Vitamin takviyeleri faydadan çok zarar verebilir

Fotoğraf: Pixabay

Vitamin takviyeleri faydadan çok zarar verebilir

Evet, vitamin ve minerallere ihtiyacımız var. Ama onları takviye ürünlerden almak, yediğimiz besinlerden almakla aynı şey değil.

Avustralya’da yapılan beslenme anketinde, insanların yüzde 29’unun en az bir besin takviyesi aldığı ortaya çıkmış. Bu oran, ABD’de yüzde 52’ye kadar yükseliyor.

Bugünlerde yapılan yeni bir çalışma, kalp hastalığı, inme ve erken yaşta ölümün önlenmesi için vitamin ve mineral takviyelerinin faydalarını incelemeyi amaçlıyordu. Bu çalışma, yaygın kullanılanların bu duruma bir etkisi olmadığını ortaya koyarken daha az kullanılanların bu tarz bir etkiye yol açabileceğini buldu. Çalışma, aynı zamanda bazı takviyelerin zararlı etkileri olabileceğini de tespit etti. 

ÇALIŞMA SONUCUNDA NELER BULUNDU?

İncelenen takviye besinler arasında A, B1 (tiamin), B2 (riboflavin), B3 (niasin), B6 (piridoksin), B9 (folik asit), C, D, E vitaminleri ile beta-karoten ve kalsiyum, demir, çinko, magnezyum ve selenyum vardı. Multivitaminler, bu vitaminlerin ve minerallerin çoğunu içeriyor.

Multivitaminlerin, D vitamininin, kalsiyumun ve C vitamininin dört yaygın takviyesini test eden çalışmalarda, kalp hastalığı, inme veya erken ölüm oranında azalma görülmemiş. Bu, onları almanın bir yararı olmadığı anlamına geliyor. Bu takviyelerin herhangi bir zararı da tespit edilmemiş.

Araştırmacılar ayrıca erken ölüm, kalp hastalığı ve inme üzerine olumlu etkileri olan daha az yaygın takviyeleri de değerlendirdiler. Araştırmacılar bu çalışmalarda folik asit takviyelerinin kalp hastalığında ve felçte bir azalma sağladığını buldular.

Bir kalp hastalığı veya inme vakasının önlenmesi için, 111 kişinin folik asit takviyesi alması gerektiği hesaplandı (Buna “tedavi etmek için gereken sayı” deniliyor). İnme vakasını önlemek için 167 kişinin folik asit ve 250 kişinin B-kompleks vitaminlerini (B9 vitamini olan folik asit içeren) alması gerekiyor. Besinlerinde folik asit bulunmayan Çin’de, bu takviyenin yararlı etkileri olduğu bulunmuş.

Folik asit takviyeleri almak için acele etmeden önce, araştırmacıların birkaç uyarısı var. Birincisi, kandaki yüksek seviyelerde folikasitin, prostat kanseri riskini artırabileceğine dair endişeler var, ancak sonuçlar net değil.

İkinci olarak, folik asit takviyelerini test eden 7 çalışmanın sadece ikisinde inme oranı azalmış. Bunlardan biri, Çin’de 20 bin kişinin katıldığı çok büyük bir çalışma. Çin’in folik asit gıda takviye programı yok. Avustralya ve ABD’de ise folik asit ekmek ve kahvaltılık gevreklere sıkça ekleniyor.

Folik asit takviyesi almanın küçük bir yararı var ancak araştırmacılar bu takviyenin olumsuz yanlarını da buldu. Kan kolesterolünü düşürmek için statin ilacı kullananlarda yavaş salınımlı B3 vitamini (niasin) görülmüş ki bu durum erken ölüm riskini yüzde 10 artırıyor. 

“Zarar vermek için gerekli” sayının 250 olduğu antioksidan takviyelerini test eden çalışmalarda erken ölüm riskinin önemli ölçüde arttığı görülmüş.

En çok çalışılan takviye besin maddesi D vitaminiydi. Araştırmacılar, bu vitaminin kalp hastalığı veya inmeyi önlemek için herhangi bir yararını ya da zararını görmediler. Bu, sürpriz oldu. D vitamini genellikle diyabet gibi diğer durumlar için alınır. Ancak, erken ölüm riski için herhangi bir yararı görülmedi. Araştırmanın yazarları, bu durumun bir kere daha araştırılması gerektiğini kabul ettiler.

TÜM BUNLAR NE DEMEK?

Araştırmacılar, kalp hastalığı ve inmenin önlenmesi için folik asidin ve ayrıca inme için folik asit içeren B-kompleksi vitaminlerinin alınması yönünde düşük-orta kalitede kanıtlara ulaşmışlar.

Batı ülkelerindeki çoğu insan uygun bir beslenmeye sahip değil. Bu araştırma, takviyeleri yetersiz beslenme alışkanlıklarına karşı bir “sigorta politikası” olarak almanın işe yaramadığını gösteriyor. Eğer öyle olsaydı, araştırma sonuçlarında erken ölüm oranında bir azalma görülürdü.

Takviye almak, yiyecekleri yemekten çok farklı. Besin alımından kaynaklanan komplikasyonlar ya da sağlık sorunları hemen hemen her zaman takviyeleri dışarıdan almaktan, besinleri yiyerek almamaktan kaynaklanıyor. Ek bir vitamin, mineral veya besin üzerine yoğunlaştığınızda, sağlığınıza katkıda bulunan bitkisel gıdalardaki diğer besinleri kaçırırsınız.

Bazı takviye kategorilerini almanın sebep olduğu erken ölümdeki artış, takviyeler ile ilgili daha güçlü yönetmeliklere ihtiyaç olduğunu gösteren bir uyandırma çağrısı olmalıdır. Ayrıca insanlar daha iyi yemek için daha fazla desteğe ihtiyaç duymaktadır. 

Sonuç olarak, yeşil yapraklı sebzeler, baklagiller, kümes hayvanlarının eti, yumurta, tahıl ve turunçgiller gibi folik asit bakımından yüksek gıdalar da dahil olmak üzere besin değeri yüksek gıdalar tüketmeliyiz. Avustralya’da birçok ekmek ve kahvaltı gevreği folik asit ile güçlendirilmiştir. Niasinin (B3 vitamini) iyi besin kaynakları; yağsız et, süt, yumurta, kepekli ekmek ve tahıllar, kuru yemiş, yeşil yapraklı sebzeler ve protein içeren besinlerdir.

theconversation.com’dan çeviren Selen Adıgüzel 

Son Düzenlenme Tarihi: 19 Haziran 2018 01:30
www.evrensel.net
ETİKETLER vitamin