Avukat Epözdemir: Demirtaş’ın tutukluluğu kara bir leke

Görsel: HDP seçim videosu ekran alıntısı

Avukat Epözdemir: Demirtaş’ın tutukluluğu kara bir leke

Selahattin Demirtaş'ın Avukatı Fırat Epözdemir: Demirtaş’ın tutukluluğu tarihe kara bir leke olarak geçti.

Murat KUSEYRİ 
Stockholm 

Edirne Cezaevinde tutuklu bulunan HDP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Selahhatin Demirtaş'ın Avukatı Fırat Epözdemir, AKP Hükümeti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gücüden korktuğu için Demirtaş'ı hapsettirdiğini belirterek, dünyada tutukluyken cumhurbaşkanı adayı olan ve seçimlere katılması engellenen ilk kişinin Demirtaş olduğunu söyledi. 

İsveç’in Başkenti Stockholm’de bulunan Epözdemir, Demirtaş’ın tutukluluğuyla ilgili Evrensel'e açıklamalarda bulundu. Demirtaş’ın serbest bırakılması için avukatların yanı sıra siyasi partilerin ve kurumların girişimlerinin olduğunu anlatan Epözdemir, “Cumhurbaşkanı adaylarının çoğu Demirtaş’ın dışarıda olması ve aktif olarak seçim çalışmalarına katılması yönünde beyan ve girişimlerde bulundu ama bu girişimler sonuçsuz kaldı” dedi.

Cumhurbaşkanı  adayı olduğu için değil kendisine yönelik suçlamaların temelsiz olduğu, tutuklu kalmasını gerektirecek her hangi bir durum olmadığı için Demirtaş’ın serbest bırakılması gerektiğini söyledikten sonra şunları kaydetti: “Demirtaş'ın hakkıyla tahliye edilmesi gerekirdi. Ama maalesef özelikle 7 Haziran 2015 seçimlerinin etkisiyle müvekkilimin gücünü gören siyasal iktidar ondan korktuğu, çekindiği ve seçim çalışmalarına  katılmasını engellemek için tamamıyla siyasal nedenlerle tutukluluk halinin devamına karar verildi. Hukuken doğru olmayan bir durumla karşı karşıyayız. Selahattin Beyin dışarıda olması ve aktif bir biçimde çalışmalara katılması gerekirdi.”

'ALGI OPERASYONU YÜRÜTÜLÜYOR'

Fotoğraf: Evrensel

Dünyada cumhurbaşkanlarının tutuklandığını duyduğunu ancak cumhurbaşkanı adayıyken tutuklu olan ve seçimlere katılması engellenen ilk kişinin Demirtaş olduğunu söyleyen Epözdemir, “Bu ne yazık ki Türkiye tarihine kara bir leke olarak geçti” ifadelerini kullandı.

Kobanê olayları sırasında yaşamını yitiren 52 kişinin sorumluluğunu Demirtaş'a yıkmasının nedenlerinin ne olduğu sorusuna Epözdemir şöyle yanıtladı: “Her şeyden önce  o sırada yaşamını yitirenlerin sayısı 52 değildi. Bunu özellikle vurguluyorum. Bu suçlamalara Sayın Demirtaş yargılandığı Ankara'daki 19. Ceza Mahkemesi'nde gerekli yanıtları verdi. Demirtaş’ın Kobani ile ilgili tek bir çağrısı yok. Bunu bir kaç gün önce de twitter üzerinden yaptığı paylaşımda da dile getirdi. Kendisi, ‘Selahattin Demirtaş adına yapılan tek bir paylaşım varsa ortaya koysunlar, ben Erdoğan lehine seçimlerden çekileyim’ dedi. Bunu ortaya koyamazlar. O sırada HDP Genel Merkezi’nin bir çağrısı oldu ama bu çağrı yapıldığında zaten olaylar başlamıştı. Yani bu çağrıyla başlayan bir olay da olmadı. Bu çağrıdan sonra da şiddet olayları yaşanmadı. Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Kobani düştü, düşüyor’ sözlerinden sonra şiddet olayları yaşandı. Dolayısıyla toplumda bir algı yaratıp sanki 6-7 Ekim olayları nedeniyle yaşamını yitirenlerin ve ortaya çıkan şiddetin sorumlusu olarak Sayın Demirtaş gösterilmek isteniyor” diye konuştu. 

Epözdemir, yaşamını yitirenlerin büyük çoğunluğunun HDP’li olduğuna ve bu konuda hiç bir yasal işlemin yapılmadığına buna karşın Yasin Börü üzerinden yapılan bir algı operasyonu olduğuna dikkat çekerek, “Toplumun bunu kabul etmemesi lazım. Biz, Börü de dahil olmak üzere bu olaylar nedeniyle yaşamını yitiren herkesin katledildiğini savunuyoruz. O olayları asla savunmuyoruz. Hayatını kaybeden herkes maalesef vahşice öldürüldü. Demirtaş'a yönelik bir algı oluşturulmak isteniyor” şeklinde konuştu.

Demirtaş'a yönelik suçlamaların büyük çoğunluğunun yaptığı konuşmalarından ötürü yapıldığını, dosyalarında bulundan 31 fezlekenin neredeyse tamamının yaptığı konuşmalarla ilgili olduğunu ve bunların düşünce özgürlüğü kapsamında olduğunu ve suç unsuru içermediğini söyledi.

'AYM BAŞKANI HUKUKU RAFA KALDIRDI'

Anayasa Mahkemesi Başkanının Demirtaş ve HDP milletvekillerine yönelik henüz operasyon kararı verilmeden önce ilginç bir açıklama yaptığını söyleyen Epözdemir, AYM Başkanının hukukun herkese eşit uygulanmayacağı açıklamasını yaptığını hatırlattıktan sonra Türkiye’de hukukun rafa kaldırıldığına “ HDP milletvekilleri ve belediye başkanlarının tutuklanmaları durumunda AYM’nin tavrının ne olacağını ortaya koyan bir açıklamaydı” cümlelerle dikkat çekti. Erdoğan ve AKP’nin Demirtaş’ı hapsederek siyaset yapmasını engellemek istediklerini belirten Özdemir “Ama cezaevinde olmasına rağmen Demirtaş pek çok cumhurbaşkanı adayından daha başarılı kampanya yürütüyor. Twitterdan paylaştığı bir mesaj anında gündem oluyor ve tartışılmaya başlıyor. Bu kısıtlı imkanlarla böyle başarılı bir çalışma yapan Demirtaş dışarıda olsa neler yapmaz ki”  şeklinde konuştu. 

AKP’nin Anayasa için yapılan halk oylaması sırasında Demirtaş’ın dışarıda olması durumunda sonuçların Hayır çıkacağını anladığını söyleyen Epözdemir, “Demirtaş’ın gücünü biliyorlar. Korktukları için onu hapsettiler” dedi. 

ERDOĞAN’IN AÇIKLAMASI ÇOK VAHİM

Epözdemir, Erdoğan’ın Demirtaş'ın adaylığının engellenmesi için tutukluların aday olmaması gerektiği mealindeki açıklamaları için şu değerlendirmeleri yaptı: “Bu çok vahim bir açıklama. O açıklama Türkiye’yi uluslararası kamuoyunda çok zor duruma düşüren bir açıklama. Ulusal ve evrensel hukukun çok temel ilkelerini ayaklar altına alındı. Suçsuzluk karinesi evrensel ve ulusal hukukun en temel ilkelerinden biridir. Bir kişiye mahkeme kararıyla cezalandırılmadan ve karar kesinleşmeden suçludur diyemezsiniz. Hiç bir hakkını elinden alamazsınız. Buna seçilme hakkı da dahildir. Bu açıklama kabul edilemez. Kısa bir süre sonra da uluslararası kamuoyunda nasıl bir tepki yaratacağını hep birlikte göreceğiz.”

BATILILAR ÜÇ MAYMUNU OYNUYOR

Epözdemir, Batılı ülkelerin Demirtaş ve milletvekillerinin tutuklanması karşısında aldıkları tutumu nasıl değerlendirdiği sorusuna da şu yanıtı verdi: “Batılı ülkeler Suriyeli mültecilerle Türkiye ile yaptıkları anlaşmadan dolayı sessiz kalmayı yeğliyor. Üç maymunu oynuyorlar Ama Batılı ülkelere gelmeden önce biz, Türkiye’deki muhalefet olarak A’dan Z’ye bunları kabul etmemeliyiz. Öncelikle bu mücadelenin Türkiye içinde verilmesi gerekir. Daha sonra Batılıların ne yaptığına bakmamız gerekir. Maalesef özellikle mülteciler nedeniyle bir çok konuda üç maymunu oynuyor. Ama bu sorunun yarın daha büyük bir problem olarak karşılarına çıkma riski olduğunu bilmeli. Bu onlara pahalıya mal olabilir. Bunu unutmamaları gerekir.”

Son Düzenlenme Tarihi: 20 Haziran 2018 07:42
www.evrensel.net