8 Martta ceza, 1 Eylülde tutuklama

8 Martta ceza, 1 Eylülde tutuklama

Bir kadın sendikacı 2005 yılında 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutladı diye artık cezaevinde. Dönemin KESK Mersin Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü ve BES Şube Başkanı Gürsel (Sığınır) Şenşafak dün apar topar Eskişehir’deki evinden alınarak cezaevine gönderildi. İnfaz savcılığına erteleme

Sultan Özer

Gazetemizde 17 Ağustos’ta “8 Mart’a 15 ay hapis” başlığı ile verdiğimiz habere konu sendikacı Gürsel Şenşafak dün Barış Günü’nün hemen ertesinde Eskişehir’deki evinden apar topar alınarak önce karakola, oradan da cezaevine gönderildi.

Mersin’de 8 Mart 2005’te yapılan meşaleli yürüyüş ve basın açıklaması nedeniyle, bir sorun çıkmadığı halde, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası’na muhalefetten dönemin KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü ve Büro Emekçileri Sendikası (BES) Mersin Şube Başkanı Gürsel Şenşafak ile SES Mersin Şube Başkanı Yılmaz Bozkurt ve  Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı Orhan Yıldırım hakkında dava açıldı ve yargılama sonucunda sendikacılar 15’er ay hapis cezasına mahkum edildi.

KADIN SENDİKACI CEZAEVİNDE

Kararın Yargıtay 8. Ceza Dairesi tarafından da onanmasının ardından ceza kesinleşirken, sendikacılar son çıkarılan 3. Yargı Paketi’nden yararlanma talebinde bulundular. Sendikacılar 3. yargı paketinden yararlandırılmadığı gibi “infaz erteleme” talepleri de dikkate alınmadı. Yılmaz Bozkurt ve Orhan Yıldırım’ın ardından Gürsel Şenşafak da gözaltına alınarak, cezaevine gönderildi. Şenşafak’ın, cezanın ertelenmesi için yaptığı başvurunun sonucu bile beklenmedi.

Şenşafak apar topar götürülmesini, polisler tarafından götürüldüğü karakolda gazetemize değerlendirildi. İnfaz savcılığına başvurularının sonucunu beklerken, sabah erken saatte eve gelen polisler tarafından karakola getirildiğini belirten Şenşafak, “Ne diyebilirim ki. Her şey çok açık. Katilleri yakalamayan devlet bize, sendikacılara gelince çok hızlı” dedi. Bir kadın sendikacı olarak 8 Mart’ı kutlamanın en doğal hakkı olduğunun altını çizen Şenşafak, “üstelik herhangi bir olay çıkmamış, polis uyarı yapmamış. Meşaleli bir yürüyüşün ardından yapılan bir basın açıklaması” dedi. Şenşafak kararın siyasi olduğunun altını çizdi. Şenşafak bir süre karakol nezaretinde tutulduktan sonra Eskişehir Cezaevi’ne götürüldü.

‘MÜCADELE EDEN HERKESİ HEDEF ALIYOR’

Annesi ile karakola gelen, kendisi de eğitim emekçisi kızı Yeliz Sığınır da olaya tepki gösterdi. KESK üyesi olduğunu belirten Sığınır, yarın bir gün kendisinin de mücadele içinde yer alan diğer kamu emekçilerinin de başına gelebileceğine dikkat çekti. Yeliz Sığınır, “Annem olduğu için değil, mücadele eden herkesi hedef aldığı için karşı çıkılması gereken bir olay” dedi.

Gürsel Şenşafak’ın avukatı Tugay Bek de “özel olarak hızlandırılmış bir karar” dedi. Bu cezanın doğrudan 3. Yargı Paketi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Bek, “Yargı paketi olarak adlandırılan yasanın geçici 1. maddesi, 31 Aralık 2011 tarihine kadar basın yayın vb. araçlarla düşünce ifadesine ilişkin suçlara erteleme getiriyor.  Cezaya konu bu olay da zaten basın açıklaması, dolayısıyla düşünceyi ifade. Yasada tarif edilen ‘suç’a giriyor. Ama bu başvurumuzu mahkeme reddetti” dedi.

‘SUÇ’ YARGI PAKETİNE GİRİYOR AMA...

3. Yargı paketinden dosyanın reddedilmesinin ardından Mersin İnfaz Savcılığı’na ‘erteleme’ başvurusu yaptıklarını, bu doğrultuda polislerin 27 Ağustos’ta müvekkilinin evine giderek, rapor tuttuğunu ve bunun Mersin Savcılığı’na gönderilip, karar verilmesi ve yeniden Eskişehir Emniyeti’ne iletilmesinin, 30 Ağustos tatili de değerlendirildiğinde bu kadar hızlı olmaması gerektiğini belirten Bek, “Bu hız olağan gibi gözükmüyor. Özel olarak hızlandırılmış. Normalde bizim hiçbir davamızda süreç bu kadar hızlı ilerlemiyor” dedi. AİHM kararlarına da atıf yapan Bek, önümüzdeki hafta Adalet Bakanlığı’na “yeniden yargılama” başvurusu yapacaklarını söyledi. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net