Köylülere

Köylülere '90'ları getireceğiz' tehdidi

Dersim’in Ovacık ilçesine bağlı Kızık ve Hanuşağı köylerini basan asker ve özel harekat timleri terör estirerek köylüleri, her türlü hak ihlalinin, sokak infazlarının, işkencelerin yaşandığı  OHAL günlerine dönmekle tehdit etti. Köylüler asker ve özel harekat timlerinin kendilerine ‘Korkmayın &ls

Kemal Özer

‘TESLİM OLUN’ ÇARISI YAPTILAR

Ovacık’a bağlı Kızık köyüne 29 Ağustosta 16 zırhlı araçla giden asker ve özel harekat timleri megafonlarla, “Etrafınız sarıldı. Teslim olun” şeklinde anonslar yaptı. Ardından 3 ev arandı.

Evi aranan köylülerden Gülay Aslan, akşama doğru asker ve özel hareket timlerinin köye geldiğini belirterek evinin etrafı sarılarak iki kez arandığını söyledi. Evde bir şey bulunmaması üzerine kayınbabasının evinin arandığını söyleyen Aslan, “Bilinçli bir şekilde köyümüzü ve bizi tedirgin ediyorlar” dedi.

Yaşananlardan tedirgin olduklarını ifade eden İbrahim Aslan, “Asılsız ihbarlar yapıyorlar. Can güvenliğimiz yok. Bundan dolayı savcılığa suç duyurusunda bulunacağım” diye konuştu.

HAMİLE VE YAŞLI KADINLAR BAYILDI

31 Ağustosta ise Ovacık’a bağlı Hanuşağı köyüne baskın yapan asker ve özel harekat timleri köyün etrafını sararak köylüleri tehdit etti.

Birden köyün etrafının sarıldığını söyleyen Gültaze Yeleser, “Önce İbrahim’in evine saldırdılar. Çok şiddetle geldiler. Çoluk çocuk korkuda bağırmalar çağırmalar. Bu korkuda hamile kadınlar ve yaşlı bayanlar bayıldı” dedi.

Baskın yapanlara arama izinlerinin olup olmadığını sorduğunu anlatan Yeleser, yaşanan duruma tepki göstermeleri üzerine köy kahvesinin önünde silahların patladığını söyledi. Buna karşı çıktılarını kendilerine, “Korkmayın ‘90’lı yılları getireceğiz. Merak etmeyin çok yakındır’ denildiğini ifade eden Yeleser, “Ben de bunun üzerine savcılığa gideceğimi söyledim. Bana ‘merak etme savcı tankların yanındadır, git söyle’ diyerek bize yönelik tehditlerde bulundular” dedi.

Köydeki erkeklerin askerler tarafından kahvede toplandığını söyleyen Yeleser, “Köyde hiçbir şey yapılmadığına dair zorla imza almışlar, muhtarımızı tehdit etmişler” diye konuştu. Yeleser, daha öncede 3 köylünün yapılan aramanın izni olmadığı için savcılığa yaptıkları başvurudan sonra evlerin 1996’da havan toplarının atılması sonucu duvarların delik deşik olduğunu da söyledi.  

Arama sırasında kalbinin sıkıştığını ve baygınlık geçirdiğini söyleyen Yeter İliç “ askerler ‘Merak etmeyin burayı ‘90’lara çeviririz. Çiğneyin geçin. Kadınları dinlemeyin’ diye bağırdılar. Silah sesini duyunca baygınlık geçirdim. Arama izni istedik ancak göstermediler. İzinsiz arama için suç duyurusunda bulunacağız” dedi.

Köyün muhtarı Haydar İlik ise köyün karşısındayken bağırma çağırmayı duyunca köye indiğini söyleyerek “Geldiğimde insanlar panik içersindeydiler. Erkekleri kahvede toplamışlar ben müdahale etmeye çalıştım ama fayda etmedi” diye konuştu. Köylerinin etrafında 2 karakol bulunduğunu söyleyen İlik, köy karakolunun ise tam tepede olduğunu ve her yeri rahat bir şekilde gözleyebildiğini de belirtti. (DersimEVRENSEL)


OHAL DÖNEMİNDE NELER YAŞANDI?

19 Temmuz 1987 günü, 285 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile bölgede “Olağanüstü Hal Uygulamasına” geçildi. Uygulama, ilk kez Bingöl, Diyarbakır, Elazığ, Hakkari, Mardin, Siirt, Dersim ve Van’da yürürlüğe konulurken, Adıyaman, Bitlis ve Muş da aynı kanunla, “Mücavir İl (komşu il)” olarak belirlendi. OHAL, bölgedeki 11 ilde uygulanırken, Batman ve Şırnak’ın, 6 Mayıs 1990’da il olmasıyla, OHAL kapsamındaki il sayısı 13’e yükseldi. Mücavir il olarak uygulama kapsamına alınan Bitlis’te de, 19 Mart 1994 tarihinde OHAL uygulamasına geçildi. OHAL döneminde Bölge’de çatışmalarda 5 bin 677 sivil insan hayatını kaybederken, 6 bin 751 kişi ise yaralandı. Bunların dışında OHAL döneminde resmi rakamlara göre, Bölge’de bin 500’ün üzerinde faili meçhul cinayet yaşandı. OHAL valiliğinin yetki kapsamında olan yerleşim birimlerinde, işkence ve kötü muamele gerekçesiyle toplam bin 275 suç duyurusunda bulunuldu. OHAL valiliğinin yetki kapsamında olan yerleşim birimlerinde 55 bin 371 kişi gözaltına alındı, 145 bin 231 kişi Devlet Güvenlik Mahkemelerinde (DGM) yargılandı. DGM’de bin 131 çocuk yargılandı. Meclis Araştırma Komisyonu’nun raporuna göre, 1997 yılı Kasım ayı itibarıyla bölgede toplam 3 bin 428 yerleşim birimi boşaltıldı, 378 bin 335 kişi yerlerinden edildi. İnsan hakları kuruluşlarının verilerine göre ise bu dönemde yaklaşık 4 bin yerleşim birimi boşaltıldı ve 3 milyonun üzerinde insan zorla göç ettirildi. 855 devlet memuru bölge dışına çıkarıldı, pek çok dernek ve vakıf kapatıldı, faaliyetleri engellendi. Birçok gazete ve derginin bölgeye girişi, yayımı ve dağıtımı ile çok sayıda radyo ve televizyonun yayını yasaklandı. Konser, tiyatro, festival vb. sanatsal etkinliklerin gerçekleştirilmesi engellendi, toplam 259 müzik kaseti yasaklandı. Toplam 67 bin köy korucusu silah kuşandı. Yaklaşık 4 bin korucu, öldürmeden köy yakmaya kadar yüzlerce suça karıştı.

www.evrensel.net