Çekirdek enflasyon tarihin en yüksek seviyesine ulaştı
Fotoğraf: Pixabay

Çekirdek enflasyon tarihin en yüksek seviyesine ulaştı

Enflasyon rakamını değerlendiren Doç. Dr. Murat Birdal: Hazırı yiyen ekonomi anlayışı sürdürülemez.

Vedat YALVAÇ
İstanbul

Tüm geçici gelişmelerden arındırılmış olan çekirdek enflasyon, yüzde 12.64’le tarihin en yüksek seviyesine ulaştı. Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, enflasyonu kur ve petrol fiyatlarının artırdığını savundu. Enflasyon rakamını değerlendiren Doç. Dr. Murat Birdal ise “Yapısal olarak Türkiye ekonomisi hazırı yiyen, dışarıdan fonlanan yapıyı artık sürdüremez hale geldi. Karşılaştığımız tablo bu” diye konuştu.

Hükümetin sözle piyasa müdahale etmeyi amaçladığını belirten Doç. Dr. Murat Birdal, “Ben bu noktada hükümetin böyle gündelik çözümler üreterek bu meseleyi çözebileceğini düşünmüyorum. Yapısal olarak Türkiye ekonomisi hazırı yiyen, dışarıdan fonlanan yapıyı artık sürdüremez hale geldi. Karşılaştığımız tablo bu” diye konuştu. “Enflasyonun ardındaki asıl dinamiğin hammadde ve dövizdeki fiyatları yukarı taşıdığı bir gerçek” diyen Birdal şöyle devam etti: “Çünkü ekonomide işin talep tarafında gözle görülür bir zayıflama var. Önümüzdeki aylarda talepteki zayıflama sürecek gibi gözüküyor, seçim ekonomisi koşullarından çıkmamız ölçüsünde. Ama diğer tarafta kurdan kaynaklı baskının sonlanacağına dair bir sinyal yok henüz. Piyasanın bugün bu enflasyon rakamını olumlu fiyatlamasının ardındaki sebep ise Şimşek’in daha önce yaptığı açıklamaların faiz artırımı yönünde bir artırım beklentisi yaratması. Bugün çıkan yüksek enflasyon rakamı piyasada yeni bir faiz artırımı beklentisini güçlendirdi. Bundan dolayı dolarda kısmen bir zayıflama var. Yani Şimşek’in burada enflasyonun düşeceği yönündeki beklentiyi vurgulaması sıra dışı bir şey değil. Zira bu zamana kadar her yüksek enflasyon sonrasında da aynı beklentiyi vurguladılar. Sözlü olarak müdahale ediyorlar. Ama bu noktada bu açıklamaların artık güvenirliliğinin çok kaldığını düşünmüyorum. Çünkü bu açıklamalar daha önce çok tekrarlandı.” 

HÜKÜMET FAİZ ARTIRMA SİLAHINI ELİNDE TUTTUĞUNU GÖSTERMEK İSTİYOR

Fotoğraf: Evrensel

Bu saatten sonra sözlü müdahalenin çok fazla başaracağı bir şey kalmadığına dikkat çeken Birdal, “Enflasyona müdahale aracı büyük ölçüde faiz. Faizi kullandığı zaman da içerideki talebi çok daha fazla daraltacak etkiler yaratacak. Ama hükümet seçime kadar kurun çok sert hareketler yapmasını istemiyor. Bu sebeple de çok gönüllü olmasa da faiz artırma silahını en azından elinde tuttuğunu göstermek istiyor. En büyük çıkmaz buradan kaynaklanıyor. Faizi artırdıkça da iç piyasayı çok daha fazla daraltacak belli bir noktadan sonra. Ben bu noktada hükümetin böyle gündelik çözümler üreterek bu meseleyi çözebileceğini düşünmüyorum. Yapısal olarak Türkiye ekonomisi hazırı yiyen, dışarıdan fonlanan yapıyı artık sürdüremez hale geldi. Karşılaştığımız tablo bu” diye konuştu. 

ÜCRETLER ERİYOR

Enflasyon artışının vatandaşa etkisine de değinen Birdal şunları söyledi: “Enflasyonun artışı vatandaşın daha fazla yoksullaşması demek, alım gücünün azalması demek, ücretinin erimesi demek. Dolayısıyla vatandaşın çok daha fazla zor bir dönemden geçeceği ortada. Ücretler eriyor. Bunun yavaşlaması da tamamen kurun gerilemesine bağlı. Ama faizi yukarı çektiğin zaman da bu sefer işletmeler borcunu döndürememeye başlayacak. KOBİ’lerin bir çoğunun borcu döviz üzerinden değil ki, Türk Lirası üzerinden. Dolayısıyla orada kolay bir çözüm yok onlar açısından.”

ÇEKİRDEK ENFLASYON REKOR KIRDI

Türkiye İstatistik Kurumu, (TÜİK) 2018 yılının Mayıs ayına ilişkin TÜFE ve Yİ-ÜFE verilerini açıkladı. Buna göre TÜFE’de Mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 1.62, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 6.39, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12.15 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 11.10 artış gerçekleşti. Çekirdek enflasyon yüzde 12,64'le tarihin en yüksek seviyesine çıkarken, bu rakamın yaz aylarında yüzde 13'e çıkması bekleniyor. 

AYLIK EN YÜKSEK ARTIŞ GİYİM VE AYAKKABI GRUBUNDA

Aylık en yüksek artış yüzde 5.21 ile giyim ve ayakkabı grubunda oldu. Ulaştırmada yüzde 2.32, çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 2.06, lokanta ve oteller ile gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 1.45 artış gerçekleşti.

TÜFE’de, bir önceki yılın aynı ayına göre ev eşyası yüzde 16.87, çeşitli mal ve hizmetler yüzde 15.38, lokanta ve oteller yüzde 12.51 ve konut yüzde 11.24 ile artış oldu. Yıllık en fazla artış yüzde 20.02 ile ulaştırmada yaşandı. 

Yİ-ÜFE ise 2018 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 3.79, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 12.12, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 20.16 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 15.80 artış gösterdi. Sanayinin dört sektörünün bir önceki aya göre değişimleri, madencilik ve taşocakçılığı sektöründe yüzde 2.63, imalat sanayi sektöründe yüzde 3.43, elektrik ve gaz yüzde 9.34, su sektöründe yüzde 1.15 artış olarak gerçekleşti.

Bir önceki aya göre en fazla artış yüzde 12.16 ile kok ve rafine petrol ürünleri, yüzde 10.68 ile ham petrol ve doğal gaz, yüzde 9.34 ile elektrik ve gaz olarak gerçekleşti. Ana sanayi grupları sınıflamasına göre 2018 yılı Mayıs ayında aylık ve yıllık en fazla artış enerjide gerçekleşti. 

ŞİMŞEK, ENFLASYONU DÖVİZ VE PETROLE BAĞLADI

Twitter hesabından enflasyon rakamlarını değerlendiren Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, enflasyondaki yükselişi döviz ve petrol fiyatlarındaki artışa bağladı. “Enflasyondaki yükseliş büyük ölçüde baz etkileri ile petrol ve kur gibi dönemsel hareketleri yansıtıyor. Mayıs itibarıyla kur ve petrol fiyatlarının yıllık enflasyona etkisi 4 puandan yüksek oldu” diyen Şimşek şu iddiada bulundu: “Seçim sonrası yapısal reformlar ve makro ihtiyati tedbirler ile politika setimiz daha da güçlenecek. Ekonomide dengelenme eğilimi başlamış durumda, önümüzdeki dönemde daha belirgin şekilde gözlenecek. Kısa vadede baz etkileriyle enflasyondaki artış devam edebilir, ancak para ve maliye politikalarının koordineli önlemleri ile yılın ikinci yarısında düşüş eğilimi başlayacak.”

Son Düzenlenme Tarihi: 04 Haziran 2018 15:16
www.evrensel.net
ETİKETLER enflasyondolar