İbrahim Kalın: Gül görüşmesinde ‘aday olacak mısınız?’ diye sorduk

Fotoğraf: Halil Sarıkaya/AA

İbrahim Kalın: Gül görüşmesinde ‘aday olacak mısınız?’ diye sorduk

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın çözüm süreciyle ilgili olarak da 'Defter kapatıldı' dedi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, HaberTürk'te katıldığı programda gündeme dair soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

Parlamentoda Cumhur İttifakı'nın çoğunluğu yakalayamadığı takdirde bunun bir krize neden olabilmesi ihtimaline ilişkin, "Türkiye yeniden seçime gider mi" şeklindeki soruya Kalın, "Bizde böyle bir endişe yok. Şu ana kadarki gerek kampanyanın seyri, duygusu, meydanların coşkusu, sokakların heyecanı çok güçlü bir şekilde seçimin ilk turda tamamlanacağına işaret ediyor” dedi. 

Kalın, parlamentodaki çoğunluğun Cumhur İttifakı'na ait olmama ihtimaline ilişkin soruya ise "Böyle bir ihtimal şu anda görülmüyor. Olmayan bir şey üzerinden de spekülasyon yapmak istemem ama böyle bir tabloyla karşılaştığımızı varsayalım, o günün şartlarında buna tekrar bakılır." dedi.

DEMİRTAŞ’IN TUTUKLULUĞU

Kalın, Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş'ın tutukluluğunun hatırlatılması üzerine ise şunları söyledi: "Asıl derin çelişki, Türkiye'yi yönetmeye aday birisinin PKK terör örgütü ile arasına net bir mesafe koyamaması.”

‘ABDULLAH GÜL GÖRÜŞMESİ’ SORUSU

Kalın, seçim sürecinin başlangıcında Genelkurmay Başkanı Akar ile kendisinin 11. Cumhurbaşkanı Gül'ü ziyaret etmesine ilişkin soruya, "Bu ziyaret tamamen Hulusi Akar Paşa'nın ve benim, Sayın Abdullah Gül ile olan şahsi hukukumuza binaen yapılmış bir ziyaretti” dedi.

Gül ile nasıl bir şahsi hukuklarınının sorulması üzerine ise Kalın, sözlerine şöyle devam etti:

"Hulusi Paşa'nın bildiğim kadarıyla 40 yıla varan bir dostluğu var Sayın Abdullah Gül ile. İkisi de devletin farklı görevlerine, makamlarına geldikleri zaman da bu ilişkileri devam etti. Ta ki bugüne kadar. Benim de yaklaşık 15 yıldan fazla bir süredir Sayın Abdullah Gül ile bir tanışıklığım ve hukukum var. Bu hukuka binaen yapılmış bir ziyaret.

Bunun dışında 'gittiler, ultimatom verdiler, darbeydi' gibi siyasi istismar konusu yapılan meselelerin hiç birinin gerçekle bir ilgisi yok. Biz gittik, görüşlerimizi açıkladık, tamamen kendi şahsi inisiyatifimizle görüşlerimizi açıkladık."

Kalın, "Cumhurbaşkanı Erdoğan mı gitmenizi istedi" sorusuna, "Bilgisi dahilinde gittik ama onun talebi üzerine değil. Biz kendi inisiyatifimizle gittik oraya" dedi.

GÖRÜŞMEDE NE KONUŞULDU?

Gül ile görüşmede neler konuşulduğuna ilişkin ise Kalın, şunları kaydetti:

"Birinci sorumuz, 'sizinle ilgili aday olacak, böyle bir hazırlık var' gibi şeyler konuşuluyor. Böyle bir şey var mı yok mu diye bizzat sizden duymak istedik. Gerekli konuları etraflı bir şekilde değerlendirip, tamamen nezaket çerçevesinde...

Çok senaryo yazıldı, ben de ilk defa konuşuyorum bununla ilgili. Bunun böyle bir siyasi istismar malzemesi yapılması... Bir faydası da olmadı bana sorarsanız, bunu hedefleyenlerin. Netice itibariyle de Sayın Gül aday olmayacağını, olmadığını açıkladı, konu kapandı gitti."

‘ÇÖZÜM SÜRECİ DEFTERİ KAPATILDI'

Kübra Par’ın “Yeni bir çözüm süreci başlar mı?” sorusu üzerine “Çözüm süreci defteri kapatıldı” diyen Kalın, konuya ilişkin şunları söyledi:  “Çok şey yaşandı, büyük bir tarihi fırsat kaçırıldı. Terörle mücadele ediyoruz. Kürt vatandaşımızla terörü birbirinden çok net şekilde ayrıştırıyoruz. Olması gereken de bu. Örgüt ise PKK’nın örgüt gündemini Kürtlerin gündemiymiş gibi dayatmaya çalışıyor. Bunlar örgütün talepleri ama onlar bunları Kürtlerin meselesi gibiymiş gibi sürekli empoze etmeye çalıştılar. Öcalan’ın serbest bırakılması, sürekli bunu dile getiriyorlar, hala aynı şeyi söylüyorlar. Bunlar Kürtlerin değil örgütün talepleri. Şunlara af çıkartılsın… Diğer Kürtler dikkate alınmaz hale geldi. Bunu ABD’nin PYD, YPG’ye verdiği destek de bu hale getirdi. Suriyeli bir Kürt YPG’li, PYD’li değilseler tırnak içerisinde Kürt değildir. Kürtlerin anadillerini konuşmaları, devletin sunduğu haklara eşit erişime kavuşmaları, yatay hareketlikte önlerinin açılması, devrim mahiyetinde adımlar atıldı. Tayyip Erdoğan Diyarbakır’da sizin haklarınızın savunucusu benim dedi.” (AA)

www.evrensel.net