İsveç medyası: Türkiye’yi karanlık günler bekliyor

Fotoğraf: Osman Öksüz/AA

İsveç medyası: Türkiye’yi karanlık günler bekliyor

İsveç medyasından 24 Haziran yorumu: Tehdit ve baskılara karşı Erdoğan’a karşı çıkan herkes takdire şayandır. Onlar mücadele etti ama kaybetti.

Murat KUSEYRİ
Stockholm

İsveç medyasında 24 Haziran seçimlerinin sonuçları, “Türkiye’nin tek adam rejimine evet dediği ve özgürlüğün pamuk ipliğine bağlanması” olarak yorumlandı.

İsveç’in günlük gazetelerinden Dagens Nyheter, başyazısında muhalefetin enerjik bir kampanya yürütmesine rağmen beklediği sonucu alamadığını, giderek otoriterleşen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın daha ilk turda açık bir zafer kazandığını ve milliyetçi ortağı MHP ile birlikte parlamentoda çoğunluğu elde ettiğini yazdı. Yeni anayasanın da Erdoğan’a sınırsız yetkiler verdiği somut örnekler verilerek sıralandı.

Yazıda, denetim mekanizmasının ortadan kaldırıldığına, 2016 yılındaki darbe girişiminden sonra ilan edilen OHAL’ın kalıcı hale getirildiğine dikkat çekildi.

‘BU KOŞULLARDA SEÇİM DEMOKRASİYE HAKARETTİR’

Başyazıda ayrıca medyanın tek taraflı yayını ve muhalefete yer vermemesi, OHAL altında toplantı özgürlüğünün kısıtlanması, HDP Cumhurbaşkanı Adayı Demirtaş’ın cezaevinde tutulması, 50 bine yakın kişinin tutuklanması ve 100 bini aşkın kişinin işten atıldığı hatırlatıldıktan sonra şu görüşlere yer verildi:

“Esas olarak böylesi koşullarda seçim yapmak demokrasi kavramına hakarettir. Tehdit ve baskılara karşı Erdoğan’a karşı çıkan herkes takdire şayandır. Onlar mücadele etti ama kaybetti.”

Seçimlerden sonra Türkiye ile AB ilişkilerinin daha da kötüleşeceği ve Erdoğan başta olduğu sürece Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğinin düşünülemeyeceği belirtilen makalede Türkiye’nin giderek Rusya’ya yaklaştığı ve cumhurbaşkanlığı modelinin de “Putin benzeri” bir model olduğu belirtildi.

Makale, “Erdoğan’ın despotik eğilimleri uzun süredir görünür hale gelmişti. Pazar günü yapılan seçimleri kaybetmeyi hak etmişti. Türkiye’yi daha karanlık günler bekliyor” ifadeleriyle son buldu.

‘TÜRKİYE’DE DEMOKRASİYE ELVEDA DEMENİN ZAMANI MI?’

İsveç’in en yüksek tirajlı gazetesi Afton Bladet’in “Türkiye tek adam rejimine doğru” başmakalesinde de Erdoğan’ın kazanmak için her türlü yöntemi kullandığı ve “adil bir seçim yapılmadığı" yorumu yapıldı.

Aynı gazetenin köşe yazarı ve dış politika yorumcusu Wolfgang Hansson, “Türkiye’de demokrasiye elveda demenin zamanı mı?” başlıklı makalesinde Türkiye halkının 15 yıldır ilk kez bu seçimlerde Erdoğan’ın iktidarını sorguladıklarını, Erdoğan’ın yüzde 50’nin altına düşürmeyi ve seçimleri ikinci tura bırakmayı amaçladıklarını belirttikten sonra şu değerlendirmelerde bulundu:

“Ama Erdoğan her zaman avantajlıydı. Neredeyse tüm medya denetiminde. Muhalefet topluma ulaşmakta zorlandı. Özellikle de lideri mesnetsiz terörizm suçlamalarına 20 aydan cezaevinde tutulan Kürt yanlısı HDP.  Demirtaş seçim kampanyasını cezaevinden yürütmek zorunda kaldı. Aynı zamanda seçimler bundan iki yıl önce gerçekleşen darbe girişiminden sonra ilan edilen OHAL altında yapıldı. Erdoğan OHAL’ı pek çok muhalifini etkisiz hale getirmek için kullandı.”

‘MÜLTECİLER ERDOĞAN’IN ELİNDE KOZ’

Yapılan seçimlerin dış dünya için pek çok açıdan kaygı verici olduğunu söyleyen Hansson, Erdoğan’ın yeni anayasanın tanıdığı yetkilerle ülkeyi yöneteceği ve giderek daha da  otoriterleşeceği yorumunu yaptıktan sonra Avrupa Birliği’nin açmazına dikkat çekti.

Avrupa Birliği’nin mülteci sorununda Türkiye’ye bağımlı olduğunu ve Erdoğan’ın mültecilerin serbest bırakması durumunda Avrupa’da kaos yaşanacağını savunan Hansson, önümüzdeki hafta mülteciler için yapılacak olan AB zirvesinde ülkelerin görüş birliğine varmalarının güç olacağına dikkat çekti.

Hansson, bu nedenle Erdoğan’ın elinde pek çok koz olduğunu söyledikten sonra “Şimdi gelecek 5 yılda demir yumrukla yönetebilir. Rahatsız edilmeden” dedi.

Son Düzenlenme Tarihi: 26 Haziran 2018 14:16
www.evrensel.net
ETİKETLER İsveçerken seçim