HDP milletvekili adayı Nuray Türkmen: Sadaka kültürünü üretiyorlar

Nuray Türkmen. Fotoğraf: Derya Kaya/EVRENSEL

HDP milletvekili adayı Nuray Türkmen: Sadaka kültürünü üretiyorlar

KHK ile ihraç edilen barış bildirisi imzacısı akademisyenlerden Nuray Türkmen HDP Ankara 2. Bölge 1. sıra milletvekili adayı.

Derya KAYA
Ankara

HDP Ankara 2. Bölge 1. sıra milletvekili adayı Nuray Türkmen, barış bildirisini imzaladığı için ihraç edilen akademisyenlerden. Seçim çalışmalarını konuştuğumuz Türkmen kendi seçim bölgesinde iktidar partisinin çalışması için şu değerlendirmeyi yaptı: Tek yaptıkları şey büyük, ihtişamlı arabaları sokaklarda gezdirmek. Bir de Ramazanı da fırsat bilerek sahurda paketler götürmek. Sadaka kültürünü yeniden üretmek.

HDP Ankara 2. Bölge 1. sıra milletvekili adayı Nuray Türkmen, KHK ile ihraç edilen barış bildirisi imzacısı akademisyenlerden. Türkmen, seçim çalışmasını günlerdir sokak sokak, kapı kapı  aday olduğu bölgenin HDP ilçe teşkilatlarının yanısıra işçilerle, kadınlarla, öğrencilerle, KHK’lilerle, engellilerle, barış imzacılarıyla, HDP ile dayanışma içerisinde olanlarla birlikte yürütüyor. Seçimlere çok az bir süre kala Keçiören, Altındağ, Akyurt, Çubuk, Çamlıdere,  Güdül, Kahramankazan, Kalecik, Kızılcahamam, Pursaklar’ın içinde yer aldığı 2. bölgede seçim çalışmalarını, bölge insanının beklentilerini ve bu süreçte insanlarla nasıl buluştuklarını Türkmen ile konuştuk.

‘UMUDU, MORALİ, GÜCÜ YÜKSELTECEK ŞEKİLDE ÇALIŞIYORUZ’

Türkmen, sohbetimizin başında daha çok kadınların önde ve emeğinin olduğu bir seçim çalışması yürüttüklerine dikkat çekti. Umudu, gücü, morali yükseltecek şekilde çalıştıklarını ifade eden Türkmen, çalışmaya katılanlarla birlikte karar alarak, demokratik bir  çalışma yürüttüklerini belirtti. Türkmen,“İkna olmamış ama arada kalmış olanları Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dediği gibi ‘markaja alma’ değil, umudu aşılama üzerinden ikna edebileceğimiz bir çalışma yürütüyoruz” dedi. İkinci bölgede iki büyük ilçe olan Keçiören ve Altındağ’da çalışmaların yoğunlaştığını belirten Türkmen, “Çalışmamızın içerisinde daha çok sokak var. Çünkü ikna edebileceklerimiz, umut aşılayabileceklerimiz, umudu güçlendireceklerimiz sokakta” dedi.

‘KAZANACAĞIMIZA İNANIYORUZ YA SONRASI?’

Türkmen, çalışmaya ilk başladıklarında etraflarında daha az insan varken gücü ve umudu görmeyle birlikte profilin genişlediğini kaydetti. Çalışmalarını ikili bir hat üzerinden yürüttüklerini belirten Türkmen, “Birincisi, 24 Haziran’da barajı geçmemiz lazım, AKP iktidarı açısından HDP kririk parti. Barajı geçemezsek demokratik parlementer bir sistem olmayacak. Ama ikinci ve daha önemli bir meramımız var. 24 Haziran’da kazanacağımıza zaten inanıyoruz. 24 Haziran’dan sonra ne yapacağız? Nasıl örgütlü olacağız? Nasıl yeniden kuracağız? Örneğin; Ovacık’taki kadınlarla 24 Haziran sonrası kadın ve çocuk atölyeleri gerçekleştirme kararını aldık. Bunu önemsiyoruz” dedi.

‘AKP’NİN TEK YAPTIĞI SADAKA KÜLTÜRÜNÜ YENİDEN ÜRETMEK’

AKP-MHP iktidarının güçsüzlüğüne dikkat çeken Türkmen, bunun Ankara 2. Bölgeye yansımalarını da değerlendirdi. Türkmen, “Tek yaptıkları şey büyük, ihtişamlı arabaları sokaklarda gezdirmek. Bir de Ramazan’ı da fırsat bilerek sahurda paketler götürmek. İki ayak üzerinden yürütüyorlar çalışmayı. Birincisi sadaka kültürünü yeniden üreten, ikincisi de iktidarını parayla sermayesiyle teyit eden, ihtişamını, parasını yeniden gösterdiği kimi araçlar üzerinden” dedi.

Bazen insanların “Buraya HDP giremezdi, nasıl girmişler” diyerek şaşırdığını anlatan Türkmen, korkmadan, seslerini kısmadan, sözlerini daha yüksek sesle söylediklerini ve kendilerini anlatmaya çalıştıklarını kaydetti. “Bizi üzseler de, kırsalar da öfkelenen insanları anlamaya çalışıyoruz” diyen Türkmen şunları söyledi: “Bizim çalışmamızla birlikte orada bugüne kadar ezilen, hor görülen, tezgahları alınan tehdit edilen Kürt pazarcılar var mesela. Yüzlerindeki gülümseme, gözlerindeki parıldamayı gördük, yalnız değiliz’ dediler”. 

‘İNSANLAR EKMEKTEN GEÇTİ, MESELE HAYSİYETLİ KALMA MESELESİ’

Çalışma yürüttükleri bölgedeki insanların 24 Haziran sonrası beklentilerine ilişkin konuştuğumuz Türkmen, alandan izlenimlerini de paylaştı. Türkmen, “Karşılaştığımız bir kadın ekmek almakta zorlandığını, çocuklarına bakamadığını, yardımlarla geçindiğini, bu yıl kömürün kışın sonunda geldiğini anlattı. Orada bile organizasyon bozukluğu var. Bütün bunlarla birlikte bize şunu söyledi: ‘Ben ekmeksiz kalayım ama şunlardan kurtulalım. Televizyonu açtığımda çocuklarımın Erdoğan’ı görmesini istemiyorum’. Anlattıkları beni dönüştürücü bir şey oldu. İnsanlar artık ekmekten bile geçmişler. Kadının ‘görmeyeyim’ dediği kısım haysiyetini korumaya, kendini yurttaş olarak daha haysiyetli kılmaya, bu memleketin insanı olarak tanınma çağrısına denk düşüyor. AKP iktidarı tarafından ezilen, sömürülen, bütün işçiler, emekçiler, Kürtler, Aleviler, kadınlar, engelliler, öğrenciler, işsizler açısından baktığımızda bu süreç bir ekmekten çok, onuru, haysiyeti koruma, özgüven tazeleme meselesi”.

‘BİZE EN DOST YAKLAŞANLAR YOKSUL KADINLAR’

Çalışma yürütürken karşılaştıkları bazı kadınlardaki düşmanca bakışların kendilerinde yarattığı kırgınlığı da paylaşan Türkmen şunları söyledi: “AKP’ye karşılar, ama HDP’ye de dost olmayan bakışlar bunlar. Muhafazakar kadınlarda da, sosyal demokrat kadınlarda da görebiliyoruz bunu.  Toplumsal cinsiyet ilişkileri dediğimiz, aslında bu kadınların yaşamını sınırlandıran alanın kendisi ırkçılık, milliyetçilik merkezli bir ideolojiyi de yeniden üretiyor. Bize en dost yaklaşan kadınlar, yoksul, işçi kadınlar. ‘Biz sizi seviyoruz ama Kürt milliyetçiliği yapmasanız daha iyi olur’ diyerek anlatıyorlar. Söyledikleri her şey o kadar kalıp ve anaakım ki.  Konuştuğumuzda ise haklısınız noktasına gelebiliyoruz. Ancak diğer kesimler açısından öyle kırılgan değil bu süreç. Yanına yaklaşamıyorsunuz, temas edemiyorsunuz. Kadın hareketinin içerisinde olan kızkardeşlerimin de bunu belki görmesi gerekiyor. Bu seçim çalışması bize ayrıca hangi kadınlarla daha fazla kızkardeş, daha fazla yoldaş olabileceğimizi de gösteriyor”.

‘24 HAZİRAN AKŞAMI ŞENLİĞİMİZE HERKESİ BEKLİYORUZ’

Seçimlere sayılı günler kala Türkmen’in çağrısı ise AKP’nin karşısında olan, sosyalist, demokrat, aydın, Kürt hareketi içerisinde olan, Alevilerin, işçilerin, bütün ezilenlerin sorunlarını önemseyen herkese: “İlk olarak, biz şu sıralar bir günü beş gün gibi yaşıyoruz. Kalan günler bizim için 20 gün gibi sayılır. Seçim çalışması içinde hala olabileceklerini, hala dayanışma gösterebileceklerini söylemek isterim. Bunu yapmak zorundayız.  İkincisi ise 24 Haziran akşamı büyük bir şenliğimiz olacak, herkesin katılmasını istiyoruz. 24 Haziran’dan sonra neler yapacağımız üzerine herkesin bir kurucu özne olarak, ‘nasıl bu örgütlülüğü sürdüreceğiz’ kafasının  bir köşesinde düşünmesini isterim.”

Son Düzenlenme Tarihi: 17 Haziran 2018 20:16
www.evrensel.net