Tek adam adaleti Somalı aileleri vurdu

Soma'da yaşamını yitiren Mustafa Kaya’nın eşi Naciye Kaya, 11 Temmuz 2017'deki duruşma öncesi kortejin önünde yürüyor.
Fotoğraf: DHA

Tek adam adaleti Somalı aileleri vurdu

301 madencinin yaşamını yitirmesi ile ilgili Soma davası bugün de devam etti. Somalı aileler ve avukatlarıyla davayı konuştuk.

Dilek OMAKLILAR
Manisa

301 madencinin can verdiği Soma Katliamı davasını duruşması bugün de sanık savunmaları ile devam etti. Duruşma yarın saat 09.00'a ertelendi. Sanıklar, savunmalarına devam ederken aradan 4 yılı aşkın sürenin geçmesine rağmen karar çıkmaması ailelerin tepkisini çekti. Tek adam adaletinin, AKP’nin oyları düşmesin diye dava sonucunun seçim sonrasına bırakıldığını anlatan aileler, patronun arkasını “başka yerlere dayadığını” belirterek “Hesap etsenize, 15 Temmuz’da tutuklananlar bile ceza aldı ama bizimki 4 yıldır sürüyor” diye tepki gösterdi. Ailelerin avukatı ise seçimlerde AKP iktidarının geriletilmesinin davayı olumlu etkileyeceğini söyledi.

Duruşma arasında görüştüğümüz Naciye Kaya, Soma katliamında yaşamını yitiren Mustafa Kaya’nın eşi. Davanın gidişatı için “Çok kötü, 4 yıldır boşa oyalıyorlar bizi” diyen Kaya, şöyle devam etti: “Alabilecekleri ceza zaten en yüksek alsa 22 yıl. Onun da 4 yılını yattılar. İyi hal derken, geri kalan para cezasına çevirip çıkarırlar. Umudumuz azaldı artık. İnsanlar küçük çocuklarını evlerinde bırakıp gelirdi, baktılar artık hiçbir şey çıkmayacak, bıraktılar davanın peşini. İlgi azaldı, böyle olmamalıydı. Bu davanın peşinde durmalıyız önce aileler olarak.”

PATRON ARKASINI BAŞKA YERLERE DAYADI

Sanık patron Can Gürkan’ın savunmasına değinerek, “Arkasını başka yerlere dayamış, farkında kendisine fazla ceza gelmeyecek” diyen Kaya, “Sadece kanaat üzerinden içerde tutulduğunu söylüyor. O 301 kişi yanarak onların yüzünden öldü. Onlar ihmal etmeseydi, bunlar olmazdı” dedi. Dava sonucunun bilinçli olarak seçim sonrasına bırakıldığını dile getiren Kaya, şunları söyledi: “İsteseler bitirirler ama bilerek yapmıyorlar. Çünkü yeterli ceza vermeyecekleri için oyları düşecek baştakilerin. Buradan bir oy hesabı var. Az ceza alırlarsa insanlar uyanacaklar, artık uyansınlar zaten yeter. Biz bu davanın peşine eşlerimiz için düşüyoruz belki ama aslında geride kalan madenciler, işçiler için de düşüyoruz. Bir emsal teşkil etsin, yüksek ceza alsınlar ki geride kalanlar işçiye sahip çıksın, garibanlar ezilmesin diye uğraşıyoruz.”

SOMA SİYASİ BİR DAVA

Katliamın siyasi sorumlularının da bulunduğunu bu nedenle Soma davasının siyasi bir dava olduğunu kaydeden Kaya, “Hangisi dava sürecinde yanımızdaydı. Ama bu bile bazı insanların fikirlerini değiştirmiyor. Kimileri yine AKP demeye devam ediyor. Seçim sonrası bunlardan tarafa çıkacak karar eminim. Ama bizler sonrasında, sonuna kadar mücadele edeceğim. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gidilecekse oraya gideceğiz. Yeterli cezayı alana kadar uğraşacağız, ama adalet diye bir şey yok ülkede. Adalet tek adamın eline kalmış, o ne derse, iki dudağının arasında. Hesap etsenize, 15 Temmuz’da tutuklananlar bile ceza aldı ama bizimki 4 yıldır sürüyor. Oysa neden öldükleri belli” dedi.

Soma Katliamı'nda yaşamını yitiren madencilerden Mustafa Kaya’nın eşi Naciye Kaya.
Fotoğraf: Dilek Omaklılar/EVRENSEL

Tüm Türkiye’yi karar aşamasında duruşmaya katılmaya çağırdıklarını dile getiren Kaya, katliam sonrası AKP’nin yüksek oranda oy alması üzerine kendilerini suçlayanlara da şöyle seslendi: “AKP’nin oy oranının yükselmesini bize bağlamasınlar. 301 madenci öldü ama hâlâ AKP diyorlar diyenler var, sadece bize bağlamasınlar. Soma’dan AKP’ye oy çıkıyorsa bizim suçumuz mu? Unutursak kalbimiz kurudu diyenlerin kalbi kurudu mu?”

Yine madende yaşamını yitiren Ali Şahin’in babası Bayram Şahin de davaya ilginin azalmasına üzgün: “Hak ve adalet istiyoruz ısrarla. AKP’nin oyları yüzünden bu davayı bitirmiyorlar. Bence ceza çıkacak ama oyalıyorlar bizleri. Topluluk olmayınca bu iş olmuyor, gelsinler.”

Soma Katliamı'nda yaşamını yitiren madencilerden Ali Şahin’in babası Bayram Şahin.
Fotoğraf: Dilek Omaklılar/EVRENSEL

AKP İKTİDARININ GERİLETİLMESİ DAVAYI OLUMLU ETKİLEYECEK

Somalı aileleri avukatı Can Atalay da şunları dile getirdi: “Bu seçimler Türkiye’nin kaderi açısından çok önemli. Ben seçim sonuçlarının AKP iktidarının geriletilmesiyle sonuçlanacağını ve bu dosyayı olumlu etkileyeceğini düşünüyorum. Ama tersi de bu dosyayı doğrudan olumsuz etkilemez. Seçim sonuçlarının 24 Haziran itibariyle olumlu olması, bu dosyayı olumlu etkiler. İlk turda kazanamamış olması başka bir şeye işaret edecek. Ayrıca önümüzdeki haftaya kalması seçimden çok önce belirlenmiş bir şeydi, bunda da bir sıkıntı görmüyorum. Erdoğan’ın kazanacağını düşünmüyorum dolayısıyla da 24 Haziran seçim sonuçları bu dosyayı olumlu etkileyecek.”

SORUMLULUKTA ÜSTLERİNİN İSMİNİ VERMEMEK KONUSUNDA TAVIR ALMIŞLAR

Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Sekreteri Nergiz Tuba Arslan da “Sanıklar,  kendisinin sorumlu olmadığını söylüyor ancak kimin sorumlu olduğuna dair de kimseyi söylemiyor” dedi.  Dinlenen sanıkların ifadelerinin her birinde çelişkiler olduğunu söyleyen Aslan, “Özellikle bir isim vermemek konusunda kararlı bir şekilde tavır almışlar. Bu konuda şunun da altını çizmek gerekiyor; kendi üstlerinin isimlerini vermeme konusunda hassaslar. Bir havalandırma mühendisinin ismi verilebiliyor, onun sorumluluğuymuş gibi veriyorlar ya da hayatını kaybeden üzerine atılıyor. Bu bir strateji, başından beri kimse olanı anlatmadı” şeklinde konuştu.

Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Sekreteri Nergiz Tuba Aslan
Fotoğraf: Dilek Omaklılar/EVRENSEL

SEÇİMLER VE SİYASİ KONJONKTÜR KARARI ETKİLEYEBİLİR

Bu tür toplumsal davaların siyasi boyutunun önemine dikkat çeken Aslan, “Özellikle bu dosyada yargılanan sanıklar, bunun siyasi boyutu, devlet katında idari boyutu var. TKİ, Enerji Bakanı vs. Burada büyük bir sermaye dönüyor, aynı zamanda bir devlet politikası. Seçimler etkiler mi? Mümkün. Özellikle 24 Haziran sonrasına devam ediyor olması bu nedenle midir bilemeyiz. Ama 24 Haziran ‘da yapılacak seçimler sonucunda başka bir rüzgar eserse emin olun buradaki kararı da etkileyebilir. Çünkü bu yargılama faaliyeti boyunca değişen duruşma savcıları, yargılamayı başından beri takip eden ve etkili bir şekilde dosyaya vakıf olan heyetin HSK kararı ile gönderilip yerine bu heyetin getirilmesi, siyasi müdahalelerdir. Bunlar doğal yargıç ilkesine aykırıdır. Biz bunları yaşadık. Şu anki heyetin nasıl karar vereceği konusunda önden bir şey söylemek mümkün değil. Ama elbette ki ülkenin siyasi konjonktürü ve verilmesi gereken karar konusunda mutlaka basınç altında hissediyorlardır kendini” dedi.

Eğer ilk turda seçim sonuçlanırsa başka bir hava eseceğini belirten Arslan, “Burada kritik olan mahkemelerin adil bir karar almaya yaklaşabilmesi için en önemli şey kamuoyun ilgisi, baskısıdır. Bu dava başladığında herkesin yüksek perdeden ‘unutursak kalbimiz kurusun’ sözünü hatırlatmak gerekiyor. Buradan etkili bir karar alınmasının yolu ilk günkü gibi bu mahkeme salonunun doldurulması bu da yetmez dışarını doldurulması. Ancak ve ancak bu şekilde etkili karar alınabilir” diye ekledi.

DURUŞMA YARINA ERTELENDİ

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde görülen Soma katliamı davasının 22. duruşmasının 2. oturumunda da tutuklu sanıkların savunmaları alınıyor. İlk olarak sanık Akın Çelik mütalaaya karşılık yaptığı savunmada, kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmedi. Park Teknik’ten devralınmasına, sensörlerin bozuk olup gerekli tedbirlerin alınıp alınmamasına, havalandırma sistemindeki aksaklıklara kadar teknik bir sunum yapan  Çelik “Madenci sektöründe pratik ve teorik uymayabilir. Yukarıdan gelen bir proje varsa, bizim buna muhalefet etme olanağımız çok yok, onaylayıp geçerdik. Tasdiklenmiş onaylanmış bir şeye ben nasıl karşı çıkabilirim ki?” diye konuştu.

Öğleden sonraki oturum, İşletme Müdürü Akın Çelik ve İşletme Müdür Yardımcısı İsmail Adalı’nın savunmaları ile devam etti. Akın Çelik’ten sonra konuşan İsmail Adalı, faciayı öngörmelerine rağmen çalışmaya devam ettiklerine dair iddiaları kabul etmediğini dile getirdi. Adalı, “Olay kesin olarak çözülememiş ama ben öngörmekle suçlanıyorum. Bunu anlamış değilim” dedi. Üretim baskısının olduğuna dair mahkeme başkanının sorusuna ise Adalı, “Yer altında çalışan işçilerin zaten belli bir kapasiteleri var. Bu kapasiteleri aşmaları mümkün değil” diyerek yanıt verdi. Aileler ise Adalı'nın bu savunmasına "Yemek bile yiyemiyorlardı, ne demek fazla çalışmıyorlardı" sözleriyle tepki gösterdi.

Duruşma yarın saat 9.00’a ertelendi.

Son Düzenlenme Tarihi: 20 Haziran 2018 17:42
www.evrensel.net