DİSK/Gıda-İş: Sermayenin değil emekçilerin talepleri karşılansın

Fotoğraf: Evrensel

DİSK/Gıda-İş: Sermayenin değil emekçilerin talepleri karşılansın

Patron örgütlerinin seçim sonrası yaptığı açıklamalara tepki gösteren DİSK/Gıda-İş Sendikası 'İşçi ve emekçilerin talepleri karşılsın' çağrısı yaptı.

24 Haziran seçimlerinden sonra patron örgütlerinin yaptıkları açıklamalarla taleplerini sıraladıklarını ifade eden DİSK/Gıda-İş Sendikası, yaptığı yazılı açıklamayla “Patronların açıklamaları emek sömürüsünün daha da artacağını gösteriyor” dedi. İşçi ve emekçilerin çözülmesi gereken sorunlarına dikkat çeken Gıda-İş sermayenin değil işçi ve emekçilerinin taleplerinin karşılanmasını istedi.

OHAL koşullarında, eşitsizliklerle, baskı ve kutuplaştırma siyasetiyle, antidemokratik koşullarda gerçekleşen bir seçimin ardından, TÜSİAD, TÜRKONFED gibi patron örgütlerinin yaptıkları açıklamalarla iktidardan isteklerini ve yapılması gerekenleri sıraladıkları belirtilen açıklamada, “TÜSİAD kendi istekleri arasına, OHAL’in kaldırılması, kadın-erkek eşitliği, eğitimde reform gibi talepleri sıkıştırarak patronların kendi ekonomik ve sınıf çıkarlarını, geniş emekçi kesimlerin ve tüm toplumun çıkarıymış gibi göstermeye çalışıyor. Oysa biz işçi ve emekçiler, bugüne kadar yaşadığımız acı tecrübelerden çok iyi biliyoruz ki, sermayedarların iktidardan istedikleri, işçi ve emekçiler için yıkım demektir. Sermayenin çıkarları, biz işçi ve emekçiler için; işsizlik, yoksulluk, düşük ücret, ağır ve esnek çalışma koşulları demektir. Sendikasızlaştırma, kamu emekçilerinin iş güvencesinden yoksun kalması, üretici köylülüğün ezilmesi demektir” denildi.

EMEK SÖMÜRÜSÜ DAHA DA ARTACAK

Verginin tabana yayılmasının, dolaylı vergilerin daha da arttırılarak, emekçilerden alınan vergilerle sermayeye yeni kaynaklar aktarılması anlamına geldiğini belirten Gıda-İş, “Patron örgütlerinin açıklamaları ve dayatmaları gösteriyor ki, emek sömürüsü daha da artacak ve doğa üzerindeki talan daha da yoğunlaşacak. Ekonomideki kötü gidişatın faturası işçilere, emekçilere ve halka çıkartılacaktır. İş cinayetleri daha fazla artacak, sömürü katmerleşecek, sermaye programı acı reçete olarak uygulanacak” dedi.

GÜN BİRLEŞME VE MÜCADELE ETME GÜNÜDÜR

İşçi ve emekçilerin oyunu alan siyasi iktidara, TOBB’nin, TÜSİAD’ın, sermaye sınıfının değil, işçi sınıfının ve emekçilerin taleplerini yerine getirmesi çağrısını yapan Gıda-İş açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Başta iş güvencesi ve güvenceli çalışma sağlanmalı ve işten atmalar yasaklanmalıdır. Taşeron çalıştırma, kiralık işçilik, sözleşmeli personel ve esnek çalışma uygulamaları son bulmalıdır. Asgari ücret vergi dışı bırakılmalı ve yükseltilmelidir. Vergide adalet sağlanmalıdır. Vergi yükü, biz işçilerin omuzlarından kaldırılmalı, kâr, rant ve servetten alınan vergiler ağırlaştırılmalıdır; az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmalıdır. Emeklilik yaşı düşürülmeli, kıdem tazminatı hakkı genişletilmeli ve güvence altına alınmalıdır. İşçi sağlığı ve iş güvenliğinde işçileri koruyan politikalar hayata geçirilmelidir, iş cinayetleri önlenmelidir. Sendikalaşmanın önündeki engeller ve barajlar kaldırılmalıdır. Grev hakkı genişletilmeli ve güvenceye alınmalıdır. Sendikalaşma nedeniyle işten çıkarmalar yasaklanmalıdır. İşten atmalara ağır yaptırımlar getirilmelidir. Sendika tercihinde işçilere referandum hakkı tanınmalıdır. Bakanlar Kurulunun grev erteleme yetkisine son verilmelidir. Sermaye örgütlerinin iktidarın önüne koyduğu talepler karşısında; emek örgütleri olarak, kendi taleplerimiz etrafında birleşmek en acil görev olarak önümüzde durmaktadır. İşyerlerinden başlamak üzere tüm sınıf kardeşlerimizle birlikte mücadeleyi ortaklaştırdığımız oranda saldırılara karşı koyabilir, önümüze konan acı reçeteyi ödemez ve reddedebiliriz. Gün ayrışma günü değil, gün talepler etrafında birleşme ve mücadele etme günüdür.” (İŞÇİ SENDİKA SERVİSİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 28 Haziran 2018 15:55
www.evrensel.net