Direnmeyi anlatan tiyatro oyunu: Tutuklandık

Fotoğraf: Evrensel

Direnmeyi anlatan tiyatro oyunu: Tutuklandık

'Tutuklandık' oyununda Can Dündar ve Can Dündar’ı oynayan Peter Hamilton Dyer, Evrensel'e konuştu.

Arif BEKTAŞ
Londra

Cumhuriyet Gazetesi Eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar’ın, son üç yılını konu alan “Tutuklandık” oyunu, Shakespeare’in doğduğu köy olan Stratford-upon-Avon’da, The Other Place Tiyatrosunda sahnelendi. Can Dündar’ın da seyirciler arasında olduğu oyun, Dündar’ın MİT TIR’ları davasını, cezaevi günlerini, sürgündeki yaşamını ve ailesi ile olan diyaloglarını konu alıyor. Sophie Ivatts’ın yönettiği oyunda, Can Dündar’ı Peter Hamilton Dyer, oğlunu Jamie Cameron, karısını Indra Ove ve silahlı saldırıda bulunan kişiyi de Alvaro Flores oynuyor.

Basın ve ifade özgürlüğünün olmadığı bir ülkede, gerçekleri halkın bilgisine sunmanın bir bedeli olabileceğini çok iyi anlatan oyunda, içeridekilerle dışarıdakilerin dayanışma içinde olmasının sonuç vereceği, belirgin ifadelerle yansıtılıyor. Her tür dayanışmanın sonuç verebileceği vurgulanan oyundan sonra Can Dündar ve Can Dündar’ı oynayan Peter Hamilton Dyer sorularımızı yanıtladı.

Öncelikle oyunu nasıl buldun? Nasıl değerlendiriyorsun?

Can Dündar: Benim objektif bir değerlendirme yapmam çok zor. Sonuçta kendi yaşadığım tecrübeyi sahnede izlemek gibi ilginç bir deneyimi yaşıyorum. Doğrusunu istersen, çok başarılı buldum. Aslında oyun, biraz iki bölüm gibi. İlkinde, daha çok niye bunları yaşadığım anlatılıyor. İkinci bölümde ise, tecritte bir tutsak nasıl onun üstesinden gelebilir üzerine bir kurgulama yaptılar. Ki bu benim çok hoşuma gitti.

Oyun hazırlanırken, sonradan bir karar verip bütün isimleri çıkardılar. Benimki, Türkiye, Cumhuriyet gazetesi dahil. Böylece hikayeyi biraz daha evrensel bir hale getirmek istediler ve şimdi bu oyun Arjantin’de de oynansa, Filipinler’de de oynansa, bir şey söylüyor dünyaya. O açıdan hoşuma gitti. Böylece mesajımızı daha geniş bir kitleye ulaştırmış olduk.

Oyunda yer yer duygusal anlar da yaşanıyordu. Ama asıl verilmek istenen mesajın, “Umudu yitirmemek” olduğunu söylesek doğru olur mu?

Can Dündar: Aslında direnmek, direniş. Çünkü, duygusal olmasını istemedim. İnsanlar duygulanıyor, hüzünleniyor, ağlıyor bazen ama bu acıklı bir eser değil. Tersine, içinde mizah da olan, bir tür “Her koşulda, tek başına bile olsan direnebilirsin” mesajı vermeye çalışan bir öykü. O açıdan mutluyum doğrusu. Yani oyundan çıkanlar, umarım “vah vah” duygusuyla çıkmıyordur. “O koşullarda bile renk üretebiliyorsun, dans edebiliyorsun, sana dayatılan bir yaşam tarzına direnebiliyorsun” mesajıyla çıkıyorlardır umarım.

Can Dündar’ı oynarken ne hissettiniz? Nasıl bir duyguyla oynadınız?

Peter Hamilton Dyer: Öncelikle çok büyük bir sorumluluğun üzerimde olduğunu hissettim. Olayı bütün gerçekliğiyle ortaya koymam gerekiyordu. Gördüğü baskı ve zorbalık karşısında ortaya koyduğu tutumu aynen yansıtmam gerekiyordu. Çünkü Can, olağanüstü bir karakter ve insanı yanı çok etkileyici. Bütün bu özellikleri ve yaşadıklarını bir oyunda ortaya koymamız gerekiyordu. Benim için bir onurdur Can Dündar’ı oynamak.

İzleyenler, senin Can Dündar’ı çok iyi oynadığını ve hatta yürüyüşün, mimiklerin ve hareketlerini aynen yansıttığını anlatıyor. Can Dündar’ı oynamak zor mu?

Peter Hamilton Dyer: Bir oyuncu olarak, hareketleri ve mimiklerinden çok, yazdığı kelimelere ve düşüncesine sadık kalmayı daha fazla tercih ettim. Gerçeği anlatmak ve gerçeğin bilinmesini sağlamak, herhalde ikimizin de ortak yanı olsa gerekir. Bu doğrultudaki samimiyet çok önemli.

Oyunu oynadın ve şimdi daha iyi bir fikre sahip olduğunu düşünüyorum. Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğünün ne kadar hayat bulduğunu daha iyi görebiliyor musun?

Peter Hamilton Dyer: Tabii ki şimdi çok daha fazla bilgiye sahibim. 24 Haziran’da önemli bir seçimin olduğunu biliyorum. Basın ve ifade özgürlüğünün ne kadar saldırı altında olduğunu da biliyorum. Büyük bir heyecanla 24 Haziran’daki seçimleri takip edeceğim.

www.evrensel.net