AYM'den polis kurşunuyla felçte karar: Etkin soruşturma yapılmadı
Fotoğraf: Pixabay

AYM'den polis kurşunuyla felçte karar: Etkin soruşturma yapılmadı

AYM, Diyarbakır'da yapılan yürüyüşte polisin açtığı ateşle belden aşağısı felç olan Cembeli Erdem’in dosyasını karara bağladı.

Erdi TÜTMEZ
İstanbul

Anayasa Mahkemesi (AYM), 30 Ağustos 2010’da Diyarbakır’ın Sur ilçesinde BDP’nin gerçekleştirdiği boykot etkinliğinin ardından düzenlenen yürüyüş sırasında sivil polislerin açtığı ateş sonucu belden aşağısı felç olan işitme engelli Cembeli Erdem’in (50) dosyasını karara bağladı. AYM, olayla ilgili etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle Erdem’in yaşam hakkının ihlal edildiğini açıkladı.

Erdem’in vurulmasıyla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı, polis hakkında olası kasıtla nitelikli yaralama suçundan kamu davası açmış, mahkeme de sanık polisin 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermişti. Ancak mahkeme sanığın eylemini kasıt veya olası kasıtla değil taksirle gerçekleştirdiği kanaatine varmış, verdiği cezanın da açıklanmasını geri bırakmıştı. Erdem’in bu karara itirazı, Ağır Ceza Mahkemesince reddedilmişti.

‘SORUMLULARIN HESAP VERMESİ SAĞLANMALI’

“Devletin yaşam hakkı kapsamındaki pozitif yükümlülüklerinin korumaya ilişkin maddi yönü yanında usule ilişkin yönü de bulunmaktadır.” denilen AYM kararında, “Bu yükümlülük, doğal olmayan her ölüm olayının sorumlularının belirlenmesini ve gerekiyorsa cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili bir soruşturma yürütmeyi gerektirir. Bu soruşturmanın temel amacı, yaşam hakkını koruyan hukukun etkili bir şekilde uygulanmasını ve varsa sorumluların hesap vermelerini sağlamaktır.” ifadelerine yer verildi.

‘SORUŞTURMAYI ZEDELEYEN ÇOK SAYIDA HUSUS VAR’

Erdem’in vurulması ve sonrasında soruşturmayı zedeleyen çok sayıda hususun olduğunu belirten AYM, bu hususları şöyle açıkladı:

“-Olay yerinde polis memurlarından bazılarının silahlarını olay sırasında ateşlediklerinin bildirilmesine ve başvurucunun vücudundan çıkarılan mermi çekirdeğinin olay yeri inceleme birimi tarafından olaydan birkaç saat sonra teslim alındığı bilinmesine rağmen polis memurlarının silahları ile söz konusu mermi çekirdeği ve kovanların mukayesesi için hangi sebeple yaklaşık altı ay beklendiği anlaşılamamıştır.

-Aynı belirsizlik, olay yerindeki kamera kayıtlarının istenmesi bakımından da söz konusudur. Kayıtlara ilişkin gerekli araştırma için de yaklaşık altı ay beklendiği görülmüştür. Kayıtlar, iki ay muhafaza edilmesi sonrasında silinmiştir.

-Olaya karışan polis memurunun havaya ateş ettiği ancak silahından çıkan merminin bir yerden sekerek başvurucuya isabet ettiği kabul edildiği hâlde soruşturma sürecinde olay yerinde uygulamalı bir keşif yapılmamış olmasıdır.-Soruşturmada, olayda kullanılan merminin deformasyona uğraması ile ilgili olarak bu konuda bir ekspertiz raporu alınması dâhil olmak üzere herhangi bir araştırma yapılmamış; deformasyonun vücut dışında gerçekleştiği kabul edilmiştir.

-Soruşturmada üzerinde durulması gereken en önemli husus ise şüpheli polis memurunun ilk ifadesinin herhangi bir engel bulunmadığı hâlde olaydan yaklaşık üç yıl, silahının olayda kullanıldığının ekspertiz raporu ile anlaşılmasından ise neredeyse iki yıl sonra alınmış olmasıdır.”

ETKİN BİR SORUŞTURMA YÜRÜTÜLMEDİ

Yaşananların toplamına bakıldığında etkin bir soruşturma yürütülmediğinin belirtildiği AYM kararında şu ifadelere yer verildi: “Yetkili makamların maddi gerçeği açığa çıkarabilmek, başka bir ifade ile olayı aydınlatabilmek için kendilerinden makul olarak beklenebilecek tedbirleri ya hiç almadıkları ya da bu konuda gecikme gösterdikleri kanaatine varılmıştır. Anayasa Mahkemesi, açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının etkili soruşturma yürütme yükümlülüğüne ilişkin usul boyutunun ihlal edildiğine karar vermiştir.”

Son Düzenlenme Tarihi: 23 Mayıs 2018 11:46
www.evrensel.net
ETİKETLER Diyarbakır