'Milyonlarca mülteci sömürü, şiddet ve istismar karşısında savunmasız'

Fotoğraf: Pixabay

'Milyonlarca mülteci sömürü, şiddet ve istismar karşısında savunmasız'

İnsan Hakları Derneği, 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü'ne ilişkin yaptığı açıklamada, milyonlarca mültecinin yaşadığı sorun ve zulme dikkat çekti.

Dünyada 2001 yılından bu yana her yıl, 20 Haziran Dünya Mülteciler günü olarak anılıyor. İnsan Hakları Derneği Dünya Mülteci gününe ilişkin yaptığı açıklamada, dünyanın İkinci Dünya savaşından sonra; 2011 yılında başlayan Suriye savaşı ile dünya en büyük mülteci oranına ulaştığı kaydedildi. Birleşmiş Milletlerin Raporu’na göre 1996 yılında zorla yerlerinden edilenlerin sayısının 37.3 milyon iken 2017 Küresel Eğilimler Raporunda bu sayının 68.5 milyonu bulduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Bu sayının 25,4 milyonunu mülteciler, 43,1 milyonunu ise ülke içinden yerinden edilmiş kişiler oluşturmaktadır ve yüzde 52'si 18 yaş altı çocuklardan oluşuyor. 178 bin 800 çocuk ise refakatsiz ve ailelerden ayrı durumdadır” denildi.

TÜRKİYE'DE MÜLTECİ SAYISI 4 MİLYONA DAYANDI

Suriye’de iç savaş ile birlikte başlayan yoğun göç dalgası nedeniyle, Türkiye'nin diğer ülkelere göre en fazla mülteci sayısına sahip olduğu aktarılan açıklamada, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Nisan 2018 Türkiye verilerine göre Türkiye’de bulunan mülteci sayısı toplamda 3.9 milyon olduğu, bunların 3.5 milyonu Suriyeli, diğerlerinin çoğunlukla de Afgan, Iraklı, İranlı, Somalili olduğu kaydedildi.

MÜLTECİLERE YÖNELİK SÖMÜRÜ ŞİDDET VE İSTİSMAR

Türkiye'de mültecilerin özellikle Urfa, Antep, İstanbul ve Çukurova bölgesinde yoğun olarak bulunduğu belirtilen açıklamada, ülkenin hemen her yerine dağılmış durumdaki mültecilerin barınma, çalışma, sağlığa erişim, eğitim ve hukuki sorunlar yaşadığı, şiddet gördüğü ifade edildi. Açıklamada en acı tablonun da çocukların ve kadınların cinsel istismara maruz kalması olarak ifade edildi. Bu konuda da her türlü koruma mekanizmasından yoksun olduklarına dikkat çekilen açıklamada, “Suriyeli kadınlar sınır illerinde özellikle 2. ve 3. eş olarak alınmaktadır. Çocuk yaşta evlilikler ve çocuk annelik oranı çok fazlalaşmıştır” denildi.

GERİ GÖNDERME MERKEZLERİNDE KİLİT ALTINDA...

Geri gönderme merkezlerinde tutulan mültecilerin gün için de yalnızca 15-20 dakika havalandırmaya çıkarıldığı, 5-6 kişilik odalarda kilit altında tutulduğu aktarılan açıklamada, “Kadınlar ve çocuklar da dâhil olmak üzere temel haklardan yoksun, manevi ve sosyal ihtiyaçları karşılanmadan uzun süre bu merkezlerde tutulmakta, hiçbir şekilde dışarıyla irtibat kuramamaktadırlar. Kısmen irtibat kurabilenler ise korktuklarından başvuru yapmamaktalar. Geri Gönderme Merkezlerine sivil toplum kurumlarının giriş izinleri de ne yazık ki bulunmamaktadır” denildi.

AVRUPA'NIN UTANÇ VEREN MÜLTECİ PAZARLIĞI

Açıklamada mülteciler konusunda vurgulanan en önemli nokta ise gelişmiş ülkelerin mültecileri pazarlık konusu etmesi oldu. Savaşlar, yoksulluk ve can güvenliğinden kaynaklanan ve giderek artan mülteci sorununa insan yaşamını ve refahını gözeten kesin çözüm üretmedikleri belirtilen açıkamada, ayrıca bu ülkelerin utanç verici bir anlaşma olan Geri Kabul Anlaşması ile mültecileri çaresiz bıraktığı ifade edildi. Yüzlerce mültecinin her yıl can güvenliği olmadan, ilkel yöntemlerle, insan tacirleri aracılığı ile yapılan yolculuklarda can verdiği hatırlatılan açıklamada, 2018 yılında sadece 6 bin 106 kişinin üçüncü bir ülkeye yerleştirildiği aktarıldı. Toplam mültecilere oranla bu sayı trajikomik biçimde ABD'de 1140, Almanya'da 1001, Hollanda'da 822, Kanada'da 731, diğer üçüncü ülkelerde ise 2 bin 412 oldu.

İNSAN ONURUNA YAKIŞAN ÇÖZÜMLER ÜRETİLSİN

Türkiye'deki tüm geri gönderme merkezleri ve kampların denetime açılması gerektiği belirtilen açıklamada, şöyle denildi: “Emek sömürüsünün önüne geçilmeli, çocuklar ve kadınlar başta olmak üzere istismara karşı korunmalıdırlar. Eğitim ve sağlığa erişim hakları düzeltilmeli, yaşam alanları rehabilite edilmelidir. Kötü koşullarda yaşam alanlarından çıkartılarak insan onuruna yakışan alanlarda yaşatılmalıdırlar. 20 Haziran Dünya Mülteci Günü, insanlık zincirinin bu en zayıf halkası olan halklara karşı devletler ve tüm kurumlar insanlık görevlerini yerine getirmelidirler. İlgili tüm ulusal ve uluslararası kuruluşları mültecilerin sorunlarına eğilmeye, kesin ve insan onuruna yakışan çözümler üretmeye davet ediyoruz.”

KÜRTLER KENDİ ÜLKESİNDE MÜLTECİ DURUMA DÜŞTÜ

Açıklamada Türkiye'ye gelen mültecilerin yanı sıra iç göçmenlere de dikkat çekildi: “Dünya Mülteciler Günü’nde Türkiye’de zorla yerinden edilen ve iç göçmen konumuna düşürülen Kürt ailelerden de bahsetmek gerekir. 16 Ağustos 2015 tarihinde başlayan ve halen devam eden sokağa çıkma yasakları süresince Diyarbakır Sur, Şırnak merkez, Cizre ve Silopi ilçeleri, Mardin Nusaybin, Hakkâri Yüksekova başta olmak üzere çok sayıda ilçe merkezinde yürütülen askeri operasyonlar sonucu on binlerce konut, iş yeri ve kamu binası yıkılmıştır. En az 500 bin olduğunu tahmin ettiğimiz insan evsiz bırakılmıştır. Bu kişiler halen kalıcı konutlarına kavuşamamıştır.” (Ankara/EVRENSEL)​​​​​​


GEÇİCİ KORUMA REJİMİ YERİNE KALICI ÇÖZÜMLER SUNULMALI

Adana Barosu Mülteci Hakları Komisyonu 20 Haziran Dünya Mülteciler günü nedeniyle yayınladığı basın açıklamasında mülteciler için geçici değil kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini söyledi. Komisyon başkanı Selen Berna Ünlüatlı, Suriye’den 5 milyon 116 bin kişinin sığınma aradığını, bu rakamın 3,5 milyondan fazlasının Türkiye’de Geçici Koruma statüsünde olduğunu belirterek “Geçici koruma rejimi adı üzerinde olduğu gibi geçici bir koruma sağlamakta ; mülteci statüsü tanımamaktadır.Oysa sığınmacıların hak ve özgürlüklerinin uluslar arası anlamda Cenevre Sözleşmesi ve uluslar arası insan hakları hukuku anlamında desteklenmesi gerekmektedir. Dünya, daha etkin mülteci sorununa eğilmelidir. Mültecilerin normal bir yaşam sürebilmeleri için kalıcı çözümler oluşturulmalıdır ki bunlar  gönüllü geri dönüş, yerel entegrasyon ve yeniden yerleştirmeyi kapsar” dedi. 

DÜNYA GENELİNDE 65,6 MİLYON YERİNDEN EDİLMİŞ İNSAN MEVCUT 

Ünlüatlı’nın paylaştığı bilgilere göre, “BMMYK verileri uyarınca 2016 yılı itibarıyle dünya genelinde 65,6 milyon yerinden edilmiş insan mevcut. Bu insanların 22,5 milyonu mülteciler , 2,8  milyonu sığınmacılar ve 40,3 milyonu da ülke içinde yerinden edilenlerdir.2015 yılından itibaren her dakikada ortalama 24 kişi yerinden edilmektedir.Dünyadaki mültecilerin %54’ü sadece 3 ülkeden gelmektedir ; Suriye Arap Cumhuriyeti,Afganistan ve Somali. Suriye’den 5,116,097 kişi de mülteci olarak başka ülkelerde sığınma aramaktadırlar. Ülkemiz dünyada en fazla sayıda mülteciye koruma sağlamaktadır. Bu sayı 3,5 milyondan  fazla Suriyeli mültecinin yanı sıra  BMMYK’ya kayıtlı 365.000’den fazla diğer uyruklardan kişiye de ev sahipliği  yapmaktadır. Adana’da 200 bin Suriyeli mülteci bulunuyor. Göç İdaresi tarafından geçici barınma merkezlerinde kalan Suriyelilerin sayısı da paylaşılmıştır. Buna göre 24 Mayıs 2018 tarihi itibarıyla 215 bin 665 kişi kamplarda yaşarken, 3 milyon 373 bin 719 kişi ise kamp dışında yaşıyor” dedi. (Adana/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 21 Haziran 2018 00:18
www.evrensel.net