Ücretleri ödenmeyen CSUN işçileri: Belirsizlik hayatımızı alt üst etti

2013 yılında Türkiye’de açılan fabrika Çin-Türk ortak sermayeli. Fotoğraf: Evrensel

Ücretleri ödenmeyen CSUN işçileri: Belirsizlik hayatımızı alt üst etti

Ücretleri ödenmeyen CSUN işçilerinin mücadelesi sürüyor. 300'den fazla işçi, hafta başından bu yana fabrika önünde dönüşümlü olarak nöbet tutuyor.

Gizem ÖRNEK
İstanbul

Aydınlı Serbest Bölgede güneş paneli üreten CSUN fabrikasında ücretlerini alamayan işçilerin mücadelesi sürüyor. Aralık ayından bu yana patronların ekonomik sıkıntılar gerekçesiyle üretimi büyük oranda durdurduğu fabrikada işçiler 6 aydır ücretlerini gecikmeli, eksik ya da parça parça alabiliyordu. Mayıs ayı ücretleri ise halen ödenmeyen işçiler, üretimin durduğu fabrika önünde hafta başından bu yana nöbetteler.

300’ün üzerinde işçinin çalıştığı fabrikada, işçiler nöbeti de vardiyalar halinde düzenlemiş. Patronun ücretleri ödeme sözü verdiği 26 Haziran gününe kadar nöbete devam edeceklerini söyleyen işçiler, bir an önce ücret sorunun giderilmesini ve üretime başlanmasını istiyor. Bu kararlılıklarını da nöbet yerinde her fırsatta dile getiriyorlar. Müzik ve alkış seslerinin yerini belli ettiği nöbet yerinde bekleyenlerin yarısı kadın. Fabrika bahçesinde ise onlarca işçi halay çekiyor, ellik oynuyor, oynamayanlar da alkışlarla eşlik ediyor.

BELİRSİZLİK BİR AN ÖNCE BİTMELİ

Halay molasında gelen çaylarla biz de sohbete başlıyoruz. İşçiler çok moralli, özellikle kadın işçilerin coşkusu daha ilk anda dikkat çekiyor. Kadın işçilerin hepsi birden anlatmaya başlıyor neler yaşadıklarını, ne istediklerini. Öncelikli talepleri ücretlerini alabilmek ve fabrikanın kapanmaması. Aralık ayından bu yana çok nadiren üretime çağırıldıklarını anlatan işçiler, her sabah işe gelmek için hazırlanıp hatta evden çıktıktan sonra gelen “Bugün üretim yok” mesajıyla geri döndüklerini söylüyor. Bir an önce bu belirsizliğin sona ermesini istiyorlar, çıkışları verilmediği için başka iş bakamıyorlar, ama “çıkışları ve hak edişleri verilecek mi, patron kaçıp gider mi, iflas gösterirse alacaklarının akıbeti ne olur...” gibi bir sürü soru var akıllarında.

Yaşanan belirsizlik hem psikolojilerini bozmuş hem de ev hayatını etkilemiş. “Sinirli bir insan olmaya başladım. Düzensizlik bende stres yarattı” diyor kadınların çoğu. Kadınlardan biri “Evde olmama çok alıştı çocuğum, şimdi evden çıkmamı istemiyor, buraya bile zor geliyorum. Ben bu düzeni zaten zor kurmuştum” diyor, bir başkası hemen ekliyor: “İstemesen de çok kızmaya başladım çocuğuma, sürekli işten atılacak mıyız, maaşları verecekler mi, vermeyecekler mi diye düşünmek beni strese sokuyor.” Bir kadın işçi temizlik hastası olmaktan korktuğunu anlatıyor: “Kafamdaki sorular yüzünden sürekli temizlik yapıyorum, cam siliyorum, yerleri siliyorum, sürekli ne olacağını düşünüp temizlik yapıyorum. Nöbet olmasa dışarı bile çıkamayacak hale gelecektim.”

BANKA BENİM MAAŞIMI BEKLEMEZ

“Önümüzü göremiyoruz” diyen işçilerin bir kısmı eşya alma ya da araba alma gibi planlarını iptal etmek zorunda kalmış. Planları bozulanların yanı sıra düzenli ödeme yapılmaması nedeniyle daha zor durumda kalanlar da var. Zira alamadıkları tek ücret Mayıs ayı ücret aslında. Ancak hassas dengeler üzerine kurulu ev bütçesi, küçük sarsıntılarda bile dağılma noktasına gelmiş. “Ev kredisi ödüyorum. Banka benim maaşımı beklemez tabi, maaşlar gecikmeye başlayınca arabayı satmak zorunda kaldık” diyor bir işçi. Hemen hemen herkesin kredi ödemesi var. İşçilerden birinin kredi notu düzensiz ödeme yaptığı için bozulmuş, bayramda ihtiyacı olunca kredi çekmek istemiş ama sicili bozulduğu için alamamış.

Ama hem okulların kapandığı tarih hem de bayrama denk gelince çok sıkıntı yaşamışlar. “Çoluk çocuk karne hediyesi istiyor, bayramlık istiyor. Bu bayram çok zor geçti” diyorlar.

Erkek işçiler benzer sıkıntıları dile getiriyor. Hatta çoğu erkek işçi evin tek çalışanı olduğu için yaşadığı stresin daha büyük olduğu söylenebilir.

‘SENDİKALI OLMASAYDIK HER ŞEY DAHA KÖTÜ OLURDU’

İşçiler, DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikasında örgütlü. Patron sendikalaşma sürecine engel olmaya çalışmış ama direnerek sendikayı fabrikaya sokabilmişler. Sendika geldikten sonra çalışma koşullarının düzeldiğini, bu yüzden de işten ayrılmak istemediklerini söylüyorlar. Sendikalı oldukları için nöbete başlayabildiklerini ve patronun karşısında birlikte durabildiklerini söyleyen işçiler “Daha moralliyiz, daha güçlüyüz, sendikalı olmasaydık her şey çok zor olurdu” diyor. Serbest Bölge’de hem Birleşik Metal-İş’in hem de başka sendikaların örgütlü olduğu bir çok işyeri var ama henüz kimse destek ziyaretine gelmemiş. Özellikle HT Solar işçilerine kırıldıklarını söylüyorlar şakayla karışık, “Onlar sendika için direnişe çıktığında biz onlar için neler yapmıştık. Daha yanımıza bile gelmediler” diyorlar. Ama asıl direniş sürecinin patronun maaşları ödeyeceğini söylediği 26 Haziran’dan sonra başlayacağını da hatırlatarak “HT Solar işçileri de o zaman gelirler kesin” diyorlar.

www.evrensel.net
ETİKETLER CSUN