Ford işçisi mektubu: Sandığa işçi kimliğimizle gidip hesap soracağız

Fotoğraf: Delwin Steven Campbell/Flickr

Ford işçisi mektubu: Sandığa işçi kimliğimizle gidip hesap soracağız

Ford Otosan işçisinden mektup var: Yıllarca MHP’ye oy vermiş ülkücü arkadaşlarımız, bugün ne diyorlar biliyor musunuz? HDP’nin barajı geçmesi lazım.

Bir Ford Otosan işçisi
Kocaeli

Bütün Evrensel okurlarına selam ederek yazıma başlamak istiyorum.

Bilindiği üzere bizim Ford Otosan ilk 500’de yine ikinci oldu. Yıllardır ihracat şampiyonu olmasının yanı sıra bu yıl da ülkenin en büyük ikinci kuruluşu oldu. Ama hep kendilerine ikinci. Biz işçilere gelince sanki zarar etmiş gibi davranıyorlar. Hatta devlet desteğinden yararlanmak adına sözleşmeli işçileri çıkarıp, sonrasında tekrar alıyorlar. Devlet desteği dediğimiz de bizim ödediğimiz vergilerden karşılanıyor. Yani patron elini taşın altına sokmuyor.

İyi sayılan bir sözleşmeye imza atmış olsak da 4. aydan itibaren vergi dilimine girdik. Sözleşmenin bize getirisi olmadan para elimizden uçup gitti. Zamlar da cabası. Alım gücümüz düştü. Her işçi borç içinde. Etrafınızdakilere bir sorun bakalım, kimin cebinde ne kadar parası var. Eşi çalışmayanlarsa zaten hepten yanmış durumda. Babadan kalma bir de ev yoksa hayırlı işler o işçiye.

Ayrıca Türk Metal demokratik ve daha adil davranıp temsilci seçimleri yapacağını 2015 Metal Fırtınası’nda duyurmuşken, bugüne gelindiğinde bu konuyu görmezden geliyor. Verilen vaatler yerine getirilmiyor. Hani Türk Metal bizi temsil ediyordu? Bizim seçeceğimiz temsilcilerden mi korkuyor? Birileri kontrolü kaybetmek istemiyor. Ne de olsa sendika aidatları toplandığında çok güzel meblağlara ulaşıyor. Bu paranın kontrolünü kaybetmek istemiyor Türk Metal yöneticileri. Bizi temsil edeni biz seçmediğimizde bu kişiler kime hizmet eder? Tabii ki de kendilerini o yere getiren kişiye hizmet eder, bizi yok sayar. Zaten böyle de olmuyor mu?

Gelelim 24 Haziran seçimlerine... Burada da durum aynı. Birisi tek adam olmak istiyor. Her şey benim elimde olsun. Her şeyi ve herkesi ben yöneteyim diyor. 16 yıldır yönettiği bu ülkede hani terörü bitirecekti? Hani işsizliği ortadan kaldıracaktı? Geriye dönüp baktığımızda bunları yaptı mı? Yok yapmadı. Şahlanan Türkiye diye yola çıkanlar, hâlâ şahlanacağız diyor. Komedi mi, trajedi mi ben bunu anlamadım. Hele biz işçilere yaptığı... İlk önce çıktı dedi ki OHAL’i biz kaldırdık. Şimdi ise tüm ülkede OHAL var. Bir de OHAL gerekçesi olarak grevleri göstermediler mi? Biz işçilere karşı düşmanca tutum sergileyen bu hükümet grevlerimizi yasakladı. Haklarımız elimizden birer birer alındı, biz seyirci kaldık. 24 Haziran’da da seyirci mi kalacağız bu duruma? Hangi işçi AKP’ye oy verecek? Oy verecek işçi hangi gerekçeyle bu oyu AKP’ye verecek?

Ülke öyle bir duruma geldi ki sormayın. AKP’ye bizler yine de teşekkür ediyoruz. Niye mi teşekkür ediyoruz? Kutuplaştırma politikası izleyen AKP farkında olmadan bizleri bir araya getirdi. Hatta hiç bir araya gelemeyecek olanları birleştirdi. Yıllarca MHP’ye oy vermiş ülkücü arkadaşlarımız, bugün ne diyorlar biliyor musunuz? HDP’nin barajı geçmesi lazım. HDP kilit parti diyorlar. Yıllarca uyuyanlar Erdoğan sayesinde uyandı ve birleşiyor. Bu ülke bir çatı, bu çatı çökerse hepimiz altında kalırız. Artık halk bunun farkında. Çatışmalar bir şeyi değiştirmez. Çözüm birbirimizi anlamaktan geçiyor ve bu halk artık bunu çok iyi biliyor. İşçiler olarak bizler de AKP Hükümetini desteklemeyeceğiz. İşçi sınıfını yok sayanları birlikte ezip geçeceğiz. Sandığa işçi kimliğimizle gidip, bizi yıllardır sermayeye ezdirenlere hesap soracağız. Mutlu yarınlar, savaşsız ve terörsüz bir gelecek sadece işçilerin elinde yükselir.


GERSAN'DA İŞÇİLER SEÇİMDEN UMUTLU

Kadir ÖRNEK
Gersan’dan bir işçi

Ankara’nın Gersan Sanayi Sitesinde seçimlere dair umutlar da üretim gibi yoğun. Gıda iş kolunun yaygın olduğu Gersan’da seçime dair sohbetler genellikle ekonominin düzelmesi temennisiyle bitiyor.

Benim çalıştığım fabrikanın hemen arkasında bir ses sistemleri döşemesi yapan atölye var. Bütün ara sokaklar yeni giydirilmiş otobüslerle dolu. Dikkat çeken kısmı ise 20 AKP aracı süsleniyorsa 5 İYİ Parti aracı süsleniyor. Anlaşılan HDP ve CHP başka bir yerle anlaşmış. Fakat bu kadar paranın çöp olması herkesi rahatsız ediyor. 

Lisede beraber dershaneye gittiğim bir arkadaşım vardı. O da Gersan’da bir kargo şirketinde işe başlamış. Yolda onunla karşılaştık. Sohbet bir şekilde seçimlere geldi. Milletvekili seçiminde HDP’ye, cumhurbaşkanlığında Muharrem İnce’ye oy vereceğini söylüyor. “HDP barajın altında kalırsa hepimiz kaybederiz” diye ekliyor. Umudun var mı diye sorduğumdaysa “Her seferinden daha fazla” diyerek gülüyor.

Fabrikada bu kadar açık konuşmak pek mümkün olmuyor. HDP’ye oy vereceğini söyleyenler sözü bittiğinde bir etrafına bakıyor. Göz hapsine alınmış gibi hissediyorlar kendilerini. AKP’den başka hiçbir partiye oy vermeyeceğini söyleyen bir arkadaş, kendini “Ne yapalım yani ekonomi kötüye gidiyor diye hemen vaz mı geçelim?” diyerek savunmaya çalışsa da sohbet bittikten sonra “Belki CHP’ye oy veririm” diyor.

Tedarikçi firmaların çoğu mal taşıma için mülteci eleman almışlar. Çat pat Türkçeleriyle “Abi biz oy kullanamıyoruz. Kullansak vallahi vermeyiz AK Parti’ye” diye sinirleniyor. Nedenini sorunca da “Biz üç yılda bu kadar eziyet gördük; kim bilir siz yıllardır ne çekiyorsunuzdur” diyerek elini omuzuma koyuyor.

Son Düzenlenme Tarihi: 08 Haziran 2018 21:56
www.evrensel.net