Binali Yıldırım:  İnce merkezkaç kuvvetin formülünden uzaklaşıyor

Fotoğraf: DHA

Binali Yıldırım: İnce merkezkaç kuvvetin formülünden uzaklaşıyor

Başbakan Binali Yıldırım: İnce, merkezkaç kuvvetin formülünden uzaklaşıyor. Şu anda savrulma fazına geçmiş durumda. 

Başbakan Binali Yıldırım “Muharrem İnce fizik öğretmeni ama konuşmalarıyla merkezkaç kuvvetin formülünden uzaklaşıyor yavaş yavaş. Kritik hızın üzerine çıkınca savrulma olur biliyorsunuz, şu anda savrulma fazına geçmiş durumda" ifadelerini kullandı. Yıldırım ayrıca Muharrem İnce’yi Hitler’e özenmekle suçladı. Gündemlerinde af olmadığını ifade eden Yıldırım, bedelli askerlik konusunda da açıklamalarda bulundu. 

Başbakan Yıldırım, Çengelköy'deki Vahdettin Köşkü'nde medya kuruluşlarının yöneticileriyle bir araya geldiği önceki günkü iftar yemeğinde, gündemdeki konuları değerlendirdi.

‘GÜNDEMİMİZDE AF YOK’

Yıldırım, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin afla ilgili çıkışının sorulması üzerine, "Bizim gündemimizde af yok. Ben Sayın Bahçeli’yle bu ilk açıklamasından sonra konuştum. Kendisi hassasiyetlerini dile getirdi. Karar sizin tarzında bir ifadede bulundu. Biz de onun üzerine zaten görüşümüzü açıkladık ve gündemimizde af olmadığını ifade ettik." diye konuştu. 

BEDELLİ ASKERLİK

Başbakan Yıldırım, bedelli askerlikle ilgili soruyu ise bazı bilgileri paylaşmak istediğini belirterek, şöyle yanıtladı:

"Bazı bilgileri ben paylaşayım, ondan sonra ne yapacağımıza karar verelim. Bakın şu anda yoklamaya tabi olan, yani askerlik çağı gelmiş olanların sayısı 585.210, yoklama kaçağı 570.422, bakaya 56.947, firar 5772. Askerliğini ertelemiş olanlar 2.930.279, bu öğrencilik dışında erteleyenler. Bir de öğrencilik nedeniyle ertelemiş olanlar var. Onlar da 1.885.438. Silah altında bulunan er sayısı da 360.869. Ve 2019'da planlanan silah altına alınacak sayı 345.933. Toplam 5.448.858 kişi var askerlikle ilişkisi devam eden. Ancak biz önümüzdeki sene 345.933 kişi alabileceğiz. Bunu 345.933’e böldüğümüz zaman 15.7 yıl, yaklaşık 16 yıl sürüyor. Bunların yaşlarını dondursak bile 16 yıl boyunca askerlik bu vatandaşlarımızın önünde bir engel, sorun olarak devam edecek, gerçek bu. İhtiyacımız belli, 350 bin. Ama birikmiş 5,5 milyon vatandaş var, nasıl çözeceğiz?"

Bedelli meselesinin nasıl çözüleceğine ilişkin ise Yıldırım, "Bir şekilde çözülmesi lazım. Tabii esas olan savunma gücümüzde bir zafiyet yaşanmaması. Eldeki rakamlar böyle bir zafiyetin olmadığını gösteriyor; bu bir. İkincisi; özellikle 15 Temmuz’dan sonra Silahlı Kuvvetler'de silah altında vatani hizmet gören askerlerden ziyade profesyonelliğe geçtik. Ve aldığımız önemli bir karar daha var değerli arkadaşlar. Operasyonlara, ön plana asla silah altındaki er-erbaşları göndermiyoruz. Arka planda lojistik destek veriyor. Bu insanlar ne yapacak? Hayatını planlayacak, geleceğini planlayacak. O bakımdan bunun siyasi istismar edilecek bir yanı yok, rakamlar ortada. Yani bir yandan operasyonlar yaparken, bir yandan terörle mücadele yaparken, bir yandan da askere alınmayı bekleyen binlerce insan var. Türkiye'nin gerçekleri budur. 5,5 milyon insanın sorununun farkındayız. Tüm hassasiyetler göz önüne alınarak sorunu nasıl çözeriz ileride değerlendirilir. Ama bugünkü gündemimiz değil." ifadelerini kullandı.

EKONOMİ SORUSU

Başbakan Yıldırım'a, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek'in Londra temasları, ardından Fitch, Moody's'in açıklamaları ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin açıklamaları, döviz ve faizle ilgili gelişmeler de soruldu.

Yıldırım, 2018 yılının başından itibaren gelişmekte olan ülkelerin paralarının dolar karşısında değer kaybetmeye başladığını belirterek, şöyle konuştu:

"Ekonomide yaşanan olayları bir dış kaynaklı sebepler, bir de iç kaynaklı sebepler diye ikiye ayırmak lazım. Dolayısıyla bu değer kaybı bütün paralarda var, hatta avroda da var. Amerikan yönetiminin aldığı kararlar doğrultusunda ciddi anlamda dolarda bir değer artışı söz konusu. İkinci konu da, Amerika faiz artırıyor. Belki yakın zamanda tekrar faiz artışına gidecek. Bunun tercümesi ne? Dünyadaki dolar yatırımcılarına evine dön diyor. Bu da, özellikle gelişmiş ülkelere kaynak sağlayan fonların çıkışı anlamına geliyor. Bir başka konu, petrol fiyatlarındaki artış, son 1 yılda yüzde 100 arttı. 80 dolara varili neredeyse dayanmış vaziyette. Bunlar dış faktörler, yani bizde de böyle, Arjantin'de de böyle, Brezilya’da da böyle, Rusya’da da böyle, efendim İran’da vesaire sayıları çoğaltabilirsiniz, hatta Avrupa ülkelerinde.

Bir de tabii bizim içten kaynaklı bazı konularımız var. O da nedir? Petrol fiyatındaki artışla beraber enflasyonun aynı şekilde etkilenmesi kısmen artış eğilimine girmesi. Ayrıca, petrol ithalatı nedeniyle cari açığın doğal olarak artması. Biz petrolümüz olan, doğalgazımız olan bir ülke değiliz. O bakımdan bunlar da bir anlamda cari açığı etkileyen faktörler. Bunların da katkısıyla işte değerlendirme kuruluşları falan, Türkiye'nin çifte açığını ve açıktaki büyümeyi ilerisi için bir olumsuz gelişme olarak öngörüyorlar ve sık sık toplanıyorlar, dağılıyorlar, açıklama yapıyorlar, not indiriyorlar, izlemeye aldık diyorlar,  tabii bunlar masum şeyler değil.

‘ZAMANLAMASI MANİDAR’

“Bunlar olmakla beraber, seçim sürecini, seçim sonucunu etkilemeye yönelik ayrı bir gayretin olduğunu da göz ardı etmememiz lazım, bunu da görüyoruz. Çünkü programlarında, takvimlerinde olmayan, mutat zamanlarda yapmaları gereken değerlendirmeleri öne çekiyorlar, seçim takvimine göre program değiştiriyorlar, bunlar manidar, zamanlama açısından manidar."

Yıldırım, derecelendirme kuruluşlarının piyasalara olumsuz algı yerleştirmeye çalıştıklarını, Türkiye'de ekonomi kur hareketleriyle beraber bu olumsuz algının seçimde olumsuz bir sonuç doğurmasının istendiğini söyledi.

’İNCE SAVRULMA FAZINA GEÇMİŞ DURUMDA’

Başbakan Binali Yıldırım, "Muharrem İnce fizik öğretmeni ama konuşmalarıyla merkezkaç kuvvetin formülünden uzaklaşıyor yavaş yavaş. Kritik hızın üzerine çıkınca savrulma olur biliyorsunuz, şu anda savrulma fazına geçmiş durumda." dedi.

Bir basın mensubunun CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce'nin, "Demirel’in yaptığı köprü bayramda ücretsiz, ancak işte AK Parti’nin yaptığı, Erdoğan’ın yaptığı köprü bayramda ücretli." şeklindeki ifadelerini hatırlatması üzerine Yıldırım, "Arkadaşlar, tabii Muharrem İnce fizik öğretmeni, ama konuşmalarıyla merkezkaç kuvvetin formülünden uzaklaşıyor yavaş yavaş. Kritik hızın üzerine çıkınca savrulma olur biliyorsunuz, şu anda savrulma fazına geçmiş durumda." ifadelerini kullandı.

‘İNCE HİTLER’E ÖZENİYOR’

İnce'nin, Korgeneral İsmail Metin Temel'e ilişkin açıklamalarının hatırlatılması üzerine ise Yıldırım, şunları söyledi:

"Apolet meselesi çok önemli bir mesele. Bir yandan 'ben cumhurbaşkanı olursam hakimler ayağa kalkmasın' diyeceksin, sonra beğenmediğin durum olursa 'apoletlerini sökerim' diyeceksin. Hitler’e özeniyor. Buradan anlaşılan odur. Hukuk devletinde herkes hukuka saygı göstermek mecburiyetinde. İster cumhurbaşkanı olun, isterseniz başka bir sorumluluk sahibi olun, peşinen öyle herkesi asıp kesemezsiniz. 15 Temmuz’u yapanlar oldu, mahkeme söküyor apoletleri, biz sökmüyoruz. Millete silah doğrultan, insanları acımasızca katledenlerin apoletlerini millet adına bağımsız Türk yargısı söküyor. Cumhurbaşkanının talimatıyla sökülmüyor. Belli ki hukuk devletiyle ilgili kafasında bir karışıklık var Sayın İnce’nin."

‘UBER YASAL DEĞİL’

"UBER’le ilgili taksicilerden yana tavır aldınız. Taksicilere ayrıca uyarılarınız olmayacak mı?” şeklindeki soruya ilişkin ise Yıldırım, şöyle cevap verdi:

"Türkiye serbest bir ülke, her türlü teşebbüsün, her türlü faaliyetin yapılabileceği bir ülke. Ama bu yasalar çerçevesinde olması lazım. Bizim derdimiz UBER değil. UBER ile diğer dış kaynaklı sosyal medya gruplarının durumu aynı. Yani burada herhangi bir resmi faaliyet göstermeden Türkiye’den kaynak transferi yapıyorlar, olayı böyle görelim, bu bir. İkincisi, seçtikleri yöntem yasal değil. Bilişimin imkanlarını kullanarak bir kanal oluşturmuşlar buradan iş yapıyorlar. Yani aldıkları belgeler yaptıkları işe uygun değil. D-2 ve A1 belgelerinin amacı farklı. Buradaki denetim yetersizliğini kullanarak bunu bir şehir içi taşıma ağına dönüştürmüşler, işin ikinci boyutu da bu. Hem vergi mükellefi değiller, haksız para kazanıyorlar, hem de yasalara uymayan yöntemler kullanıyorlar. Bu iki nedenle biz karşıyız ve üzerine de gideceğiz, yoksa onların iş yapmasına itirazımız yok. Önce gelsinler vergi mükellefi olsunlar. Bu ülkeye sizden aldıkları paraların bir kısmını da ülkemize bıraksınlar. Taksici vergi veriyor."

Taksicilerin de kendilerine çeki düzen vereceklerini kaydeden Yıldırım, "Niye UBER’i insanlar tercih ediyor, bunun cevabını arayacaklar. Kaldı ki yani UBER’in iş yapamadığı ülkeler var; Almanya, İtalya, Japonya resmen yasakladı, hiçbir şekilde faaliyet gösteremiyorlar. Londra’da da kısmen yasaklanmış. UBER’in iki tane temel yanlışı var. Bir, yasa dışı çalışıyorlar, kendilerine tahsis edilen ruhsatı amacına uygun kullanmıyorlar. İkincisi de Türkiye’de vergi mükellefi değiller, vergi ödemiyorlar. Biz başka ülkeye kaynak transfer edecek kadar zengin bir ülke değiliz." dedi. (AA)

www.evrensel.net