Erdoğan: 300’ün altına kalırsa koalisyon arayışına gidilebilir


Fotoğraf: AA

Erdoğan: 300’ün altına kalırsa koalisyon arayışına gidilebilir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, parlamenter demokrasi defterinin 16 Nisan referandumuyla kapandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kral FM ve Kral Pop Radyo işbirliğinde, 18 ulusal ve 250 yerel radyoda yayınlanan programda konuştu.

Programda konuşan Erdoğan, "Şöyle eleştiriler var, 'Cumhurbaşkanı hiçkimseye danışmadan, sormadan kendisi kararlar alıyor.' Bu konuda ne söyleyeceksiniz?" sorusu üzerine, "Bunu söyleyenler benim kimlerle çalıştığımı nereden biliyorlar, nasıl biliyorlar? Benim yanımda şu anda başmüsteşarlarım, aynı zamanda üst düzeyde danışmanlarım var. Kaldı ki ben hayatımı tamamen istişare üzerine kurmuş bir liderim." dedi.

Ayrıca da ilgili konunun bakanı, bakanlık müsteşarını da çağırdığını aktaran Erdoğan,  "Hayatım siyasette hep istişareyle geçmiştir. Çünkü bizim medeniyetimizde, kültürümüzde Rabbim bize emriyor 'Bütün işlerinizde istişare ediniz'. İstişare bizim olmazsa olmazımızdır. Bununla yolumuza hep devam ettik, devam ediyoruz. Yani başarılı oluşumuzun sırrı da bana göre budur." diye konuştu. 

'TEK ADAM' ELEŞTİRİLERİNE YANIT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tek adam' diye eleştiriyorlar sizi. Ekibinizin içinde sizi zaman zaman eleştirenler, fikirlerinize katılmayanlar oluyor mu?" şeklindeki soruya şu yanıtı verdi:

"Ekibimizin içinde aynı fikirleri paylaşmayan arkadaşlarım olabilir ama tek adam ifadesi nereden doğuyor ona bakmak lazım. Eğer bu Sayın Kılıçdaroğlu'ndan doğuyorsa veya Kılıçdaroğlu zihniyetinde olanlardan doğuyorsa onu bir defa bir kenara koy. Bizde 'ben' yok, 'biz' var. Anlayışımız budur. 'Ben' diyemeyiz. 'Biz' deriz ve istişarelerimizi yaparız ve kararı alırız. Zaman zaman bana ters düşenler olabilir, bana ters düşenin kanaatini paylaşmaya da ben mecbur değilim. Nihai karar verici olan kim? Liderdir. Lider sadece düşünceleri toparlar, alır ama ama nihai kararı o verir. Çünkü sonunda hesabı millete kim verecek? O verecek. Diğerleri hesap vermiyor. Zaman zaman biz bunu bazı kurumlarımızda yaşıyoruz. O kurumlar bağımsız kurumlar havasıyla kendilerine göre adımlar atıyorlar. Peki faturayı kim ödüyor? Faturayı siyasetçi ödüyor. Burayı çok iyi düşünmemiz lazım. Faturayı ödeyen, istişaresini yaptıktan sonra kararını da o verir."

'ARTIK PARLAMENTER DEMOKRASİ DİYE BİR ŞEY SÖZ KONUSU DEĞİL'

Erdoğan, Millet İttifakı'nın vaadinin tekrar parlamenter sisteme geri dönmek olduğunun hatırlatılması üzerine, şöyle devam etti:

"Bir defa 16 Nisan'da biz Türkiye'de bir anayasa oylaması yapmadık mı? Millet o defteri kapattı. Artık bir parlamenter demokrasi diye bir şey söz konusu değil. Bunlar her şeyden önce yasaları bilmiyor. Şimdi ne olacak? Eğer kalkıp da anayasal olarak, anayasayı değiştirme gücünü parlamentoda yakalayabilirlerse buyursunlar değiştirsinler. Veyahut da millete gidebilecek gücü yakalarlarsa buyursunlar millete gitsinler. O ayrı bir konu, o da onların anayasal bir hakkıdır. Ama şu anda 16 Nisan'da bu defter kapandı. Artık Türkiye'nin bir defa böyle bir şeyi yok. Türkiye başkanlık sistemine girmiştir. Yani yönetimde cumhurun yönetim sistemine geçmiştir. Dolayısıyla şu anda yaptığımız seçimlerde de pazar günü neticeyi göreceğiz. Milletimiz bakalım nasıl bir takdirde bulunacak, başkanlık sisteminde nasıl bir karar verecek, parlamentoyu nasıl şekillendirecek, başkan olarak kimi başkanlığa getirecek pazar günü göreceğiz."

SURUÇ AÇIKLAMASI

Erdoğan konuşmasında HDP'yi de hedef aldı:. HDP'nin PKK'nın siyasi ayağı olarak parlamentoya oynadığını iddia eden Erdoğan, "Ne diyor Bay Kemal? 'Müracaatını (Demirtaş) yaptı YSK'ya, YSK ona müsaade etti.' Tamam müsaade etmiş de olabilir, yani YSK'nın bu noktada her verdiği kararın doğru olduğunu iddia edebilir miyiz? Bir de vicdan var. Bu vicdana baktığımız zaman 53 tane Kürt kardeşimizin öldürüldüğü Diyarbakır'da bunu görmezden gelebilir miyiz? Ne dediler? 'Sokağa'. Peki o zaman bu kişi niçin tutuklu? Mahkum olsaydı, aday olamayacaktı. Ama tutuklu olduğu için o avantajdan istifade ile cumhurbaşkanlığına aday olabildi. Hukuki boşluktan, istifade ile bunu yakalamış oldu. Ama biz şuna bakacağız, 53 Kürt kardeşimiz öldürülüyor. Benzer bir olay Suruç'ta yaşandı. Suruç'un faillerinden biri de odur aslında."

KOALİSYON AÇIKLAMASI

“İttifaklarla koalisyonlar arasındaki fark nedir?” sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi:

“İttifakların içerisinde de koalisyonlar oluşmaz diye bir şey yok. Mesela Cumhur İttifakı’nda böyle bir şey oluşur mu göreceğiz. 300’ün altına kalırsa o zaman bir koalisyon arayışına gidilebilir o da ayrı konu. Cumhurbaşkanının partisinden kopması diye bir şey yok. Yeni dönemde partili cumhurbaşkanlığı süreci var. Tarafsızlığa gelince o başka bir şey. Bir diğer konu parlamento içinden istediğiniz kişiyi kabinenize alırsınız ama üyeliği düşer. Dışarıdan da alabilirsiniz. Yemin etmek artık ben partili değilim demek değil. Tarafsız davranacağına yemin etmektir. 16 Nisan’la birlikte bunlar kalktı. Burada en önemli olan parlamentodan alacağı kişi artık parlamento üyesi olmayacak.”

'UBER’İN PATRONUNA RANDEVU VERMEDİM’

Uber uygulamasıyla ilgili soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O organizasyonun patronu benden randevu istedi ben vermedim” şeklinde cevap verdi.

MİLLET İTTİFAKI DİYEN SEÇMENLERE: 15 SENE ÖNCE EVLERDE FIRIN VAR MIYDI?

Programda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, AKP’ye yönelik dinleyicilerden eğitim, sağlık ve ekonomiyle ilgili eleştiriler dinletildi. Bazı dinleyiciler eleştirilerin ardından Millet İttifakı’nı destekleyeceklerini söylediler.

Eleştirilere yanıt veren Erdoğan, “Millet İttifakı diyenlere bu söyledikleri şeylerin, maalesef üzülerek söylüyorum, aslı astarı yok. Bir defa ciddi manada bir inceleme yaparak bunları söylemiyorlar. Ve bundan dolayı da ben kendilerine teessüf ediyorum. Bakın Türkiye’de 15 sene önce acaba evlerde biz fırın bulabiliyor muyduk? Acaba evlerde buzdolabı bulabiliyor muyduk?” dedi. (AA)

Son Düzenlenme Tarihi: 20 Haziran 2018 23:36
www.evrensel.net