Dizel skandalı değil kapitalist düzenin skandalı

Fotoğraf: Pixabay

Dizel skandalı değil kapitalist düzenin skandalı

VW, Audi, Porsche, Daimler, BMW… Otomobil tekelleri 'temiz dizel' aldatmacasıyla milyonlarca insanın sağlığını hiçe sayıyor. Hükümet ve yargı susuyor…

VW, Audi, Porsche, Daimler, BMW… Bütün Alman otomobil tekelleri, “temiz dizel” adı altında müşterilerini kandırdıkları gibi milyonlarca insanın sağlığını hiçe sayıyorlar. Hükümet ve yargı organları ise ortaya çıkmış onca belgeye rağmen üç yıldır neredeyse hiçbir şey yapmadılar.

Volkswagen tekeli üç yıldır dizel skandalıyla başı dertte. Tekelin açıklamalarına göre “dizel skandalı” şimdiye kadar 25 milyar avroya mal oldu. ABD’deki davalar neredeyse sonuçlanırken Almanya’daki davalar henüz başlamadı bile.

Geçtiğimiz günlerde Braunschweig savcılığı tarafından VW tekeline kesilen 1 milyar avroluk ceza da kimseyi aldatmamalı. Her ne kadar kesilen ceza, “Almanya tarihinde bir şirkete verilen en yüksek para cezası” olsa da bu para cezası “kurallara aykırı” davranıldığı için kesilen bir ceza. 5 milyon avrosu kuralları ihlal etme (Yanlış bilgi vererek müşterileri yanıltma) ve 995 milyon avrosu ise “Bu ihlali lehine kullanıp kâr sağladığı” için tekele kesildi.

Aslına bakılırsa bu ceza VW tekeline kesilmedi, bu ceza diğer AB ülkelerine kesildi. Nitekim AB yasalarına göre bir şirket aynı suçtan birden fazla cezalandırılamaz. Düşünün 27 AB üyesi ülkenin hepsinde VW tekeline birer milyar avro ceza kesilseydi ne olurdu! 27 ülkede davalar başlasaydı VW iflah olmazdı.

Şimdilik VW tekeline karşı sadece Kanada ve Avustralya’dan yüklü bir para cezası gelebilir. Tabii CETA’nın (AB ve Kanada arasında serbest ticareti düzenleyen “Kapsamlı Ekonomik ve Ticaret Anlaşması”) yürürlüğe girmesine beş kala ve bazı AB ülkelerinin henüz anlaşmayı imzalamamış olmaları Kanada’yı VW’ye karşı adım atmaktan alıkoyuyor.

NEYE GÜVENİYORLAR?

Diğer yandan “skandal” üç yıldır devam etmesine karşın VW tekelinin Audi ve Porsche markaları söz konusu yazılım programlarını 2018 yılının ilk aylarına kadar kullanmaları neyle açıklanabilir! Her halde artık kimse, “haberimiz yoktu” veya “Yönetimin haberi olmadan münferit kişilerin hatalı davranışları” gibi yanıtlara inanmayacaktır.

O zaman “kime güveniyorlar da herkesin gözü önünde bunu yapıyorlar” sorusu gündeme geliyor. Yaklaşık iki buçuk yıldır Braunschweig (VW/Bosch), Stuttgart (Daimler/Bosch ve Porsche SE/Bosch) ve Münih II (Audi/Bosch) savcılıkları Almanya’nın en önemli otomobil tekellerine karşı soruşturma sürdürüyorlar.

Soruşturmaların başlatıldığının ilan edilmesiyle aramaların yapılması arasında aylar geçmesini nasıl değerlendirmek gerekiyor? Tekellere delilleri yok etmeleri için aylarca süre verildi, bunun başka bir açıklaması yok!

18 Haziran günü Audi Şefi Rupert Stadler gözaltına alındı. Savcılık tekel yöneticisini gözaltına almadan bir hafta önce Stadler ve bir diğer yönetim kurulu üyesi hakkında soruşturma başlatıldığını ilan etmişti. Yani burada da tekel yöneticilerine delilleri yok etmek için yeterince zaman tanındı.

GÜÇLERİNE GÜVENİYORLAR!

Otomobil tekelleri güçlerine güvenerek bu kadar rahat davranıyorlar. 2017 yılında Almanya’nın gerçekleştirdiği ihracatın yüzde 18.3’ü otomotiv sanayisi tarafından gerçekleştirildi. Üretilen araçların ve yedek parçaların yüzde 77.5’i ihraç ediliyor. 2017’de otomotiv sanayisi 234.4 milyar avro hacminde ihracat gerçekleştirdi. Karşılığında ise 114.6 milyar avro hacminde otomobil ve yedek parça ithal edildi.

Kısacası; Almanya’nın 2017 yılında gerçekleştirdiği 244.8 milyar avroluk dış ticaret fazlasının neredeyse yarısı otomobil tekelleri aracılığıyla ülkeye giriyor: 119.8 milyar avro!

Bugün Alman sermayesinin en saldırgan bölüğünü oluşturan otomotiv sermayesine karşı devam eden soruşturmalar, tutuklamalar sadece kamuoyunun gözünü boyamak, uluslararası alanda temize çıkmak için yapılıyor. Zaten soruşturmalar gerçek sermaye sahiplerine karşı değil tekelin yöneticilerine yönelik devam ediyor.

Tüm bu gelişmelere bakıldığında yaşananın “dizel skandalı” değil, kapitalist düzenin skandalı olduğu görülüyor.

VOLKSWAGEN

Dizel skandalı ilk olarak dünyanın en büyük otomobil tekeli VW’nin ana markası Volkswagen’de patlak verdi. ABD Çevre Sağlığı Müdürlükleri EPA ve CARB, 18 Eylül 2015’de yaptıkları yazılı açıklamada VW’nin özel bir yazılımla (bilgisayar programıyla) egzoz emisyonlarını kasıtlı olarak maniple ettiğini ve ulusal çevre yasalarını çiğnediğini duyurdu.ABD’li yetkililerinin kamuoyuna açıklamaları ardından tekel yönetimi, “öyle bir şey yok”, ardından “haberimiz yok” ve sonrasında “kısmen doğru” ve en sonunda ise, “şirketimiz olayın aydınlığa kavuşması için elindeki bütün olanakları kullanacak ve resmi makamlara her türlü yardımı sunacak” şeklinde oldu.

Tekel yönetimi aynı tutumu maniple edilen otomobillerin sayısıyla ilgili de sürdürdü. Önce “50 binin altında” denilirken sonra bu rakam hızla önce ABD’de 590 bine ardından dünya genelinde 4.5 milyon ve en sonunda ise 11 milyona çıktı. Söz konusu araçlarda 1.6 ve 2.0 litre hacimli dizel motorlar bulunuyordu.

2017 yılında yine ABD’li yetkililer Volkswagen markasının 3 litrelik dizel motorlara sahip modellerinde de özel bir yazılımla (bilgisayar programıyla) egzoz emisyonlarını kasıtlı olarak maniple edildiğinin tespit edildiğini bildirdi.

VW tekeli 1 Nisan 2018’e kadar 350 bin (2 litre hacimli) arabayı geri satın aldı. VW, arabasını geri vermek yerine tamir ettirmeyi kabul edenlere modeline göre 5 bin-10 bin dolar arası ikramiye veriyor. Ne olursa olsun tekelin 30 Haziran 2019’a kadar hâlâ trafikte olan araçları ya geri alması ya da tamir etmesi gerekiyor. Aracını geri verenlere toplam 7.4 milyar dolar geri ödeme yapıldı.

Tekelin eski şefi Martin Winterkorn ve yeni şefi Herbert Diess hakkında, “piyasayı maniple etme” hakkında soruşturma devam ediyor.

VW TEKELİ KATLANARAK BÜYÜYOR

Yıl       Ciro                Kâr                 İşçi sayısı

2017   230.682        11.638          642.292

2016   217,267        5.379           626.715

2015   213,292        -1.361          610.076

2014   202.458        11.068          592.586

2013   197.007        9.145           572.800

-        -        -        -                  -        -

2010   126.875        7.226           399.381       

AUDI/PORSCHE

VW tekelinin en fazla kâr getiren markalarından Audi ve Porsche, ana şirket gibi tüm suçlamaları önce reddettiler. Daha sonra “yönetimin haberi olmadan münferit kişilerin hatalı davranışları olabileceğini” kabul ettiler. Ne var ki her iki lüks otomobil şirketi 2018’in ilk aylarına kadar ürettikleri dizel araçlara özel bir yazılımla egzoz emisyonlarını düşük gösterdiler.

Audi 216 bin dizel aracını geri çağırarak yeni yazılım yükledi. En son olarak Haziran başında A6 ve A7 modellerinden 60 bin adet araç daha geri çağrıldı.

Porsche ise 2017 yazında 21 bin 500 Cayenne modelini Alman makamların baskısı üzerine geri çağırmıştı. Buna rağmen hiçbir şey olmamış gibi üretim devam etti ve söz konusu özel bir yazılım programları da kullanıldı. Geçtiğimiz Mayıs ayında 4,2 litre hacimli 6 bin 750 Cayenne modeli daha geri çağrıldı. Ayrıca 3 litre hacimli 52 bin 800 adet Macan modeli de geri çağrıldı.

DAIMLER

VW tekelinde skandal patlak verdiği günlerde, Daimler şefi Dieter Zetsche, “Biz hileli yazılım programı kullanmadık. Böyle bir yönteme ihtiyacımız yok. Tüm çalışanlarımız ürünlerimizle gurur duyabilirler, müşterilerimiz bize güvenebilirler” demişti.

Daimler tekelinin de hileli yazılım programı kullandığı ilk olarak ABD’de ortaya çıktı. Bunu kabul etmek yerine, Daimler yönetimi kullanılan programın “yanlışlıkla söz konusu modellere yerleştirildiği” ileri sürdü. ABD makamlarıyla cüzi denebilecek bir miktar üzerine anlaşan Daimler, söz konusu araçlara yeni program yükleyip ABD’de ceza almaktan (şimdilik) kurtuldu.

Ne var ki Daimler’in Almanya ve Avrupa’da sattığı araçlar düşünüldüğü kadar temiz değilmiş. Geçtiğimiz haftalarda Federal Ulaştırma Bakanı Andreas Scheuer, Daimler şefi Zetsche’yi çağırmış ve dizel araçlar konusunda uyarmıştı. Basının karşısına çıkan Zetsche, sadece 5 bin Vito modeli minibüste kullanılan yazılım programıyla ilgili bakanlıkla aralarında “fikir ayrılığı” olduğunu ileri sürmüştü. Birkaç hafta içinde Avrupa genelinde 774 bin dizel araçta hileli yazılım programı kullanıldığı ortaya çıktı ve tüm araçlar geri çağrıldı. Fakat Daimler yönetimi hâlâ suçunu kabul etmiyor.

BMW

Mart ayından bu yana BMW tekeline karşı da soruşturma başlatıldı. Münih Savcılığı BMW’nin en azından 11 bin 700 araçta hileli yazılım programı kullandığını ileri sürüyor. Tekel şefi Harald Krüger, söz konusu programın yanlışlıkla araçlarda kullanıldığını açıkladı. (DIŞ HABERLER)

Son Düzenlenme Tarihi: 24 Haziran 2018 20:32
www.evrensel.net