Sumitomo işçisi: Benim canımı Japon kadar düşünmeyene oy vermem

Fotoğraf: Evrensel

Sumitomo işçisi: Benim canımı Japon kadar düşünmeyene oy vermem

Sumitomo lastik fabrikası işçileriyle seçimi konuştuk. Bir işçi 'Benim canımı Japon kadar düşünmeyene de onunla iş birliği yapana da oy vermem' diyor.

Ayhan AYDOĞAN
Çankırı

Durağımız Çankırı, konumuz seçim. Daha doğrusu hangi konu konuşulursa konuşulsun konu seçime geliyor. Çankırı’nın genel eğilimini anlamak açısından, ilçedeki iki büyük fabrikanın işçileriyle bir araya geldik. Bunlardan ilki Sumitomo lastik fabrikası işçileri. Bin işçinin çalıştığı, Türk-Japon sermayesiyle kurulan fabrikayı, geçtiğimiz aralık ayında Lastik-İş’e üye olabilmek için yaptıkları grevden tanıyoruz. Konuştuğumuz işçiler arasında greve katılıp işten atılan da, greve katılıp işe dönen de var. Diğer görüş aldığımız kesim ise asansör ustaları. ‘Nereden çıktı şimdi bu asansörcüler’ sorusunu sorabilirsiniz, peşinen cevaplamak gerekirse, İç Anadolu’daki çoğu asansör firmasının hem sahibi hem işçileri Çankırılı. Asansörcülük Çankırılılar için “Hiç bir şey olmasam, falancanın yanında asansör kontrol ederim” diyebileceği genişlikte bir iş alanı.

JAPON KADAR OLAMADILAR

Sumitomo’dan konuştuğumuz ilk işçi kendini ülkücü olarak tanımlıyor. İsmi Ahmet. Tam konuyu MHP üzerinden genişletecekken, İYİ Partili olduğunu söyleyerek devam ediyor: “Ben greve ilk günden son gününe kadar katıldım. Ne AKP ne MHP teşkilatları buraya gelmedi. Sadece İYİ Parti ilçe yönetimi geldi. Lisede birlikte adam dövdüğümüz ülkücü teşkilatı üç maymunu oynadı. Ben bunlar böyle yaptı diye ülkücülüğü bırakmam ama ülkücülüğü bırakanları bırakırım.” Bu açıklamadan sonra “Kime oy vereceksin sorusu” anlamını yitiriyor. Ahmet’e sadece bunun için mi İYİ Partiye oy vereceğini sorduğumuzda şöyle bir örnek veriyor: “Benim ailem asansörcü, riskli, kazanın belanın çok olduğu bir iş. Bizim fabrikada da iki sene önce birisi öldü. Japon genel müdür, ölen arkadaşın makinesini devre dışı bıraktırdı, oraya bir de mum yaktı. Adam Japon, mapon ama ölüye böyle bir saygıları var adamların. Şimdi TOBB başkanının açıklamasına bakıyorsun hükümetle birlikte iş güvenliği yasalarını erteliyorlar. Ya ben, benim canımı Japon kadar düşünmeyen adamlara da, onunla iş birliği yapana da oy vermem.” “Japon müdürün mum koymaktansa önlem alması daha iyi olmaz mıydı?” sorusuna, “Yahu tabii orası öyle de, adam en azından şekilsel olarak önemsiyor, bizimkiler şekil şemal bile bakmadan dümdüz kaldırdık yasa gidin ölün diyor” yanıtını veriyor. İYİ Partinin yasaları işçilerin lehine düzenleyeceğine dair bir beklentisinin olup olmadığı sorusu üzerine şunları söylüyor: “Kesin çıkartır diyemem ama denemekten zarar gelmez. En azından bize karşı bir şey yapacaksa da Meral Başkan alttan alta yapar. Öyle dümdüz suratımıza söylemez.”

AKP DEMEK İNŞAAT, İNŞAAT ASANSÖR DEMEK

Ahmet’le konuşmamız bitince, Gürbüz’le devam ediyoruz. Gürbüz de ülkücü olduğunu ifade ediyor ama o da MHP’li değil AKP’liymiş. “Neden AKP?” sorusuna “Ekmek teknesi” şeklinde kısa bir cevap veriyor. Biraz açmasını istediğimizde ise şunları dile getiriyor: “Ağabey biz asansörcüyüz. Bizim piyasamız AKP ile birlikte arttı. Her yer yüksek yüksek inşaat. Bu da demektir asansör işi. Ya asansörün imalatını yaparız ya apartmana yerleştirmesini ya da kontrollerini. Yani illaki bize bir ekmek düşüyor. Şimdi AKP tek başına iktidar olamazsa inşaat işleri durur gibi bir algı var Çankırı’da. Eee tüm memleket de inşaattan kazanıyor parayı. Sen söyle biz şimdi ne yapalım. Bu saatten sonra başka iş de öğrenilmez.”

MAÇIN TARİHİNİ ATLAYANLAR...

Bir diğer Sumitomo işçisine dönüyoruz. İsmi Osman. Osman AKP’li olduğunu ama bu seçimde, Meclis için AKP’ye oy vermeyeceğini, sadece cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’a oy vereceğini söylüyor. Erdoğan hariç AKP yönetiminin yönetici vasfı olmadığını düşünüyor.  Örneği de Çankırı Spor’un başkanından veriyor. AKP’li olan Çankırı Spor başkanı üzerine anlattığı olay son derece ilginç. Çankırı Spor 2. amatör ligde mücadele ediyor. Osman da sıkı bir Çankırı Spor taraftarı. Son maçları Kurşunlu Belediye Spor’la. Lider çıkacakları karşılaşmada yenilseler bile şampiyon olarak bir üst lige çıkacaklar. Osman eşini çocuğunu da alıp maça gidiyor. Gidiyor gitmesine ama karşıda rakip yok. Meğerse maç bir gün önceymiş. Kulüp yönetimi maçın gününü karıştırmış. Çankırı Spor hükmen mağlup sayılmış, maça çıkmadıkları için de üç puan silinince şampiyon olamayıp bir üst lige çıkamamışlar. Osman “Şimdi ben bir maçın tarihini ayarlayamayan adamlara nasıl güveneyim. AKP’nin tüm il teşkilatı kulübün yönetiminde ama durum bu. Benim için Erdoğan var. Erdoğan’dan sonrasını tufan görüyorum” diyor.

Osman’ın bu hikayesinden sonra gündemin ciddiyetine geri dönemiyoruz. Diğer işçiler de başlıyor maça dair anılarını anlatmaya. Amatör futbol hikayelerine ve seçim değerlendirmelerine doymuş bir vaziyette Çankırı’dan ayrılıyoruz.

AKP VE MHP’NİN OY ORANI TOPLAMI YÜZDE 90 AMA...

Çankırı’nın karakteristik seçim eğilimi üzerinde durmakta fayda var. Çok sayıya boğmadan açıklayacak olursak, 16 Nisan başkanlık referandumunu kenara koyarsak AKP ve MHP’nin oy toplamının hiç yüzde 90’ın altına düşmediği bir il. Başkanlık referandumunda ise bu blokun örgütleyicisi olduğu ‘evet’ cephesinin oy oranı yüzde 73.

Konuştuğumuz işçiler ve etraftan sohbete dahil olanlardan gözlemleyebildiğimiz kadarıyla, Çankırı çoğu kişinin ülkücü olduğu ama az sayıda MHP’linin olduğu bir yere dönüşmüş. Halkın büyük bir kısmı asansör işindeki kazançlarının gideceği korkusuyla tekrar AKP’ye oy verecek gibi gözüküyor. İYİ Parti ise MHP’nin tabanını ciddi ölçüde kaydırmış. Bu kaydırma tek tek üyelerin kaymasından ziyade üyelerle birlikte MHP’nin okullardaki teşkilatlanması, fabrikalardaki meslek lisesinden gelen örgütlü yapısının da kayması şeklinde gerçekleşmiş.

Son Düzenlenme Tarihi: 31 Mayıs 2018 05:14
www.evrensel.net