Ankara Ulus Halinde pazarcı da vatandaş da şikayetçi

Fotoğraf: Evrensel

Ankara Ulus Halinde pazarcı da vatandaş da şikayetçi

Ankara'daki Ulus Halinde Evrensel'e konuşan pazarcı ve vatandaşlar, ekonomiye ilişkin 'zengin daha zengin, fakir daha fakir oluyor' diyor.

Birkan BULUT
Ankara

Ankara Ulus Halinde konuştuğumuz pazarcı da vatandaş da ekonomiden şikayetçi. Torbalarının dolmadığını söyleyen bir ev kadını, “50-100 liranın hiçbir hükmü kalmamış. Doğru düzgün alışveriş yapamadan çıkıyoruz pazardan” diyor. Tarla ile tezgah arasındaki aracıların kazandığını söyleyen pazarcılar da alım gücünün düştüğünü, zamlar nedeniyle eskisi gibi kazanamadıklarını söylüyor.

Ulus; pazarı, hali, dükkanları, işportasıyla Ankara’nın en ucuz semtlerinden biri. Ancak Türk lirasının giderek değer kaybetmesi, alım gücünün düşmesi, zamlar derken Ulus halinde torbası dolu insan görmek zor. Meyve ve sebze tezgahlarının önünde vatandaş hiç zaman kaybetmiyor. Ya alıyor ya da şöyle bir bakıp geçiyor. Kasap camekanlarının önündeki vatandaşlar ise uzun uzun fiyatlara bakıyor. Alıcılar dükkanın içinde et seçerken, alamayanlar da belki bir dahaki sefere diyerek fiyatları ölçüp biçiyor. Burada soru sormak istediğimizde yanıt vermek isteyen birini bulamıyoruz.

FİYATLAR İKİ KATINA ÇIKTI

Ankara Ulus halinde konuştuğumuz Pazarcı Serdar Dursun, “Ramazanda işler açılır dedik ama açılmadı. Havucun kilosu olmuş 5 lira, ıspanağın 4 lira, limonun 6-7 lira. Ramazanda fırsatçıların yüzünden fiyatlar iki katına çıktı, o yüzden iş yok” diyor. Ispanağın kilosu tarlada 1 lirayken, komisyonculardan tezgaha gelene kadar 3 lira olduğunu belirten Dursun, vatandaşın pazarlık yaptığını ama ellerinde çok fazla bir şey gelmediğini söylüyor.

Üniversite öğrencisi olan ismini vermek istemeyen bir pazarcı da ülke ekonomisinden dolayı fiyatların çok pahalı olduğunu dile getiriyor. Eskiden eriği 3 liraya alabilirken şimdi bir kilo eriği 5 lira olduğunu belirten pazarcı, “Gelen ürün de iyi değil ama mecburiyetten satıyoruz. Pazarda kalabalık var ama alışveriş yapan yok” diyor.

DOLARIN BİZE ETKİSİ YOK!

Meyve tezgahının başındaki Pazarcı Görkem Yardımcı da şikayetçi. Tezgahın hiç iyi durumda olmadığını ifade eden Yardımcı, “Bu sene alışverişe gelen yok. Aslında 1 lira olmasına rağmen karpuz olmuş 3 lira. Kimse evine karpuz götürmüyor. Benzin fiyatı 6.5 liraya yakın. Bunlar etkiliyor. Ekonominin düzelmesi lazım” diyor.

Balık tezgahının sahibi Yakup ise halinden memnun olduğunu söylüyor. Balığı ucuza 8-10 liraya sattıklarını söyleyen Yakup, dolar kendilerini etkilemediğini savunuyor. Türk lirasının da değer kaybettiğini sorduğumuz Yakup, yerli balık sattıkları için dolarla bir işleri olmadığını söylüyor.

‘PARASI OLAN PARA KAZANIYOR’

Aynı tezgahta çalışan 3 çocuk babası Kubilay Hakbilen ise bu konuda aynı fikirde değil. “Aldığın ücret eve varmadan bitiyor” diyen Hakbilen şöyle devam ediyor: “Eskiden bir kilo yağ 5 liraydı, şimdi olmuş 10 lira. Her şeye zam geldi, milletin alım gücü yok. Adamın aldığı 1600 asgari ücret, kira mı versin, çocuk mu okutsun, evini mi geçindirsin? 20 senedir çalışıyoruz ne ev var ne bark. Krediyi çekip diğer kredi ile ödüyoruz. Ekonomi kötüye gidiyor. Parası olan para kazanıyor, olmayan sürünüyor. 100 milyarı olan dolara yatırıyor bir ayda 150 milyar oluyor. Senin benim sırtımdan gidiyor bunlar.”

ASGARİ ÜCRETLİ NASIL ALSIN BU BALIĞI

Ankara Büyükşehir Belediyesinden Emekli Şevki Yılmaz, hâlâ çalışmak zorunda olduğunu söylüyor. Elindeki balığı gösteren Yılmaz, “Şunun kilosu 20 lira. Bunu bir asgari ücretli yiyebilir mi? Asgari ücret 1600 TL, balığın kilosu 20 lira. Gariban olan boğazından kısıyor. 2016’da asgari ücret 1300 liraydı, 450 dolar ediyordu. Şimdi 1600 lira 350 dolar etmiyor. 24 Haziran bu yüzden bir kurtuluş olacak bence. Bunların bir an evvel yönetimi bırakıp bu ülkeden gitmesi lazım” diye konuşuyor.

‘ZENGİN DAHA ZENGİN, FAKİR DAHA FAKİR’

Pazarda alışverişe çıkan kadınlardan yalnızca biri sorularımızı yanıtladı. Ancak o da ismini vermekten çekiniyor. Kızı ile birlikte peynir tezgahı önünde konuştuğumuz ev kadını, “Halk olarak biz geçinemiyoruz” diyor. Torbalarının dolmadığını söyleyen kadın şunları anlatıyor: “50-100 liranın hiçbir hükmü kalmamış. Doğru düzgün alışveriş yapamadan çıkıyoruz pazardan. Ekonomi büyüdü diyorlar da nasıl büyüdük? Valla biz geçinemiyoruz. Eskiden orta direk vardı şimdi zengin ile fakir var. Zengin daha zengin oldu, fakir daha fakir. Kiraya verdiğimiz bir ev var. Onun parası da geliyor, kira da vermiyoruz ama yine de artık yetmiyor. İki çocuğumuz var okutmaya çalışıyoruz. Ne hürriyet, ne güven ne de para var...”

Son Düzenlenme Tarihi: 23 Mayıs 2018 17:30
www.evrensel.net