02 Haziran 2018 03:40
Son Düzenlenme Tarihi: 02 Haziran 2018 09:18

Kocaeli’de ortak sorun geçim sıkıntısı ama nedene dair fikirler farklı

Kocaeli’nin Derince ilçesinde seçimin nabzını tuttuk. Herkesin ortak sorunu ekonomi ancak nedenlere ilişkin farklı görüşler dile getiriliyor.

Kocaeli’de ortak sorun geçim sıkıntısı ama nedene dair fikirler farklı

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Metin DOĞAN
Seçil UÇAR
Mertcan BEGÜNOK
Kocaeli

Seçimlere bir aydan az zaman kala il il , mahalle mahalle seçimlerin nabzını tutmaya devam ediyoruz. Durağımız Kocaeli’nin Derince ilçesinin Yenikent Mahallesi.

20 bine yakın kayıtlı seçmeni bulunan mahalle, Kocaeli’nin en kalabalık mahalleleri arasında.

Kars, Ardahan ve Sakarya gibi illerden yoğun göç olan mahallede sabahın erken saatlerinde başlıyor hareketlilik.

İşçi servisleri, mahalleye girip Gebze’ye Dilovası’ya, Gölcük’e işçi taşıyor. Sabahın erken saatlerinde geldiğimiz ilçede tüm gün dolaşıp seçimi konuşuyoruz. İşçi duraklarında başlayan mesaimiz, esnaflarla ve ardından pazarla devam ediyor. Mahallenin ortak derdi ekonomi, nedenlerine ilişkin farklı görüşler dile geliyor ama ekonomideki gidişat, doların yükselişi sohbetlerimizin asıl konusunu oluşturuyor.

İŞÇİ DURAKLARI: ORTAK DERT EKONOMİ

İlk durağımız işçi durakları. İşe gitmek için servisini bekleyen bir işçiye yöneliyoruz. AKP’li olduğunu söyleyerek sorularımızı cevaplıyor. Ekonomideki kötü gidişatı, doların yükselişini ve artan işsizliği ‘dış güçler’e bağlayan işçi, “Bütün Avrupa ve ABD Türkiye’ye oyun oynuyor” diyor. Bir başka işçiye dönüyoruz, onun muhalefet partilerine eleştirişleri var: “Bizdeki muhalefet hiçbir zaman muhalefetliğini yapamıyor, en büyük sıkıntı iyi bir muhalefetin olmaması, maalesef AKP bu sayede geliyor iktidara.” Ekonomik gidişatı ise dış güçlere bağlayan işçi,  “Doları, petrolü bir anda yükseltiyorlar. Şu anda doların yükselmesi Amerika’nın, İsrail’in ve ‘bizdeki zenginlerin’ oyunları. Biz de bunun acısını çekiyoruz” diye konuşuyor.

‘İKİ YILDIR GREV HAKKIMIZ ENGELLENİYOR’

Nedenlerine ilişkin farklı görüşler dile gelse de işçilerin ortak gündemi ekonomi. Bir işçi ekonomideki kötü gidişatın seçim kararıyla daha da kötüye gittiğini söylüyor: “Ekonomi iyiye gitmiyor, bu seçimle daha da kötüye gidecek. Marketlerde fiyatlardan belli oluyor. Et, sebze, meyve, altın, dövizden belli oluyor her şey.”

İşçi duraklarında işçilere sormaya devam ediyoruz. Bir başka işçi emekli olmasına rağmen çalışmaya devam ettiğini söyleyip ekliyor: “İnşallah bu hükümet devam eder, güzel şeyler yapacağını tahmin ediyorum.” Biz konuşurken yanımıza bir başka işçi yaklaşıyor, emekli işçinin sözleri üzerine yanımıza yaklaşan bir işçi, “Sen emekli olduğun halde neden çalışıyorsun? Başka ülkelerde insanlar emekli olunca hayatını yaşıyor, sen hâlâ çalışmak zorunda kalıyorsun, kaç kez tatile gittin mesela?” diye soruyor. “Madem bu kadar sorun var, çıkıp hakkınızı arayın o zaman” diyen emekli işçiye tepki gösteren işçinin cevabı ise işçilerin içinde bulunduğu durumu gösteriyor: “İki senedir grev yapmak istiyoruz, grev hakkımız engelleniyor!”

‘MARKETE GİTTİĞİMİZDE GÖRÜYORUZ’

Konuştuğumuz bir işçi ise her şeyin seçim sonrası  düzeleceği, ekonominin iyiye gideceği vaatlerine tepkili: “İnsanların akıl sağlığı ile dalga geçiyor bunlar.”

Bir ay boyunca çalışıp, emeklerinin karşılığını alamadıklarını söyleyen bir başka işçi ise yaşadığı hayattan memnun olmadığını anlatıyor: “Markete gittiğimizde bir aylık emeğimizin karşılığı olarak aldıklarımızın ne kadar düştüğünü görüyoruz.”

CHP’li olduğunu belirterek sözlerine başlayan bir başka işçi, seçimi ‘Kurtuluş’ olarak görenlerden: “Erken seçim, erken kurtuluş.” İnsanların intihar  ettiğini belirten işçi, seçim güvenliği konusunda ise endişeli: “Durumlar çok kötü, ekonominin iyi gittiği hep yalan, insanlar intihar ediyor. Bir oyun olmazsa sandıkta göreceğiz. Ama güvenim yok, yine bir işler olur, arada oylar gider.”

‘SON ZAMANLARDA VERDİĞİM PARTİYE OY VERMEYECEĞİM’

Soluğu Yenikent’in Pazartesi Pazarı’nda alıyoruz. Pazarı, marketlere göre daha ucuz olduğu için tercih ettiğini belirten Yıldıray Omurtağ, emekli olmasına rağmen sanayide çalışmak zorunda olduğunu anlatıyor. Seçimlere dair görüşlerini sorduğumuz Omurtağ, “16 yıl boyunca ekonomi cacık, eğitim cacık… Ben emekliyim, sanayide çalışmaya devam ediyorum. Kendimi bildim bileli CHP’ye oy veririm. Ama Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ikinci turda Akşener kalırsa, ona da oy veririm” diyor. Bir başka yurttaş ise pazar fiyatlarının da pahalı olduğunu söylüyor. Ramazanın gelmesiyle fiyatların iyi ce arrttığını söyleyen Vatandaş, seçimlerde kime oy vereceğine karar vermemiş. İsmini vermek istemediğini söyleyen vatandaş, “Ben kararsızlardanım ama son zamanlarda verdiğim partiye oy vermeyeceğim” diyor.

NEDEN SEÇİM SONRASINI BEKLİYORSUNUZ?

İşçi durakları boşaldı, işçiler fabrikalarına doğru yol alırken biz de Yenikent’te esnafları dolaşıyoruz. Bir esnafa soruyoruz, çayını içerken yanıtlıyor sorumuzu, artık esnaf olmadığını söyleyerek başlıyor söze ve nedenini şöyle anlatıyor: “Bankalara borcum var. Dolar desen almış başını gidiyor, avro, altın, mazot öyle, işsizlik diz boyu. Ben esnafım ama dükkanı kapattım burada çay içiyorum. Beş altı bankaya borcum var, hiçbirini ödeyemiyorum. Çalışanların emeklerini veremiyorum, SSK’sini ödeyemiyorum...” Biz ayrılırken de “Bu durumdan bir an önce kurtulmamız gerekiyor” diyor arkamızdan.

Ülkeyi freni boşalan bir kamyona benzeten bir başka esnaf ise, “AKP’nin kendini kurtarmak için seçime gittiği” görüşünde: “Bu süreçte de AKP kendini kurtarmak adına ülkeyi bir bataklığa, bir erken seçime sürükledi. Şu anda da doların, altının, mazotun, ekonominin gidişatından belli. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomiye dair “Seçimden sonra tedbir alacağız” söylemlerine değinen esnaf, “Peki sormazlar mı? Şu anda hükümet sizsiniz, gerekli müdahaleyi neden yapmıyorsunuz? Sanki muhalefet partisi gibi vaatlerde bulunuyorlar. Sorarım herkese, ülke iyiye gidiyorsa neden erken seçim, sorun varsa neden bu partiyi seçelim?” diye soruyor.

‘CUMHURBAŞKANI ADAYININ İÇERİDE OLMASI YANLIŞ’

Fotoğraf: Evrensel

Ekonomik kötü gidişatın sebebinin OHAL olduğunu düşünen Ahmet Yeşil ise çözümün ise “OHAL’in kalkmasından, demokrasinin gelmesinden” geçtiğini söyliyor.

50 yıl boyunca MHP’ye oy verdiğini söyleyen Yeşil, “Artık oy vermiyorum MHP’ye, o da bizi kandırdı. Şimdi İYİ Partiyi destekliyorum, Akşener’e oy vereceğim” diyor. Akşener’in de Demirtaş’ın dışarı çıkması gerektiğini söylediğini hatırlattığımız Yeşil, “Cumhurbaşkanı adayı olan birisinin tutuklu olması yanlış zaten, nasıl kampanya yapacak? Hiç olmazsa onun 5-6 milyon seçmeni var, bunu yok saymak olmaz” yanıtını veriyor.

‘DIŞ GÜÇLER İŞTE, BİZ BİLİYORUZ ONLARI’

Pazar fiyatlarının çok güzel olduğunu, ihtiyaçlarını aldığını söyleyen emekli bir teyze ise, “Allah’a şükür her şey var, hükümetimizden memnunuz” diyor. Ekonomideki durumu o da dış güçlere bağlıyor, kim bu dış güçler diye soruyoruz, “Dış güçler işte, biz biliyoruz onları. Dolar da düşecek, seçim dönemi geldiği için doları yükselttiler” diye cevaplıyor.

AKP’nin 24 Haziran’da yüzde 50-52 oy alacağını ve cumhurbaşkanının ilk turda belirleneceğini düşünen Harun Demir, Derince’de esnaf. Eski günlere bakıldığında ekonominin iyi olduğunu ileri süren Demir, Türkiye’nin özgürlükler ülkesi olduğunu düşünüyor.

Yenikent Mahalle Muhtarı Asuman Ekerer ise mahelleye ilişkin bilgi verdi: “Mahallemizde her seçimde yüzde 80’e yakın katılım oluyor, oldukça yüksek. Siyasi partiler de bunu değerlendirerek seçmene sesleniyor. Pazarda, iş merkezlerinde ziyaretlerini yapıyor, seçim arabaları ile mahallede turluyorlar. Yine bu seçimde de yüksek katılım bekliyoruz.”

ÖNCEKİ HABER

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Artık UBER muber diye bir şey yok

SONRAKİ HABER

Turkey ranks 130th for sexual inequality out of 149 countries

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa