Karamürsel’de balıkçılar isyanda

Karamürsel’de balıkçılar isyanda

1 Eylül av yasağının bittiği, balıkçıların ‘vira bismillah’ dediği gün. Ancak Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının yayınladığı Su ürünleri tebliğine göre gırgır teknelerinin avlanabileceği derinlikler 18 metreden 24 metreye çıkarıldı. İzmit Körfezi, Adalar ve Büyükçekmece Koyu balıkların &uu

Gülşah İmrek / Anıl Alkan

Balıkçılarla yasağa ilişkin konuştuğumuzda hepsinin söylediği şey aynı; “Bize teknenizi satın, buradan gidin diyorlar. İyi ama dede mesleğimizi bırakıp nereye gidelim?”

TEK GEÇİM KAYNAĞIMIZ BALIKÇILIK

İlk olarak konuştuğumuz reis Bekir Bora, “Yıllardır bu meslekten geçimimizi sağlıyoruz. Aslında söylenecek çok da bir şey yok her şey ortada ama Ereğli köyü geçimini bu işten sağlıyor. Bazı bölgelerde derinlik 24 metreye çıkarıldı. Bizlere ise tamamen yasaklandı. Geçen yıl nispeten işlerimiz daha iyiydi. O zaman da bir çinekop yasağı geldi. Denetleme olsun, olmasın demiyoruz ama bu karar çok radikal. Bu karar uygulanırsa mümkün değil biz bu işe devam edemeyiz, bırakmamız lazım” diye konuştu
Bir diğer balıkçı ise yıllardır bu işi yaptıklarını, baba hatta dede mesleği olduğunu, 14 yaşından beri bu işi yaptıklarını o yüzden bundan sonra ne yapacaklarını bilemediğini söylüyor.  Bekir Reis göç eden balıkları tuttuklarını bunu yasaklamanın ise saçma olduğunu söylüyor. Bu balıkların Çanakkale’den çıkıp gideceğini sonra da Yunanistan’da avlanacağını söylüyor. Balıkçılardan biri “Teknemize Yunanistan bayrağı asıp öyle balıkçılık yapacağız, en son çare o. Mevcut olan yasaklara bir zaman dilimi koysalardı biz de bu kadar mağdur olmazdık” diyor.

AMAÇLARI NE?

Hüseyin Abanoz ise 35 yıldır bu işle uğraşıyor. Abanoz; “Büyükşehir Belediye Başkanı yıllar önce ‘Burayı gırgıra kapatacağım’ diye açıklama yapmıştı. ‘Burayı zevk balıkçılığına açacağız’ dedi. Ama burası zevk yeri değil, insanların geçim kaynağı. Bir tekneden en az 20 aile ekmek yiyor. Şimdi o insanlar ne yapacak? Vergi mükellefi olan biziz. Oltacılara kolaylık yapılıyor ama, balıkçı olduğumuzu ispatlayan belgemiz var onlarda böyle bir şey yok. Bu mesleği bilen, yapan biziz. Başımıza getirdikleri insanlar da bu işten anlamıyor. Hem koskoca Türkiye’de Denizcilik Bakanlığı yok. Biz buna da tepkiliyiz açıkçası” dedi.
“Bu sürdürülebilir balıkçılığı desteklemek amaçlı değil, buraya balık çiftliği kurulacağı söyleniyor. Balık çiftlikleri Ege’de Karadeniz’deydi. Bunları açığa çektiler. Zararlar meydana geldi. Üretim azaldı. Sonra burayı liman kenti yaptılar. Her tarafını fabrikayla donattılar. Dilovası’nda Çolakoğlu, Tüpraş olduğu gibi. Ereğli dışında hiçbir yerde kumsal kalmadı. Bunların amacı ne? Biz bunu merak ediyoruz” diyen Abanoz, uygulamaya tepki gösterdi.

EKMEĞİN PEŞİNDEYİZ

Ereğli’de yaşayan kadınlar da bu durumdan elbette mağdur. Tek geçim kaynakları ellerinden alınınca çarşıya dahi çıkamadıklarını belirten Nagihan Abanoz, “Eğer bu yasak kalkmazsa burada aileler de parçalanır, şiddet olayları da yaşanır. Eve ekmek girmezse her şey olur. Biz mesleğimizi, ekmeğimizi geri istiyoruz” dedi.
Balıkçılar aynı zamanda Kooperatifler Birliği Başkanı Kocaeli Bölge Sorumlusunun kendilerine hiçbir açıklama yapmadığını, hatta bu uygulamayı desteklediğini iddia ediyorlar. Hüseyin Abanoz, “Onu biz seçtik Su Ürünleri Kooperatifler Birliği Başkanı Şükrü İlikhan’ın konuya ilişkin açıklaması şöyle; ‘Devlet gırgırlara para verip, satın alıp yüzde 35’ini piyasadan kaldırıyor başka işlerde kullanmak için. Işık kullanımı ve ekosandır kullanıyorlar Körfez balıkçıları ki bunlar Marmara’da yasak. Bu tebliğ devletin denizlerde balığı korumak için çıkardığı tedbirlerdir” diye konuştu.
(Kocaeli/EVRENSEL)

www.evrensel.net