01 Eylül 2012 12:59

Erdoğan'ın gündeminde barış yok

Bir televizyon programına katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, gündemdeki konulara ilişkin gazetecilerle "sohbet" etti. "Kürt sorunu yoktur terör sorunu" vardır söylemini tekrarlayan Erdoğan, Suriye politikasını da savunmaya devam etti.PKK’nin Şemdinli’de 160’a yakın kaybının olduğu iddia eden Erdoğan, “Bizim

Erdoğan'ın gündeminde barış yok
Paylaş

PKK’nin Şemdinli’de 160’a yakın kaybının olduğu iddia eden Erdoğan, “Bizim oradaki 5-10-15 şehidimiz onlar için çok önemliydi. Medyamız da onlara destek verdi. Bugün Afganistan’da tüm koalisyon güçlerinin askerleri var. Orada son bir ayda 158 kayıpları var. Fakat bunu ne Fransız ne İngiliz ne ABD gazetesinde göremezsiniz. Fakat bizde olay olduğu anda tüm basın bunları verir. Terörün en önemli hedefi propagandasını yaptırmaktır. Bu propagandayla kendine güç devşiriyor ve terörle mücadele edenlere de zafiyet veriyor. Medya kimin yanında yer alacak attıkları başlıklara, köşe yazılarına bakıyorsunuz. Allah aşkına sizin haber kaynağınız Kandil midir? Sosyal medya mıdır?” diye konuştu.

BDP'LİLER SİYASETÇİ OLMAKTAN ÇIKMIŞ

BDP milletvekillerine ilişkin değerlendirmede bulunan Erdoğan, “Bunlar şimdi siyasetçi olmaktan çıktı artık. Teröristle kucaklaşana siyasetçi gözüyle bakamam ki. Durum böyle bir noktaya gelmiş durumda. Orada görüntülerini izlediklerimiz 14. maddeden haklarında davalar olanlar da var, ama o günkü tablo yenilir yutulur bir tablo değildir. Biz böyle bir vekil tanımıyoruz. Biz onlara milletimiz bir şekilde oraya gönderdi gözüyle bakıyoruz. Ama ben artık onlara milletin vekili gözüyle bakmıyorum. Bunların neyiyle müzakere edeceğiz? Biz terörle mücadele siyasi partiyle de müzakere ederiz diyoruz. Daha önce MİT’i görevlendirdik. Yine görevlendiririz. Bizim derdimiz üzüm yemek. Kürt meselesi diye artık bir mesele kabul etmiyorum. Türkiye’de bu konu aşılmıştır. Şu anda Türkiye’de bir terör ve PKK sorunu vardır. Türkiye’de şu anda bir siyasal Kürtçülük vardır. Böyle bir süreçte biz bu mücadeleyi sürdürüyoruz. Türkiye’de kimse ret, inkar, asimilasyon politikaları uygulanıyor diyemez” diye konuştu.

'CHP'Lİ VEKİLİN KAÇIRILMASI ACABA BİR KAÇIRMA OLAYI MI?'

PKK’liler tarafından yapılan kaçırma eylemlerine ilişkin soruları da yanıtlayan Erdoğan, şunları ifade etti: “CHP’li vekilin kaçırmasında acaba bir kaçırma olayı var mı? Ben açıkça bu işin kısaca biteceğini tahmin ediyordum ve öyle de oldu. Burada vekil arkadaşımızın ifadeleri de önemli. O siyaset yapıyorsa, benim arkadaşlarım da siyaset yapıyor. Aygün’ün kaçırılmasıyla ilgili şüphelerim var. Benim arkadaşlarımı 2-3 ay kaçıracaklar. Öğretmenleri kaymakamları kaçıracaklar bırakmayacaklar. Askerleri kaçırıp, bıraktılar bu da manidardır. Bunlar propagandadır. Ben medyadan el birliğiyle destek bekliyoruz. Yoksa bu işte başarılı olmak zordur. Bunun için bu olayları görmezden gelmek gerek.” Yargı’nın Roboski Katliamı konusunda gerekli adımı attığını savunan Erdoğan, “Orası bir kaçakçı bölgesidir. Daha önce de o bölgede teröristler kaçakçı sanılarak vurulmadı. Neden vurulmadı diye soruldu. Şimdi devlet özür dilesin deniyor” diye belirtti.

'HALK SURİYE'YE MÜDAHALEYİ DESTEKLİYOR' İDDİASI

Esad'ın siyasi ömrünü tamamladığını söyleyen Erdoğan, "Dökülen kanın sorumlusu olarak Türkiye’yi sorumlu tutan Esad, ağzından çıkanı kulağı duymayan bir hale gelmiştir.

Yaptığımız kamuoyu araştırmasında, ‘bir tehdit gelmesi durumunda Suriye’ye bir müdahalede bulunulmalı mı?’ sorusuna yüzde 58 ‘evet’ yanıtı alındı. Suriye politikasına yönelik de ortalama yüzde 49’larda onay veriliyor. Tampon bölge ile uçuşa yasaklı bölge birlikte değerlendirilmeli. Uçuşa yasak bölge ilan edilmeden tampon bölge ilan edemezsiniz. Aksi durum bir risktir ve karşımıza Srabrenitsa gibi bir manzara çıkarır. On binlerce insanın bedelini tarihe ödeyemezsiniz. Sayın Davutoğlu’nun ABD seyahatinin altında yatan da budur. Böyle bir kararın çıkması lazım ki adım atasınız."

'Türkiye muhaliflere silah gönderiyor' deniyor. Bunu ana muhalafet partisi lideri nasıl söyler. Yapılan insani yardımları nasıl bu tarafa çeker."

APAYDIN KAMPINA DAİR KONUŞTU

Hatay'da CHP'lilerin Apaydın kampına girememesine dair konuşan Erdoğan, "'Kamplara gireceğim’ diyor. Nasıl gireceğinin emrini biz veririz, orası yol geçen hanı değil. İnsan hakları komisyonu girdi ve inceleme raporu var. Kamp yerlerini şov merkezi haline dönüştüremeyiz. Kılıçdaroğlu istiyorsa talep eder, biz ‘şu kamp uygundur’ deriz, göndeririz. ‘Biz şuraya girmek istiyoruz, buraya girmek istiyoruz’ olmaz, zabıta mısın sen istediğin yere gireceksin. Oradaki insanların can güvenliği söz konusu...

'EVLATLARINA İHANET EDİYORLAR'

Erdoğan, velilerin 4+4+4 eğitim sistemine olan tepkilerine ilişkin de şunları söyledi: "Rapor alanları evlatlarına ihanetle vasıflandırıyorum. ‘Benim evladım geri zekalı’... İki ayda mı iyi hale gelecek. Biz de çocuklarımızı yaşları gelmeden okula başlattık. Okul öncesi eğitim nedeniyle bir çocuğum birinci sınıfı okumadan ikiden başladı. 66 ayı söylerken rastgele atmadık ki biz bunu, incelemeler yaptırdık."

ÇİÇEK'E ELEŞTİRİ

"Sayın Çiçek’in iyi niyetinden şüphem yok. Fakat bugüne kadar yaptığı uygulamayı tekrarlasaydı isabet olurdu. Yani grup başkanvekilleriyle bir araya gelip işi değerlendirseydi isabet olurdu. Öyle şeyler var ki katılmak mümkün değil. 4. madde de, 5. madde de... Kendisi hükümet sözcüsüyken çok açık ifadeleri vardır. Biz her zaman güvenlik güçlerimize 'bir ihtiyacınız var mı?' diye sorarız. Kendilerinin ifadesi de ‘ne istediysek hükümet vermiştir’ şeklindedir. Bizden bir şey talep edecekler ve biz vermeyeceğiz. Asla, kimse bunu ifade edemez. 9. madde, şehitlerle alakalı... Bazıları zannediyor ki şehit yakınları terk ediliyor, ihmal ediliyor. (HABER MERKEZİ)

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

Madende zehirlenme: 1 işçi yaşamını yitirdi

SONRAKİ HABER

Batman’da barış heykeli bugün açılıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...