Ulusal Yayın Kongresi: Dostlar alışverişte görsün kongresi 

Fotoğraf: Evrensel

Ulusal Yayın Kongresi: Dostlar alışverişte görsün kongresi 

6. Ulusal Yayın Kongresi  sonuç bildirgesi ve ön rapor katılımcılara gönderildi.

Kamil Tekin SÜREK

Kültür Bakanlığı tarafından 10-11 Mayıs günleri Afyon’da toplanan 6. Ulusal Yayın Kongresi  sonuç bildirgesi ve ön rapor katılımcılara gönderildi. Yakında kitap haline getirilip kamuoyuna iletilecek. Baştan belirtmek gerekirse, sonuç bildirgesinde pek dişe dokunur bir şey yok. Kongre biraz da baskın seçimin açıklandığı günlere denk geldiği ve Bakanlık tarafından iyi hazırlanmadığı için kamuoyunun fazla dikkatini çekmemişti. Şimdi, katılımcılara gönderilen sonuç bildirgesi ve ön rapor konusuyla ilgili çok gündem oluşturacak gibi değil.

Ulusal Yayın Kongresinin ilki 1939’da yapılmış. Kongrede dünya edebiyatının klasik eserlerinin çevirisi kararı alınmış ve sonrası hummalı bir çeviri faaliyetine girişilerek çok sayıda eser Türkiyeli okuyucuya ulaştırılmış. Bu çaba, AKP propagandasında yerli ve milli kültürümüzden kopma, ulusal kültürümüzü unutturma çalışması olarak anlatılsa da, 6. Ulusal Yayın Kongresinin açılış konuşmasında Kültür Bakını Numan Kurtulmuş tarafından önemli ve takdir edilmesi gereken bir adım olarak değerlendirildi. 

Daha sonraki kongrelerin kararları ve sonuçları konusunda ise kimse fazla bir şey söyleyemiyor. Sonuncusu 2009 yılında olmak üzere yetmiş yılda beş kere toplanmış Ulusal Yayın Kongresi. 

YAYINCILIK TİCARİ FAALİYETE DÖNÜŞTÜ  

Kongreler tarihine göz atıldığında; ilk kongrenin devletin kültür politikasının bir unsuru olarak ele alındığı, uzun bir aradan sonra 1975 yılında Ecevit iktidarı döneminde yapılan kongrede bu tavrın sürdüğü, daha sonraki dönemlerde ve özellikle AKP döneminde ise bir ticari faaliyet olarak yayıncılığın önündeki engellerinin nasıl kaldırılacağının tartışıldığı görülüyor. 6. Ulusal Yayın Kongresine ağırlığını koyan düşünce yayıncılık faaliyetindeki bürokratik engellerin azaltılması ve yayıncılık faaliyetinin diğer sektörlerdeki ticari ve üretim faaliyetleri kadar kârlı duruma getirilmesi idi. Tabii, bu ana eksene kongreye katılan bir avuç ilerici, demokrat katılımcının müdahale çabaları; kongrede yayımlama, düşünce ve ifade özgürlüğü alanındaki yasakların kaldırılması, ilerici ve demokratik bir kültür politikası hattı oluşturulması konusundaki önerileri ve tartışmaları da unutulmamalı.

ÖZGÜRLÜKÇÜ ÖNERİLERE KARŞI ÇIKTILAR

Kongre katılımcılarının önemli bir bölümü Kültür Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı bürokratlarından oluşuyordu. İktidarın siyasi çizgisine yakın bazı akademisyenler, iktidara yakın yayıncı birlikleri ve yazar örgütlerinin yanı sıra Emniyet Müdürlüğünden dahi katılımcılar vardı Kongrede. Yayıncılar Birliği (YAYBİR), Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), PEN, İLESAM, ÇEVBİR gibi örgütlerden ve bireysel katılan bazı kongre üyeleri ise dişe dokunur birkaç karar çıkarmak ve iktidar ile yandaşlarını gerçek sorunlar hakkında uyarabilmek için yoğun çaba sarf ettiler.

İktidar yanlıları ve bürokratlar tartışmaları AKP tarafından TBMM’ye sunulmuş ama Meclis kapandığı, seçime gidildiği için kadük olmuş Fikri Sınai Eserler Kanunu (FSEK) çerçevesinde sürdürmeye çalıştılar. “Tasarının eksikleri, yanlışları varsa onları söyleyin, yeni bir hukuki düzenleme önermeyin, aksi takdirde iktidar yasa tasarısını geri çekebilir ve yeni bir yasa tasarısının Meclise sunması yıllar alabilir” şeklinde konuştular. Aksi görüştekiler ise “24 Haziran’da seçim olacağını, iktidarın değişme ihtimali olduğunu, dolayısıyla kadük olmuş bir tasarı üzerinden tartışma yerine bu alanda değiştirilmesini, ilave edilmesi gerektiğini düşündüğümüz hangi yasal düzenleme önerisi varsa bunların hepsini tartışmamız gerekir” dediler. İktidar yanlıları her türlü özgürlükçü öneriye “Devletin ve milletin bölünmez bütünlüğü, devletin bekası” gerekçesi ile karşı çıktılar.

SONUÇ BİLDİRGESİNDEN

On iki komisyonun çalışmaları sonucunda hazırlanan sonuç bildirgesinde yer alan öneri ve görüşlerinden bazıları şöyle:

-Yayıncıların, özellikle vergi yükümlülüğünden doğan sorunları giderilmeli; KDV iadeleri, kağıttaki KDV oranları ve stopaj oranları konusunda gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. 
-Kamu kuruluşları yayıncılığın sınırlarına giren alanlarda yayın faaliyetinde bulunmamalı; zorunlu olarak yapılan yayınlarda ortak yapım anlayışı benimsenmelidir. Devlet yayıncılıktan ziyade kütüphaneleri geliştiren ve güçlendiren, okuma kültürünü yaygınlaştırmayı, edebiyat üretimini teşvik etmeyi amaçlayan bir politika izlemelidir. 
-İnternet üzerinden yapılan satış biçimleri, aşırı indirim gibi yayıncıları zorluklarla karşı karşıya bırakan uygulamalar için yasal düzenleme yapılmalıdır. Avrupa ülkelerinde tatbik edilen “sabit fiyat” benzeri satış anlayışlarının ülkemize uyarlanması için gerekli çalışmalar yapılmalıdır.
 -Telif hakları yasası çıkarılmalı; yayın hakkını daha da güçlendirecek düzenlemeler yapılmalıdır. 
-Yayıncılık sektörünün satış, pazarlama, dağıtım ve insan kaynakları konusunda yaşadığı sorunların çözümü için geniş kapsamlı ve kalıcı çözümler üzerinde planlamalar yapılmalı; tedbirler alınmalıdır. 
-TEDA programının kapsamı, etkisi ve bütçesi artırılmalı; Türk edebiyatından çevrilen eserlerin tanıtımı için de gerekli tedbirler alınmalıdır. 

Son Düzenlenme Tarihi: 02 Haziran 2018 02:42
www.evrensel.net
ETİKETLER Kamil Tekin Sürek