçlardan söylenecek şey şu: MHP’den Ak Parti’den oy kayma eğilimi ya da Ak Parti’den MHP’ye oy kayma eğilimi sadece batıda değil, Kürt şehirlerinde de yaşanmış. Kaldı ki Bölge’deki MHP oylarındaki artışın bir kısmı da Bölge’ye transfer edilen güvenlik kuvvetlerinin sayısındaki artışıyla ilgili de olabilir. Bir kısmı da muhakkak ki, Bölgede özellikle, Türk ve Arap yurttaşların MHP’ye meyil etmesiyle ilgili olabilir. Akçakale, Harran, Adıyaman gibi yerlere baktığımızda burada MHP oylarında çok ciddi bir yükseliş var. Bu da dediğim gibi Bölge’deki etnik kompozisyonla ilgili bir durum.”

Etnik kompozisyon farklı olmadığı yerlerde korucu ve güvenlik güçlerinin oylarının MHP’ye gitmiş olabileceğini belirten Yeğen, “Bölgedeki memur sayısının yükselmesiyle, ya da daha önce bölgedeki güvenlik güçlerinin Ak Parti’ye oy vermiş olanlarının, MHP’ye geçmesi ile açıklanabilir. Ama Bingöl, Adıyaman, Akçakale, Harran gibi yerlerde MHP’de çok ciddi yükseliş var. O yükselişlerde sandığa yönelik müdahaleler de olmuş olabilir. Ama daha ziyade dediğim gibi, Arap yurttaşların Bingöl’de bir kısım Zaza yurttaşın MHP’ye meyil etmesiyle ilgili olabilir” değerlendirmesinde bulundu.

HDP  ve AKP’de oy kaybına ilişkin Yeğen şu değerlendirmede bulundu: “Her iki partinin de 2015 haziranından beri takip ettiği siyaset Bölge seçmeni tarafından onaylanmıyor. HDP’nin hangi siyaseti onaylanmıyor denilecek olursa birkaç şey söylenebilir. En temelde çözüm sürecinin çökmüş olmasına, kuvvetli itirazın gelmemiş olması ya da bunun engellenmemiş olmaması, Bölge seçmeni tarafından onaylanmamış görünüyor. Ak Parti açısından da takip edilen milliyetçi siyasetler, MHP ile girilmiş olan koalisyon Kürt yurttaşlar tarafından onaylanmamış görünüyor.”

‘KÜRTLERİN YALNIZ BIRAKILMAMASINI ÖNEMSEMEK GEREKİR’

Batı illerinde HDP’nin oylarının artış olması ve CHP’nin ve Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce’nin oylarının artışıyla ilgili Prof. Dr. Yeğen’in değerlendirmesi ise şöyle oldu: “HDP’nin parlamentoda dışında kalmasının maliyetinin ne kadar büyük olacağı bilindiği için bir kısım CHP’li seçmen hem rasyonel bir tutum aldı. Hem de bir dayanışma göstermiş oldu. Böylece HDP parlamento dışında kalmış olmaktan kurtuldu. Bunu önemsemek gerekir. HDP’nin ya da Kürtlerin yalnız bırakılmamış olması, ülkenin batısı tarafından da destek görmesini önemsemek gerekir. Ama ve lakin bu destek yüzde 1 en fazla yüzde 2 civarında olmuş görünüyor. Bu desteği de öyle büyük miktarda abartmamak gerekir. Ama yarattığı netice önemli olmuştur. Ortaya çıkan bu tabloya bir de HDP’nin parlamento dışında kalmış olması eklenseydi Türkiye siyasetinin geleceği açısından ümitli olmak iyice zorlaşırdı. Ama şimdi hiç olmasa HDP parlamentoya girmiş oldu. Yine hiç olmazsa Ak Parti’nin hem Türkiye’deki hem Kürt bölgesindeki siyasetinin önemli bir ölçekte onaylanmamış olduğu ortaya çıktı. Bunlar üzerinden belki Türkiye siyasetinin geleceğine dair biraz umutvar olunabilir.”

KISA VADEDE KÜRT SORUNUNDA GELİŞME BEKLEMEK ZOR

PROF. Dr. Mesut Yeğen, önümüzdeki dönemde Kürt sorununun çözümüne dair olumlu gelişmelerin yaşanmayacağına vurgu yaparak şu değerlendirmede bulundu: “Bugünden kestirmek çok zor. Ama kısa vadede umutvar olmak için ortada sebep görünmüyor. Başkanlık sisteminin konsolidasyonunun bir zaman alacağını düşünüyorum. Dolayısıyla birkaç ayını belki bir yılının uygulamaları itibarıyla başkanlık sisteminin konsolidasyonuna ayrılacağını düşünüyorum. Ve o konsolidasyon gerçekleştiğinde de Türkiye siyasetinin de yeniden bir şekillenmiş olduğunu göreceğiz. Ancak ondan sonra yeniden Kürt meselesinin gidişatına dair devlet ne düşünüyor? Ak Parti ne düşünüyor? Bunları göreceğiz. Şu aşamada zaten Devlet Bahçeli’nin demecinden de anlaşıldı ki, Ak Parti esas olarak MHP’ye mahkum bir şekilde her ne yapacaksa yapacak. Bu mahkumiyet devam ettikçe, Ak Parti o mahkumiyetten çıkıp diğer muhalefet partileriyle ne yapılabilirimin peşine düşmedikçe Kürt meselesinde iyi şeyler beklemek çok gerçekçi görünmüyor. Kaldı ki, ben çözüm süreci çöktüğünden beri söylüyorum. Çok sayıda yorumcu da buna katılıyor: Bölgedeki altüst oluş özellikle Irak ve Suriye’deki altüst oluş bir şekilde sona ermedikçe Türkiye’nin de kabul edebileceği bir statüko oluşmadıkça ne Irak ve Suriye’de ne de Türkiye’nin içerisinde Kürt meselesine dair Türkiye devletinden yaratıcı bir çözüm ya da bugünkünden daha iyi tutum beklemek çok doğru olmaz diye düşünüyorum.”

Son Düzenlenme Tarihi: 28 Haziran 2018 21:15
www.evrensel.net