Barış talebi boşa çıkartılmak isteniyor

Barış talebi boşa çıkartılmak isteniyor

Başbakan Erdoğan’ın katıldığı televizyon programında hedefinde yine BDP vardı. BDP Grup Başkan Vekili İdris Baluken, Başbakanın açıklamasının önceki açıklamaların devamı olduğunu hatırlattı. Baluken, Erdoğan’ın 1 Eylül öncesi açıklama yaparak, 1 Eylülde ortaya çıkacak barış ve kardeşlik sesini boşa dü

Şerif Karataş

Başbakanın hedefe koyduğu BDP Grup Başkan Vekili ve Bingöl Milletvekili İdris Baluken, gazetemize konuştu. Baluken, Başbakanın 1 Eylül öncesinde vereceği mesajın önemli olmasına karşın, BDP’yi tehdit eden açıklama yapmasını tehlikeli bulduklarını belirtti.
Başbakanın açıklamalarının çözüm getirmeyen açıklamalar olduğuna dikkat çeken Baluken, “Açıklamayla 1 Eylülün boşa çıkarılması, 1 Eylülün kardeşlik ruhunu düşürmek amaçlanıyor. AKP’nin bundan vazgeçmesi gerekiyor. Ülkenin dört bir yanında milyonlar barışı, kardeşliği haykıracak. Erdoğan’ın ve hükümetin nefret söylemlerinden çok, halkımızın vereceği sesi düşünüyoruz. Ülkenin dört bir yanından gelecek ses önümüzdeki sürecin nasıl olacağını ortaya koyacaktır” diye konuştu.

AKP’NİN YALAN İMPARATORLUĞU

Hiçbir dönemde görülmeyecek şekilde basında sansürün yaşandığına vurgu yapan Baluken,
içerde tutulan gazetecilerin olduğunu da hatırlatarak, bunun da hükümetin basın özgürlüğü konusundaki duruma ilişkin politikasının ipucu verdiğini de belirtti. Başbakanın “saflarınızı belirleyiniz”, İçişleri Bakanı İ. Naim Şahin’in, “O yazıyı ağzınıza tıkarım” sözlerini de hatırlatan Baluken, bu durumun Türkiye için üzücü verici olduğunu söyledi. Hükümetin, kendisine muhalefet edenlerin sesini kesmek istediğini belirten Baluken, uzun süredir basının AKP’nin kontrolünde olduğunu ifade etti. Basınla psikolojik bir savaş yürütüldüğünü de dile getiren Baluken, “AKP’nin propagandası yapılıyor. Başbakan, son açıklamasını da, yeterli görmemiş olacak ki, bir kez daha açıklama yapma gereğinde bulundu” dedi.

AYDIN VE YAZARLARA GÖREV DÜŞÜYOR

Aydın ve yazarlara önemli görevler düştüğünü de dile getiren Baluken, “Her dönemde barışın sesi olmak, sansür karşısında dik duruş göstermek önemli” diye konuştu.  Baluken, Başbakanın içeride Kürt politikası dışarıda Ortadoğu özellikle Suriye politikası konusunda başarısız olduğunu hem bunun görülmemesi hem de teşhir olmamak için yandaş basınla AKP’nin yalan imparatorluğunu  devam ettirmek istediğini söyledi.

ÇÖZÜM GETİRMEYEN POLİTİKALAR

BDP’nin fiili olarak kapatılan bir parti muamelesi gördüğünü ve BDP’li vekillerin ise dokunulmazlığının fiili olarak yaşanmadığı bir dönemde olunduğuna dikkat çeken İdris Baluken, BDP’nin halk toplantıları, eylem, etkinlik ve mitinglerinin neredeyse tamamının İçişleri Bakanlığı tarafından yasaklandığını hatırlattı. BDP’li vekillere yaşanan polis saldırılarını da anımsatarak 14 Temmuzda Diyarbakır’da yaşananları, Batman’da Ahmet Türk’e yumruk atılması ve daha pek çok açıklamada polisin BDP’li vekillere yönelik fiziki saldırısını söyleyen Baluken, “Eğer bunlar çözüme katkı sağlasaydı, şimdiye kadar bir sonuç alınmış olunurdu. Bu kadar baskıya, diz çöktürme siyasetine karşı, halk  irademdir, sahip çıkıyorum diyor. Dolayısıyla DEP döneminde yaşananlarını biliyoruz. Dokunulmazlıklar kaldırılarak cezaevine konuldular. Geçmişten bugüne kadar devreye tüketilmiş olan politikaları, Hükümet ısıtarak  tekrar yeni politikaymış gibi önümüze getiriyor. BDP olarak AKP’nin ve AKP Hükümetinin tehditlerinden korkmuyoruz. Son dönemdeki provokatif kampanyanın AKP tarafından organize edildiğini net bir şekilde görüyoruz” şeklinde konuştu.

SORUN DOKUNULMAZLIK DEĞİL

Türk halkının artık sorunu BDP’nin dokunulmazlığı olarak görmemesi gerektiğini belirten Baluken, “Sorun 30 yıldır savaş politikaların bir kenara bırakılması, onurlu barıştır” dedi. Baluken, ülkedeki farklı halkların ve inançların eşit ve özgür bir şekilde birlikte yaşayacağı bir ülke ya da AKP’nin tekçi ve tek tipleştirici kan akıtan bir ülke mi olması konusunda halkın tavrını ortaya koyması gerektiğini belirtti.
(İstanbulEVRENSEL)


BASINA AYAR BDP’YE TEHDİT

Kanaltürk’te katıldığı programda Başbakanın Erdoğan konuşmasında basına ve BDP’ye yönelik şunları söylemişti: Bir çalışmamız var. Medya kimin yanında yer alacak, başlıklara bakıyorsunuz, köşe yazarlarına bakıyorsunuz. Sizin kaynağınız ROJ TV midir, Mezopotamya mıdır, sosyal medya mıdır? Bunlar ademe mahkum edilecek, görmezden gelinecek. Bunları ademe mahkum etmek durumundayız. Türk medyası teröre karşı birlikte hareket etmelidir. Amerikan medyası, Fransız, İngiliz medyası bak nasıl davranıyor. Hiç görmemek lazım. Bu tüm medyaya mesajdır.

KÜRT SORUNU DA AŞILMIŞ!

Biz AK Parti olarak parti kapatılmasına karşıyız. Kendi içimizdeki ihanetlerle bu maddeyi çıkaramadık anayasa değişikliğinde. O zaman meclisi terk edenler şimdi kapatılmaması lazım diyorlar. Mağduruz diyor, BDP o zaman niye terk ettin o zaman. Ben suçu işleyen bedelini ödesin diyorum. Dokunulmazlığa gelince terör adi suçlar bunların üzerinde konuşabiliriz. Bunlar (BDP) siyasetçi olmaktan çıktılar. Gidip teröristle kucaklaşana ben nasıl siyasetçi diyeyim. Fezlekelerle başlayan süreç görüntülerini izlediklerimiz 14. maddeden dava olanlar var. Teröre bulaşanlar var. 9 milletvekilinin gösterdiği o tablo yenilir yutulur tablo değildir. Biz böyle milletvekili tanımıyoruz. Bu tür adamlarla neyin müzakeresini yapacaksın Türkiye’de Kürt meselesi aşılmıştır. Bir terör ve PKK sorunu vardır. Siyasal Kürtçülük vardır. Böyle bir durumda biz mücadeleyi sürdürüyoruz.

www.evrensel.net