Muharrem İnce: Beka sorunu varsa, yönetenler defolup gitmeli

Fotoğraf: İbrahim Maşe/DHA

Muharrem İnce: Beka sorunu varsa, yönetenler defolup gitmeli

Basın kurumlarının genel yayın yönetmenleriyle bir araya gelen Muharrem İnce soruları yanıtladı.

Fatih POLAT

İstanbul CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce, basın kurumlarının genel yayın yönetmenleriyle bir araya gelerek, sorularını yanıtladı. İnce, İstanbul Polat Renaissance Otel’deki basın toplantısında, soru bölümüne geçmeden önce yaptığı kısa giriş konuşmasında 48 günde 102 miting yaptığını belirterek, “Müthiş kalabalıklara sesleniyoruz. Taşıma yok. Masraf yok. Üç tane bez parçası, ‘Muharrem İnce, şu saatte, şu meydanda’ diye. Tayyip Erdoğan’ın mitinglerinden fazla kişi katılıyor” dedi. İnce’nin verdiği yanıtlar için de, başlığa çıkarılabilecek kısım son sorulara doğru geldi.

‘SORUNUN ÇÖZÜMÜ ERDOĞAN OLAMAZ’

Türkiye’nin çevresindeki gelişmeler hatırlatılarak, “Türkiye’nin bir beka sorunu olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusuna İnce şu yanıtı verdi: “Türkiye’nin bir beka sorunu varsa, Erdoğan’ın ya da Bahçeli gibi, hemen bu yönetenler defolmalıdır memleketin başından. Çünkü 16 sene önce memleketin bir beka sorunu yoktu. Eğer bugün beka sorunu varsa, bu beka sorununu Erdoğan yaratmış demektir. Hemen gitmelidir memleketin başından. Varsa, dedikleri doğruysa. 2002’de beka sorunu olmayan bir Türkiye’yi bugün beka sorunu olan bir ülke haline getirmişse sorunun çözümü Erdoğan olamaz. Bir fizik öğretmeni olarak söylüyorum bunu. Bir mantık hatası var burada.”

SURUÇ YANITI: HER ŞEYİ YAPABİLİRLER

Suruç’ta seçimlerin öncesinde yaşanan can kayıplarını ve hastanede kameraların tahrip edilmiş olmasını ve İçişleri Bakanı Soylu’nun bu olaya dair kendisine yönelik suçlamalarını da hatırlatarak sorduğum soruya ise İnce’nin yanıtı şu oldu: “Ben İçişleri Bakanını ciddiye almıyorum. Muhatabım değil. Erdoğan’a Bafra konuşmasını yapan birisinin hangi yüzle, hangi vicdanla, hangi anlayışla Erdoğan’ın yanında siyaset yaptığını konuşması lazım bize. Siyaset bu kadar ilkesiz olamaz. Ben o kadar laf söylediğim bir adamın yanında çalışmam. Benim Kemal Kılıçdaroğlu’ya söylediklerimle onun Erdoğan’a söyledikleri aynı şey değil. Ben, ‘Ben senden daha iyi yaparım’ diyorum, bu kadar. ‘Hırsız’, demiyorum, ‘ahlaksız’ demiyorum. Daha iyi yapma iddiasında bulunuyorum sadece. Bu kadar 180 derece tezatları olan bir adamın ne dediği beni hiç ilgilendirmez. Bu dönemde her şey mümkün. Her şeyi yapabilirler. 7 Haziran’dan 1 Kasım’a giderken neler olmuştu bu ülkede hatırlayalım. Yine düşünebilirler böyle şeyleri ama, acaba ters mi teper diye korkuyorlar. Akıllarından geçiyor biliyorum, ama cesaret edemiyorlar. İlk kez seçim sonuçlarını kestiremiyorlar. Türkiye’de bu seçimden sonra herkes kazanacak. Özgür bir Türkiye olacak çünkü. Kaybeden sadece anket şirketleri olacak. Ama her şey mümkün. Daha fazla ayrıntı istemeyin.”

‘HEM GAZETECİLİK HEM İHALE OLMAZ’

İnce, üstü örtülen 17-25 Aralık yolsuzluklarına dair soru karşısında, “Türkiye’nin namuslu savcı ve hakimlere ihtiyacı var. Önce onu bulacağız” yanıtı verirken, medyadaki tekelleşmeye dair soru için ise, “Yasal düzenleme yapacağız. Gazeteciler gazetecilik yapacak. Bir yandan ihale takipçiliği bir yandan gazetecilik olmaz.” ifadelerini kullandı.

Muharrem İnce, Sevim Tanürek ile ilgili Elazığ’da yaptığı açıklamalara, Erdoğan’ın oğlunun başvurusuyla erişim engeli getirildiğinin hatırlatılması üzerine ise, “Bana soruyorlar Erdoğan’ı yargılayacak mısın diye.. Benim öyle bir şeyim yok. Cumhurbaşkanı olduğumda yargıya dosya verir misin, elbette veririm. Bana bilgiler yağacaktır. Bu bilgileri yargıya teslim ederim. Gerisi yargının işi. Herkese adalet lazım. Kötülük yapanlar kötülük buluyor.” yanıtını verdi.

‘KANDİL OPERASYONU SEÇİME DÖNÜK’

Kandil operasyonu ile ilgili soruya ilişkin olarak İnce’nin yanıtı şu oldu: “Kandil’in sınıra uzaklığı 110 kilometre. Teknik olarak 21 senesi Kuzey Irak’ta geçmiş bir emekli subayla bunların ayrıntılarını konuştuk. Çok ayrıntılarını paylaşmıyorum. Seçim öncesinde yapılan göstermelik bir iştir. Göstermelik bir iştir. Seçime dönük bir iştir. Kandil’e böyle bir planla girilebilmesi mümkün değildir.”

İnce, çeşitli sorulara verdiği yanıtlar için de HDP’ye olumlu anlamda atıf yaparken, “terörle mücadele” konusundaki tutumuna dair soruya ise şu yanıtı verdi: “IŞİD, PKK, FETÖ gibi terör örgütleri ile amansız bir mücadele edeceğiz.”

İnce, Türkiye’nin dış politikasındaki eksen tartışmalarına ilişkin olarak ise, “AB’ye üyelik ve NATO’ya bağlılık” vurgusu yaptı.

‘ÇANKAYA’YA ODAKLANDIM’

İnce, cumhurbaşkanlığı seçimini kazanamaması halinde yeniden Kemal Kılıçdaroğlu’ya karşı yarışmayı düşünüp düşünmeyeceğine dair soruya da, “Cumhurbaşkanı olmaya çok yakın biri genel başkan olmayı düşünmez. O enerjisini düşürür insanın… Kendimi Çankaya’ya odakladım, onunla ilgileniyorum.” yanıtını verdi.

KHK MAĞDURLARI HAKKINDA...

İnce, KHK mağdurlarına ilişkin politikasının ne olacağı konusunda ise, dava açılmış olanların davaların sonuçlanmasının bekleneceğini, dava açılmamış olanların ise görevlerine iade edileceğini dile getirdi.

Bir soru karşısında da, Türkiye’nin başörtü sorunu olmadığını belirten İnce, “Kız kardeşim başörtü takıyor. Erkek kardeşimin eşi takıyor. Benim eşim takmıyor.” dedi.

İnce, Alevilerin ibadethane sorununa ilişkin olarak ise, “Ben bir Sünni olarak söylüyorum. Aleviler cemevi ibadethanedir diyorsa ibadethanedir.” ifadelerini kullandı.

Soruların bol, zamanın ise kısıtlı olduğu toplantıda, verilen yanıtların İnce’nin bilinen hazır cevap üslubuyla polemik düzeyi yüksek yanıtlar olduğunu söyleyebiliriz. Ancak belki biraz zamanın sınırlı olması, biraz da onun yanıt stratejisi gereği, yanıtlar çok fazla derinleşemedi.

Son Düzenlenme Tarihi: 20 Haziran 2018 14:21
www.evrensel.net