Ekmek ve Gül Korosu'ndan 5. konser: İsyanımızı notalara döktük

Fotoğraf: Evrensel

Ekmek ve Gül Korosu'ndan 5. konser: İsyanımızı notalara döktük

Mersin Ekmek ve Gül Kadın Korosu 4. yılında 5. konserini Yenişehir Belediyesi Nikah Salonunda verdi.

Halil POLAT
Mersin

Mersin'de 2015 yılında bir araya gelen 4 kadın 'Ekmek ve Gül Kadın Korosu'nu oluşturmak için çıktılar yola. "8 Martlar geçiyor ama kadınların başlıca talepleri gerçekleşmiyor" diyerek çıktıkları yolda işçisinden işsizine, öğrencisinden öğretmenine bir çok kadın ile buluşuyor ve yıllar içinde giderek büyüdüklerini ifade ediyor kadınlar. Neden mi Ekmek ve Gül? Sorusuna ise cevapları çok net, "Biz kadınlar bu mücadelenin bir parçası olarak bunca açlığa, işsizliğe, yoksulluğa, şiddete yaşam tarzı dayatmasına karşı, yaşamak için ekmek ruhumuz için gül istiyorsak o zaman adımız da ‘Ekmek ve Gül Kadın Korosu’ olsun diyerek belirlemişler koronun ismini.

'İSYANIMIZI VE MÜCADELE AZMİMİZİ NOTALAR EŞLİĞİNDE DUYURALIM İSTEDİK'

Mersin Ekmek ve Gül Kadın Korosunu oluşturan kadınlar “Öğrenciyiz, öğretmeniz, hemşireyiz, esnafız işçi ve işsiz kadınlarız, biz bir koroyuz ama hiç birimiz müzisyen değiliz" diyerek çıktıkları yolda, "Ama çığlığımızı, isyanımızı ve mücadele azmimizi notalar eşliğinde duyuralım istedik. Yaşamak için ekmek ruhumuz için gül istiyoruz ve bunun ancak birleşerek olacağını da biliyoruz” diyorlar.

Konser öncesi konuşma yapan kadınlar, "Türküler bizi söyler dedik. Çünkü bütün türküler insanın yaşadıkları karşısında duygularını ifade etmenin aracı olmuş. Kah sevgiliye yare, kah anaya, babaya, evlada söylenmiş. Bazıları da içinde bulunduğumuz durumu anlatmak üzere söylenen türküler olmuş." ifadelerini kullandı.

Fotoğraf: Evrensel

'HEPİMİZİN DERDİ YAŞANACAK BİR ÜLKE'

Seslendirecekleri türküleri neden seçtiklerini şöyle açıklıyorlar;  "Ne kadar çok kutuplaştık. Aynı iş yerinde çalışan iş arkadaşları olarak bile birbirimize yan bakar olduk. Halbuki hepimizin derdi iş, kaygısı aş, gayesi kardeşçe yaşanacak bir ülke. Bizde Aşık Veysel'in dizeleriyle seslenerek beni hor görme gardaşım" dedik. Serbest Bölgede başta kadınlar olmak üzere binlerce işçinin makine tezgahlarının arasında uçar giderken onların şahsında bütün işçi sınıfının ortak duygusu olan doyuran biz, giydiren biz, aç kalan çıplak kalan biz" dizelerini es geçemezdik. Kilometrelerce insan zinciri oluşturarak  " Nükleer santrallere hayır " diyen sesimizi duymayanlara, Akkuyu'da atılan temelin ardından bir de bu salondan seslenerek "Nükleer katliamdır" diyelim istedik. Artan dolar, akaryakıta gelen zamlar en çok bizleri etkiliyor. Bir tarafta cebimizdeki para her geçen gün eriyip giden biz emekçiler diğer tarafta servetini büyütenleri görünce insan " çalışmakla verse verirdi bana, bu kadar parayı sana kim verdi" diye sormadan edemiyor. O zaman da soya, soyup, kaçıp doyana yuh çekmeden de duramıyor" ifadelerini kullandı. 

Ardından konuşan Kayseri Kadın Dayanışması Derneğinden Av. Eylem Sarıoğlu, "Türkü söylemenin en çok kadınlara yakıştığını ama kadınların uzun süredir neşeli, heyecanlı, mutlu türkü söylemekten uzakta olduğunu belirtti.  Sarıoğlu, "Her geçen gün daha çok acıyı içimizde hissettiğimiz, yüzlerce kız kardeşimizi kaybettiğimiz, sermayenin hırsı karşısında birçok işçi kardeşimizi kaybettiğimiz, savaşlarda çocuklarımızı, gençlerimizi kaybettiğimiz bu koşullarda iktidar bizlere engelliyor, yasaklıyor güzel türküler söylememizi" diye konuştu. 

Gündemde 24 Haziran seçimlerinin olduğunu hatırlatan Sarıoğlu, "Hükümet yaşanan ekonomik krizin altında kalmamak için, bunun faturasının kendisine çıkmadan biran önce tekrar iktidara sahip olmak açısından erken seçim kararı aldılar. Geçtiğimiz günlerde seçim manifestonun açıkladılar. Manifestoyu ilk okuduğum da ' aklımızla dalga mı geçiliyor? ' diye düşünmeden kendini alamadım. Çünkü 16 yıldır iktidarda olan bir partinin değilde bir başka partinin manifestosunu okuyormuş gibi oldum. Açıklanan manifestoda kadınlar için güzel şeyler yapıldığından bahsedildiğini ifade eden Sarıoğlu, " Her türlü ayrımcılığa karşı mücadele ederek kadınların önünün açıldığını, çalışma hayatlarında kolaylıklar sağlandığından bahsediliyor. Oysa biz biliyoruz ki yaşamın her alanında ayrımcılıkla karşı karşıyayız. Eşit işe eşit ücret kavramının her geçen gün kendini daha fazla uzaklaştırdığı çalışma hayatı gerçeğiyle karşı karşıyayız. Eğitimden istihdama, sağlıktan aileye kadar her alanda kadınları desteklemeye devam edeceklerini söylüyorlar manifesto da, biz bu desteği gördük mü? Görmedik." ifadelerini kullandı. 

"Özellikle genç kızların 4+4+4 eğitim sistemiyle birlikte nasıl okumaktan kopartılıp erken evliliklere zorlandığını, çok küçük yaşlarda çalışma yaşamına dahil olduklarını biliyoruz" diyen Sarıoğlu, "Biz yine yan yana olacağız. Değiştirmek üzere, umutlarımızı büyütmek üzere bir arada olmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

Ardından koronun sahne alması ile türküler ve halaylar eşliğinde etkinlik sonlandırıldı.

www.evrensel.net