B/S/H işçileri: Grev yasaklayana oy yok demeliyiz!
Fotoğraf: Chetan Menaria/Unsplash

B/S/H işçileri: Grev yasaklayana oy yok demeliyiz!

MESS sözleşmesi kapsamında olan B/S/H'de çalışan işçiler, 'Tek adamlığa izin vermemeliyiz. AKP’yi ve Erdoğan’ı işçiler durdurabilir' çağrısı yaptı.

Tuncay SAĞIROĞLU
Çerkezköy

MESS sözleşmesi kapsamında olan B/S/H’de, seçim süreci daha yeni geride kalan toplusözleşme süreciyle birlikte değerlendiriliyor. Zira patronların düşük zam dayatmasına işçilerin aldığı grev kararı, Bakanlar Kurulu kararı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayıyla yasaklanmıştı. Buna karşın işçiler kararlı duruşla kazanım elde etmişlerdi. Ancak şubat ayında imzalanan sözleşmenin üzerinden daha 4 ay geçmeden işçiler tüm fiyatların artmasıyla eriyen ücretleri, yükselen döviz, üretimin durgunluğu nedeniyle işten atılma kaygılarını konuşur oldu. Evrensel'e  konuşan işçiler “Grevimiz yasaklanınca hepimiz zarar gördük. Ama bugün hepimiz grevimizi yasaklayana oy yok diyemiyoruz. İşçiler bu bölünmeden kurtulmadan ne kendini kurtarabilir, ne de ülke iyi olur” çağrısı yaptı.

ÜCRETLER ERİDİ, İŞSİZLİK KORKUSU BAŞLADI

Seçimleri konuşmak için bir araya geldiğimiz B/S/H işçileri ilk önce fabrikada yaşadıkları problemleri ve kaygılarını anlatmaya başladı. “Seçim daha yeni yeni konuşulmaya başladı” diyen bir işçi ücretlerin erimesinden, ekonominin kötü gidişatından ve işten atılma kaygılarını dile getirdi: “Sözleşme imzalandığında beklentilerimizi biraz karşılamıştı. Ama daha sonra aldığımız zam göz açıp kapayana kadar eridi. Her şeye zam geldi. Pazara çıkınca elimiz korkarak tezgaha gider oldu.” B/S/H’nin her yıl üretim rekoru kırdığını hatırlatan işçi, “Bu seneki üretim planında da rekor sayılar hedefe kondu. Ama mayıs ayı gelmesine rağmen hâlâ durgunluk devam ediyor. Geçen sene neredeyse bütün bantlar üç vardiya çalışırdı. Şimdi kıpırdama olmadığı gibi bazı vardiyaların kaldırılacağı söyleniyor. İşten atılma korkusu hepimizi sarmış durumda” dedi.

İŞÇİ BORCU İLE BAŞ BAŞA KALDI

Sözleşme imzalandığında “davullarla, zurnalarla” ilan edildiğini söyleyen diğer işçi “Şimdi her şey ateş pahası olunca para yetmez oldu. Kaşıkla alınanlar kepçeyle geri alındı. Vergi kesintileri artınca ücretler düştü. Şimdi herkes borcu ile baş başa kaldı” diyerek sözleşmeden sonra geldikleri noktayı anlattı.

“Kriz kapıda değil, içindeyiz” diyen başka bir işçi ise endişesini “Ücretler eriyor, işsizlik korkusu başladı. Dolar kaça gelmiş. Fatura yeniden bize çıkarılacak. Olan yine işçiye olacak” sözleriyle dile getirdi.

İŞÇİLER BÖLÜNMEDEN KURTULMALI

“İşçiler seçimi konuşmaya başladı. Partiler ve adaylar üzerinden tartışma büyüyor. Neredeyse bütün B/S/H işçisi gidişattan memnun değil” diyen başka bir işçi, devam etti: “Ama nasıl düzelecek noktasında kafalar karışık. Burada hiçbir partinin ve adayın durumu düzelteceğine inanmıyor. Seçimde tercihini eski alışkanlıklara göre yapacak.”

B/S/H işçileri ortak kaygılar içinde olsa da siyasal meseleye geldi mi ayrışıyorlar. “Birimiz için iyi olan hepimiz için iyi, birimiz için kötü olan ise hepimiz için kötü. Kaderimiz hep aynı. Ama kutuplaşmadan dolayı ortak hareket edemiyoruz” diyen işçi, sözü grev yasağına getirdi: “Grevimiz yasaklanınca hepimiz zarar gördük. Ama bu gün hepimiz grevimizi yasaklayana oy yok diyemiyoruz. Ayrışıyoruz. İşçiler bu bölünmeden kurtulmadan ne kendini kurtarabilir, ne de ülke iyi olur.”

AKP’Yİ İŞÇİLER DURDURABİLİR

Trakya’da olduğu gibi B/S/H fabrikasında çalışan işçiler içinde de CHP’nin bir ağırlığı görünüyor. Ama özellikle genç işçiler içinde azımsanamayacak bir kesimin İYİ Partiye yöneldiği görünüyor. AKP’li işçilerin ise ne yapacağı kestirilemiyor. Çünkü tartışmalara çok katılmıyorlar. Ne olursa olsun oy verecek olanlar dışında da AKP’yi savunan yok.

HDP ise neredeyse hiç konuşulmuyor. Fabrika için böyle bir tablo çizen işçiler kendi görüşlerini ise “Ülke tek adamla yönetilmez. Dış politika da dahil her politikada bir gün öyle bir gün böyle olmaz. İşçilere ise grev yasağından başka bir vaadi yok. Her şey patronlar için. İşçiler olarak bu duruma dur demeliyiz. Tek adamlığa izin vermemeliyiz. AKP’yi ve Erdoğan’ı işçiler durdurabilir. Çünkü AKP, döneminde en çok bizi mağdur etti” çağrısını yaptı.

ERDOĞAN 3 KEZ ‘OHAL’LE GREVLERİ YASAKLIYORUZ’ DEDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan son bir yıl içerisinde yaptığı 3 açıklamada OHAL’i işçilere karşı, patronların çıkarına uyguladıklarını itiraf etti.

12 Temmuz 2017’de yabancı tekellerin temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda yaptığı konuşmada, OHAL’in iş dünyasının rahat çalışabilmesi için uygulandığını ifade ederek, “Biz göreve geldiğimizde Türkiye’de OHAL vardı ama bütün fabrikalar grev tehdidi altındaydı. Hatırlayın o günleri. Ama şimdi grev tehdidi olan yere biz OHAL’den istifade ederek anında müdahale ediyoruz” dedi.

21 Nisan 2018’de yapılan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulunun (DEİK) Olağan Genel Kurul toplantısında, “20 yıl öncesine doğru gidin grevlerin olduğu o günleri hatırlıyor musunuz? Acaba bu kadar grev neden oluyordu ve bu grevler karşısında Türk sanayisinin ne konuma geldiğini herhalde hatırlıyoruzdur. Ama o günden bugüne eğer bu OHAL olmamış olsaydı, bak işte burada kısa bir süre önce Bursa’da bu tür yollara tevessül etmek isteyenler oldu. Biz nereden istifade ettik? OHAL’den. Biz oradaki yatırımcılarımızın önünü kesmek isteyenlere neyle müdahale ettik? OHAL ile... Anında hemen oradaki grevi durdurduk” diye konuştu.

Erdoğan 24 Nisan 2018 tarihinde partisinin grup toplantısında ise şunları söyledi: “Bu ülkede OHAL ile idare edildiği dönemler bizim OHAL kararlarını uyguladığımız dönemler gibi değildi. O zaman fabrikalar sürekli greve giderdi. Tüm sanayi kesimine seslenmek isterim 7. OHAL dahil bir fabrikada grev söz konusu mu? Şu süreç içerisinde Türkiye’de sanayi durmamıştır.”

TOBB BAŞKANI DA İŞÇİYE KARŞI İŞ BİRLİĞİNİ İTİRAF ETTİ

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da geçtiğimiz günlerde TOBB Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, “En çok şikayet ettiğimiz konu olan, istihdam maliyetlerinin düşürülmesini sağladık. İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı, KOBİ’lerimize büyük yükler getiriyordu, bunları kaldırttık. Yıllardır hep talep ederdik. Vergisini düzenli ödeyen mükellef için, yüzde 5 vergi indirimi de nihayet geldi. Biriken KDV alacaklarımız konusunda da talebimiz üzerine bir çalışma başlatıldı. Büyük sıkıntı yaşadığımız bir başka alan, yargı sistemiydi. Özellikle iş mahkemelerindeki davalarda, işveren yüzde 99 haksız çıkıyordu. Bunu değiştirmek üzere, zorunlu arabuluculuk sisteminin uygulamaya alınmasını sağladık” açıklamasını yaptı. Hisarcıklıoğlu, bu konuda kendilerine yardım eden Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar ve milletvekillerine de teşekkür etti.

AKP İKTİDARLARI DÖNEMİNDE 14 GREV YASAKLANDI

AKP iktidara geldiği 2002’den bu yana tam 14 grevi yasakladı. Yasaklanan 14 grevin 6’sı OHAL döneminde oldu. İşte AKP’nin OHAL’den önce ve sonra yasakladığı grevler:

1) AKP Hükümetinin yasakladığı ilk grev 1 Temmuz 2003’te Petrol-İş’in örgütlü olduğu Petlas Lastik Sanayi ve Ticaret AŞ’deki grev oldu.

2) Hükümet 8 Aralık 2003’te, Kristal-İş üyesi 5 bin Paşabahçe işçisinin grevini daha başlamadan yasakladı.

3) Camda yasağın kalkmasının ardından, Paşabahçe işçileri 30 Ocak 2004 günü greve yeniden başladı. Ancak AKP, grevi ikinci kez yasakladı. Milli güvenliği bozucu gerekçesine genel sağlık gerekçesi de getirildi.

4) 21 Mart 2004’te Lastik-İş’in toplu iş sözleşmesi görüşmeleri anlaşmazlıkla sonuçlanınca 20 ayrı fabrikada 5 binin üzerinde işçinin aldığı grev kararı Bakanlar Kurulu tarafından yasaklandı.

5) 1 Eylül 2005’te, Türkiye Maden-İş’in örgütlü olduğu Erdemir Madencilik’teki grev yasaklandı.

6) 27 Haziran 2014’te 5 bin 800 işçinin Şişecam’a bağlı 10 cam fabrikasında 8 gündür sürdürdüğü grev, genel sağlığı ve milli güvenliği bozucu nitelikte olduğu gerekçesiyle yasaklandı.

7) 21 Temmuz 2014’te ise Bakanlar Kurulu, Çöllolar Kömür Sahası işyeri ile Çayırhan Kömür İşletmesinde, Türkiye Maden İşçileri Sendikası tarafından alınan grev kararını, genel sağlığı ve milli güvenliği bozucu nitelikte olduğu gerekçesiyle yasakladı.

8) 30 Ocak 2015’te Bakanlar Kurulu, Birleşik Metal-İş’in, aralarında Anadolu Isuzu, Demisaş Döküm, Federal Mogul, Sarkuysan ve Türk Prysmian Kablo’nun da olduğu 22 fabrikada uyguladığı grevi yasakladı.

9) AKP’nin OHAL’i fırsat bilerek yasakladığı ilk grev Asil Çelik oldu. AKP, toplu iş görüşmelerinde anlaşmaya varılamaması üzerine Asil Çelik’te 18 Ocak 2017’de başlayacak grevi yasakladı.

10) Birleşik Metal-İş’in örgütlü olduğu EMİS’e bağlı işyerlerinde 20 Ocak 2017’de başlayan grev, Erdoğan’ın da imzasının bulunduğu bir kararla ‘Milli güvenliği bozucu’ nitelikte olduğu gerekçe gösterilerek yasaklandı.

11) 20 Mart 2017 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan kararla, Akbank grevi ‘Ekonomik ve finansal istikrarı bozucu nitelikte’ olduğu gerekçesiyle başlamadan yasaklandı.

12) 22 Mayıs 2017 tarihli Resmi Gazete’de yer alan kararla Şişecam işçilerinin 24 Mayıs 2017’de başlatacağı grev “Milli güvenliği bozucu nitelikte olduğu” gerekçesiyle başlamadan yasaklandı.

13) Mefar İlaç fabrikasında toplu sözleşme görüşmelerinden sonuç alınamaması üzerine alınan grev kararı Bakanlar Kurulu kararıyla yasaklandı. 5 Haziran 2017 tarihinde alınan kararda, “Genel sağlığı bozucu nitelikte görüldüğünden” ifadeleri yer aldı.

14) MESS sözleşmesi kapsamında 130 bin işçiyi kapsayan ve 2 Şubat’ta (2018) başlayacak olan grev, Bakanlar Kurulunun kararı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ıın onayıyla yasaklandı. Yasaklama kararının, patron sendikası MESS’in işçi sendikalarıyla yapacağı görüşme gününde alınması dikkat çekti.

www.evrensel.net
ETİKETLER B/S/H