Marx ve yabancılaşma: Hegelyan temalar üzerine yazılar

Çizim: Nikolai Shukov

Marx ve yabancılaşma: Hegelyan temalar üzerine yazılar

Arif Koşar, Sean Sayers’in 'Marx ve Yabancılaşma: Hegelyan Temalar Üzerine Yazılar' kitabını yazdı.

Arif KOŞAR

Marx’ın yabancılaşma kuramı, kimileri için onun erken yazılarında ele alınan, ancak daha sonra vazgeçilmiş bir tema olarak görülür. Marx, yabancılaşma üzerine görüşlerini esasen 1844 yılında Hegel ve Feuerbach’tan esinlenerek yazdığı el yazmalarında geliştirmişti. Daha sonra çeşitli eserlerinde yabancılaşma kavramına pek rastlanmadığı da doğrudur. Buna rağmen yabancılaşma kuramı Marx’ın çalışmalarında Kapital’in meta fetişizmi bölümünde olduğu gibi kimi zaman görünür, kimi zaman da örtülü olarak varlığını sürdürmüştür. 

Kor Kitap’ın “Marksist Araştırmalar Dizisi” kapsamında yayınlanan, Ferhat Sarı tarafından çevrilen Sean Sayers’in “Marx ve Yabancılaşma: Hegelyan Temalar Üzerine Yazılar” kitabı, Marx’ın kavramlarını onun yöntemsel varsayımları bağlamında ele alarak yabancılaşma kuramını nasıl geliştirdiğine açıklık getiriyor. Marx’ın Hegelci diyalektiği materyalist bir temelde devraldığını hatırlatan Sayers, böylece sadece yabancılaşma değil Marx’ın emek, işbölümü ve komünizm yaklaşımını derinlemesine ve tüm zenginliğiyle açıklama başarısını gösteriyor. Bu açıdan kitabın Marksizmi anlamak açısından Türkçe literatüre son dönemlerde yapılmış en önemli katkılardan birisi olduğunu söylemek mümkün. 

YABANCILAŞMAYI NETLEŞTİRMEK

Kitap kapağı

Kitap Sayers’in çeşitli dönemlerde yazdığı dokuz makalenin derlenmesinden oluşuyor: “Yabancılaşma kavramı: Modern toplumsal düşüncede Hegelyan temalar”, “Hegel ve Marx’ta yaratıcı etkinlik ve yabancılaşma”, “Emek kavramı”, “Birey ve toplum”, “Özgürlük ve ‘zorunluluk alanı’”, “Eleştirel bir kavram olarak yabancılaşma”, “Özel mülkiyet ve komünizm”, “İş bölümü ve onu aşma”, “Marx’ın komünizm kavramı”. Makaleler farklı zamanlarda yazıldığından bazı bölümlerde kimi tekrarlar hissedilse de makalelerin kurgusu birbirini tamamlıyor ve bütünlüklü bir yapı ortaya çıkıyor. 

Sayers’in de dile getirdiği gibi yabancılaşma Marksizm’in en yanlış anlaşılmış ve kullanılmış terimlerinden birisidir. Daha sonraki çalışmalarına da sinmiş olan ‘yabancılaşma’yı anlamak için, Marx’ın devraldığı ve eleştirel bir biçimde geliştirdiği Hegelci kullanımı dikkate almak gerekir. Erken yazılarının ortaya çıkışı ve yorumlanmasıyla, özellikle 1960’lı yıllarda Marx’ın “erken” ve “olgun” dönemleri arasında mutlak bir ayrılık olduğu ileri sürüldü. Hegelci idealizmin erekselci/kaderci niteliği ile Marx’ın ağırlıklı olarak ilk dönemlerini etkilediği ve Marx’ın bazı hatalarının sorumlusu olduğu ileri sürüldü. Böylece Levi Strauss gibi yapısalcı düşünürlerden de etkilenen Louis Althusser ve onun Balibar, Poulantzas gibi takipçileri diyalektiği ya da Hegelci mirası Marksizm’den çıkarmaya dönük yapısalcı bir Marksizm kurmaya girişti. Anglo-Sakson ülkelerinde, bu yaklaşımdan da feyzalarak şekillenen Analitik Marksizm akımının önüne koyduğu en önemli görevlerden birisi de Marksizm’i Hegelci diyalektikten temizlemek, böylece Marksist kavramlara kesinlik ve açıklık getirmekti. 

DİYALEKTİKTEN KOPUŞ LİBERALİZME SÜRÜKLER

Oysa Marx’ın Kapital’de dahil eserlerini ve bir bütün olarak Marksizm’i kavramak için onun Hegel’den materyalist bir zeminde devraldığı, bu açıdan her fırsatta atıf yaptığı diyalektiği göz önünde bulundurmak zorunludur. Zaten, diyalektiği çıkarmaya çalışan tüm bu ‘okul’lar Yapısalcı-Marksizm örneğinde Post-Marksizm’in, Analitik Marksizm’de ise liberal bir adalet kuramının filizlenlenmesi için gerekli zemini sağlamıştır. Çünkü bu liberal kaymanın öncülleri, bahsi geçen okulların varsayımlarında örtülü ya da açık olarak bulunmaktaydı. Bu nedenle Marx’ın kavramlarının zenginliğinin anlaşılması için, özel olarak ayrıntılandırmadığı diyalektik yönteminin, diğer ve belki de abartılı bir deyişle Hegelci bağlamının kavranması gereklidir. “Marx ve Yabancılaşma” bu bağlamı ve bağlantıyı başarılı bir biçimde sergiliyor.

Marx ve Yabancılaşma:
Hegelyan Temalar Üzerine Yazılar
Sean Sayers
Çeviren: Ferhat Sarı
Kor Kitap
Mayıs 2018, İstanbul
260 sayfa

* Bu yazı, Teori ve Eylem Dergisi’nin haziran sayısındaki makaleden kısaltılarak alınmıştır.

www.evrensel.net