04 Haziran 2018 03:50

'Adam diksen biter denilen Çukurova’da üretim yapamıyoruz'

Erzin'de seçimin nabzını tuttuk. Üreticinin borç batağında olduğu kentte yurttaşlar, AKP'nin 7 Haziran’dan daha kötü durumda olduğunu düşünüyor.

'Adam diksen biter denilen Çukurova’da üretim yapamıyoruz'

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Halil İMREK
Mehmet ÖZASLAN
Erzin

Hatay ilinin Erzin ilçesinde yaklaşan 24 Haziran seçimlerini konuşmak için dolaşıyoruz.

İlçede 3 yıldır yapılmayan yolların yapımına başlanmış. Kent merkezinde her seçim gördüğümüz parti bayrakları bu sefer pek göze çarpmıyor. Şimdilik her parti sadece kendi seçim bürosunun önüne asmış bayrakları.

Geçmiş seçim sonuçlarına bakılınca ilginç bir fotoğraf çıkıyor. 7 Haziran’da MHP yüzde 30 oy ile birinci parti olmuş, onu izleyen AKP’nin oy oranı ise yüzde 27. 1 Kasım’a gelindiğinde ise neredeyse bütün memlekette yaşanan durum burada da yaşanmış. Bu kez birinci parti yüzde 34.4 ile AKP, onu MHP izliyor, oy oranı yüzde 25’e düşmüş. 16 Nisan Referandumuna gelindiğinde ise ilçe yüzde 57.7 oranında ‘hayır’ diyor. Elimizde bu verilerle, Erzin’de narenciye üreticisi, esnaf ve farkı kesimlerden yurttaşlarla seçimi konuşuyoruz.

İlçede, “Bu seçimlerde AKP’de çok kan kaybı olacak gibi görünüyor” diyenler azınlıkta değil, gerekçeleri ise “Her yer Erzin gibiyse AKP’nin durumu 7 Haziran’dan daha kötü demektir. Bir çözülme var. AKP’ye oy verenler eskisi gibi AKP’yi savunamıyor.” Narenciye üreticisi ise en doğru ifadeyle borç batağında. Erzin Ziraat Bankası dışında çevre ilçelerdeki özel bankalara borçlular, çarşı pazarda her şeyin zamlandığını görseler de onlar yerinde sayıyor: “Girdi fiyatları 16 yılda 10-15 kat arttı. Narenciye fiyatları ise 16 yıldır neredeyse aynı. Ekonomik sıkışmışlıktan dolayı bu seçimde halkta farlı bir oy tercihi olacak.”

Erzin’de MHP’ye tepki çok, ortak görüş Millet İttifakı’nın önde olacağı ve MHP’nin oylarının yüzde 80’inin İYİ Partiye gideceği. Ancak İYİ Parti ile ilgili “Kapalı kutu. İlk kez seçime giriyor. Onun için kestirmek zor” diyenlerin oranı da az değil. Muhalefetteki hemen her partinin ortak fikri ise HDP’nin barajı aşması gerektiği. Cumhurbaşkanlığında Meral Akşener’e verip milletvekilliğinde barajı geçsin diye HDP’ye oy verecek bile var.

MHP OYLARININ YÜZDE 80’İ İYİ PARTİYE GİDECEK

İlk olarak Osman Bakıcı ile konuşuyoruz. MHP’den İYİ Partiye geçiş konusunda farklı tartışmalar vardı. Bakıcı, Erzin’de ‘MHP tayfasının çoğunun İYİ Partiye geçtiğini söylüyor. Hatta rakam veriyor: “MHP’nin yüzde 80’i Erzin’de İYİ partiye oy verir. MHP’de iş bulma veya başka hesaplarla kalanlar oldu. Yaşlıların hepsi İYİ Partiye geçti. Gençlerin bir kısmı İYİ Partide bir kısmı ise MHP’de kaldı.” CHP’den İYİ Partiye geçiş olduğu da tartışılan bir başka konuydu. Bakıcı, İnce’nin adaylığına işaret ederek şunları söylüyor: “Başta CHP’den İYİ Partiye geçen veya üye olan aileler de oldu. Ama Muharrem İnce’nin adaylığından dolayı CHP’den İYİ Partiye pek oy gitmeyecek. Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalır. İnce ile Erdoğan arasında geçer.”

ÖDP geleneğinden gelen Bakıcı, seçimlerde bir demokrasi seçeneği olan HDP’ye oy vereceğini söylüyor.

HER ŞEY ZAMLANDI AMA ÇİFTÇİNİN ÜRÜNÜ YERİNDE SAYIYOR

CHP’ye oy vereceğini söyleyen Narenciye Üreticisi Hasan Ekiz, narenciyenin kilosunu ilk kez geçen sene 50-60 kuruştan sattıklarını söyleyip ekliyor: “Yani ürün bu yıl, 16 yıl önce sattığımız fiyatın 10 kuruş fazlası etti. Ama giderler 10 kat ile 15 kat arasında arttı.”

Yaşadıkları ekonomik sorunları bir çırpıda sıralıyor Ekiz, “Her şey almış başını gitmiş. Kuru soğan 2,5, domates, 3,5 olmuş. Her şey zamlandı. Çiftçinin ürünü ise yerinde sayıyor. Üretici batmış. Narenciyenin zehirini sıkıp, suyunu verip, gübresini atıyorsun. Bunlar ateş pahası. Mazot beş lirayı geçmiş” diyor ve ekliyor: “Şimdi vaatlerde bulunuyorlar. Niye 16 yıldır üreticiye bir şey vermediler. Seçim gelince üreticiyi, emekliyi hatırladılar.”

Hasan amcaya ‘diğer üreticiler de aynı sorunları yaşamıyor’ mu diye soruyoruz. “Yaşamaz olurlar mı? Hepsi aynı sorunları yaşıyor. Tamam, TL ile alıyoruz ama gübre, ilaç hepsi dolara endeksli zamlanıyor. Ama millet oy vermeye gelince yaşadığı sorunlar üzerinden pek hareket etmiyor. Bir de oy vermeyi sağ-sol veya dini inancı gibi ayrımlar üzerinden yapan oluyor. İslami kesim üzerinde eskide yaşanan bazı baskıları iktidar kullanıyor. ‘CHP gelince şöyle olur böyle yapılır’ diye seçmeni korkutuyor. Başka bir neden de AKP üzerinden oğlu, gelini veya yeğeni işe alınmış olanlar var.”

Fotoğraf: Evrensel

OY ALMAK İÇİN HER OLANAĞI KULLANIYORLAR

Adem Sarar, işçi emeklisi. Çoğu emeklinin AKP’nin seçim yatırımı için emeklilere ikramiye verdiğinin farkında olduklarını söylüyor. Bunun CHP’nin bir kazanımı olduğu düşünenlerin de az olmadığını ekliyor. 7 Haziran seçimlerinde CHP, HDP’nin asgari ücreti gündeme getirdiğini, CHP’nin emekliye ikramiye dediğini, taşerona kadro dendiğini hatırlatan Sarar, “AKP o zaman dalga geçti ama oy kaybedince 1 Kasım’da bunları kendisi yapmak durumunda kaldı. Asgari ücrete o zaman 300 lira zam verildi. Bugün de CHP’nin HDP’nin işçinin, emeklinin durumunu daha çok gündem yapması konuşması lazım. Bir sıkışmışlık var. İnsanlar arayışta. Bu sabah karşılaştım. Erzin’de kömür dağıtılıyordu. Başında Sosyal hizmetlerde bir memur, ücretsiz kömür veriliyordu. Kömür dağıttıkları kesimlerin adını kaydediyorlardı. İnsanların oyunu almak için her imkanı kullanıyorlar.”

TAŞERONA KADRO DEDİLER, İNSANLAR İŞŞİZ KALDI

Ali Karakaya da AKP hükümetinin seçim öncesi geçici olarak işçi aldığına dikkat çekiyor. Ve şöyle devam ediyor: “Yani bir iş güvencesi yok. Oylarını almak için işe alıyorlar. Bugün işinden memnun olan yok. ‘Taşerona kadro’ dediler. Orada bile birçok çalışan işinden oldu. İşçi bugün memnun değil. Düşük ücret, uzun çalışma almış başını gitmiş. Ama ‘elimdeki işten olmayayım’ diye sesini şimdilik çıkarmıyor. Bu seçimlerde belli bir kesim AKP’ye oyunu vermeyecek. Oy veren işçi de iş güvencesi olmadığından onu işe alana oy vermek zorunda kalacak. Bu ancak örgütlenerek aşılabilir.”

Karakaya, AKP’lilerin bu seçimlerde ‘kan kaybı’ yaşadığını söylüyor. Açıklaması da şu: “Eskisi gibi AKP’yi savunamıyorlar. Oturup konuşuyorsun, tartışıyorsun. Destek verenlerin ya çocuğu işe girmiş ya da oradan bir iş beklentisi var. Kiminin de çocuğu memur olduğu için kaygı ve korkudan desteğini sürdürüyor.”

ERZİN VE OSMANİYE’DE MHP’YE TEPKİ VAR

Başka bir üretici ile konuşuyoruz, mısır üreticisi. Çocuğum memur, ismimi yazma diyor, öyle de yapıyoruz. Uzun yıllar MHP’de çalıştığını ama artık oradan koptuğunu söyleyip anlatıyor: “Halkta öyle bir dip dalga olacak. Ciddi bir hezimet alacaklar. Ülkenin düzlüğe çıkması için AKP teşkilatının, organizasyonun iktidardan düşmesi gerekiyor.” O da Erzin’de MHP’nin yüzde 80 oyunun İYİ Partiye gideceğini kanısında. Erzin ve Osmaniye’de MHP’ye büyük tepki olduğunu vurgulayarak ekliyor: “İYİ Parti aday belirlemede yaptığı yanlış bu bölgede olumlu havayı bozdu. Hatay’da birinci sıraya koyduğu Bilal Karaca’ya çok tepki var. MHP teşkilatı Bilal Karaca’dan gıcık alırdı. Aday olurdu seçimden sonra beş sene görünmezdi. Seçim olunca gene ortaya çıkardı ve ön sıralarda aday konurdu. Şimdi İYİ Parti aynı adamı liste başı yaptı”

ÇİFTÇİLERİN ÇOĞU BORÇLU, DAHA KÖTÜ OLUR DİYE...

Sözü tarıma getiriyor. En küçüğünden en büyüğüne bütün çiftçilerin borçlu olduğunu söylüyor: “Tarımda giderler uçtu. Mecburen mısır ekiyoruz. Devlet destekli. Bir de makinayla hasat ediyorsun, işçi maliyeti az. Satması ise kolay, parası peşin. Tarım adım adım bitirildi. Zirai Donatım yüzde 50 sübvansiyon veriyordu. Toprak mahsulleri, ÇUKOBİRLİK bunlar hep üreticinin yararınaydı. Hepsini bitirdiler. En son şeker fabrikaları satıldı. Adam diksen biter dediğimiz Çukurova topraklarında bugün üretim yapamaz hale geldik. Buğdayın kökü zarar. Şimdilik mecburen mısır ekiyorum”

Çiftçinin bunca kötü koşullara rağmen tamamen AKP’den kopmuyor olmasını ise kredi borcunun bulunmasına bağlıyor. Ve şöyle diyor: “Çoğu bankalara borçlu, kredi çekmiş. İstikrar bozulur daha kötü olur diye düşünüyor. Ama bunun daha kötüsü olamaz. Oysa ki istikrar denen şey üreticinin bu halde olması. Girdiler artarken üreticinin ürünün para etmediğini iyi bir şekilde anlatmak lazım. Bu durumu yaratanların düzeltme şansı olmaz. Birde korku var tabii. Çoluğu çocuğu memur olan aileler var. Bugün memurluktan atmak çok basit hale eldi. FETOCU, PKK’lı deyip insanların işine son veriyorlar.”

HDP BARAJI GEÇSİN DİYE OY VERECEK İYİ PARTİLİLER VAR

Erzin’de “HDP’nin barajı aşması gerekir, Ne yapıp edip barajı aştırmamız lazım” diyenler var. CHP’li bir yurttaş anlatıyor: “Benim komşu ile konuştum. ‘Ben CHP’ye oy vereceğim hanım da HDP’ye oy atacak’ dedi. Ben, nasıl eliniz HDP’ye oy atmaya varacak dedim. ‘AKP’den kurtulmanın, CHP’nin hükümet olabilmesinin yolu HDP’nin barajı aşmasından geçiyor. HDP barajı aşmazsa en az 60-70 milletvekili AKP’ye geçmiş olacak ve mecliste çoğunluğu alacaklar.’ dedi. Öyle deyince ben de hak verdim. Başka CHP’li bir aile de 5 oyumuz var birini HDP’ye vereceğiz diyor.

Sağ parti kökenli bir seçmen ise “Erzin küçük bir yer ben HDP barajı aşsın diye bu seçimde ona oy vereceğim. Ama bunu açıkça söyleyemem. Bulunduğum çevrede beni aforoz ederler” diyor. Erzin’de böyle örneklere çokça rastlıyoruz.

CHP’DEN İYİ PARTİ’YE VAR OLAN AKIŞ İNCE İLE DURDU

Son olarak girdiğimiz yer küçük bir market. Sahibi Duran Balta İYİ Partinin Erzin kurucularından. 42 yıl MHP içinde aktif siyaset yaptığını söylüyor. 2001 yılından beri “Devlet Bahçeli Rahşan affına ortak olduğu için” MHP içinde muhalefet yapmaya başlamış ama oyunu vermeye devam etmiş. 2005 yılında Ümit Özdağ, 2011 yılında Koray Aydın için çalışmış. Son referandumda hayır için çalışmış ve Bahçeli’nin kaybetmesi için uğraşmış, öyle söylüyor. Seçimdeki tavrını net bir şekilde ifade ediyor. Kurucu meclise, Cumhuriyet’e sahip çıkacağını söylüyor. Meral Akşener’in yüzde 17 ile 24 arasında oy alacağını, İYİ Partinin ise genel başkandan biraz düşük oy alacağını düşünüyor. Bir de İYİ Partinin MHP dışında merkez sağdan oy alacağını ifade ediyor.

İYİ Parti kurulurken her kesimden katılımların olduğunu söylüyor. Baştan CHP’den de İYİ Partiye bir akış olduğunu söyleyen Balta, Muharrem İnce’nin aday olması ile bunun durduğunu belirtiyor.

İkinci tura Meral Akşener değil de Muharrem İnce kalırsa tereddütsüz oy vereceklerinin de altını çiziyor.

Son sözü ise “Erdoğan’ın oluşturacağı tek adam yönetimimin engellenmesi için kurucu meclise sahip çıkacağını söyleyen komünist aday bile olsa ona oy veririm” oluyor.

HAFTADA 50 KOLİ YUMURTA SATIYORDUM, ŞİMDİ 10 KOLİYE DÜŞTÜ

Ülke ekonomisinin çok kötü olduğunu aktaran Balta, “Ekonomik bir sıkışmışlık var. Ben bir bakkal olarak bunu çok net görüyorum. Kredi kartları elde patlıyor. Narenciye üreticisinin hepsi bankalara borçlu. İnsanlar gelip 2 liralık peynir, 2 liralık zeytin alıyor. Eskiden haftada 50 koli yumurta satıyordum, şimdi 10 koli satabiliyorum. Haftada 3 teneke peynir veriyordum şimdi bir tenekeye düştü. 10 kişiden üçü veresiye alır hale geldi.”

ÖNCEKİ HABER

Haluk Levent gözaltına alınıp serbest bırakıldı

SONRAKİ HABER

Zimbabve’de ölümlerin sorumlusu polis ve asker

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa