Kaza değil iş cinayeti!

Kaza değil iş cinayeti!

Yapımcılığını Plato Film şirketinin üstlendiği bir dizi setinde, mola verdiği sırada sete ait bir arabanın kendisine çarpması sonucu Selin Erdem’in hayatını kaybetmesiyle set işçilerinin ağır çalışma koşulları yeniden gündeme geldi. Erdem’in 1 Mayısta hayatını kaybetmesinin üzerinden birkaç ay geçtikten sonra

‘VAHŞİ ÇALIŞMA KOŞULLARI’

Çalışma koşullarının bir bütün olarak kavranması gerektiği vurgusunu yapan Ayden, çalışma süreleri, sosyal güvenlik, işçi sağlığı ve iş güvenliği, ücret ödemeleri gibi koşulların oluşturulmasında hiçbir ihmalin olmaması gerektiğini belirtti. Ayden, “Vahşilik” olarak tanımladığı olgunun da bu 4 koşuldan hiçbirinin yerine getirilmemesi olduğunu söyleyerek, “Birçok set işçisi sosyal güvenlikten yoksun olarak çalışıyor. Yasalara göre günde maksimum sekiz saat, haftada da 45 saat çalışması gereken arkadaşımız hiçbir ek ücret ödenmeden günde ortalama 17-18 saat çalıştırılıyor” diye konuştu.
Bunun yanında işçi sağlığı ve iş güvenliğinin de olmadığını belirten Ayden, “Çalışanların sete nasıl gelip gideceğinden tutun da yaşanacak olumsuz durumlarda ilk yardım araç gerecinin setlerde bulundurulmamasına kadar birçok neden sayabiliriz” dedi. Ayden, yasalar gereğince ücret ödemelerinin en fazla 20 gün geciktirilebileceğini, ancak çalışanların ödemelerinin haftalarca, aylarca geciktiğini söyledi. Bu koşulları “Vahşi çalışma koşulları” diye adlandırdıklarını kaydeden Ayden, çalışma koşullarının bu kadar ağır olmasının uzun çalışma süreleri, uykusuzluk, yorgunluk, dikkatini toplayamama gibi durumlara yol açtığını ve ölümle sonuçlanan kazalara neden olduğunu söyledi.

‘İŞVEREN İŞİ TAŞERONA HAVALE EDİYOR’

Yapımcı firmaların işçilik ücretleri ve nitelikli eleman çalıştırılmasını maliyet unsuru olarak gördüğünü belirten Ayden, bu maliyeti karşılamak istemeyen işverenin, nitelikli eleman çalıştırmaktansa bu işi hiç ilgisi olamayan, daha önce hiç bu işi yapmamış taşerona havale ettiğini söyledi. Bu uygulamanın Türkiye’de uygulanan politikalardan bağımsız olmadığını ifade eden Ayden, “Sağlık sektöründen eğitim sektörüne, inşaat sektörüne kadar her alanda siyasi iktidarın yani paranın sahiplerinin ve parayı yönlendirenlerin ulusal istihdam stratejisi diye nitelendirdiği bu uygulama, özel olarak bizim alanımızda da devreye giriyor. Bunun temelinde de ucuz iş gücü ve aşırı kâr hırsı yatıyor” diye konuştu.
Yapımcı firma ile taşeron firma arasında organik bağ olduğunu kaydeden Ayden, “Son yaşanan iş cinayetinde de, sanat yönetmeni bayramdan önce inşa edilen seti beğenmeyince işçiler seti tamamlamak için resmi tatil olan bayramda da sete gidiyor. İki gün boyunca günde 20 saat çalışıyorlar. Dönüşte de bu ağır çalışma koşullarından kaynaklı uykusuzluk, yorgunluk ve dikkat kaybı sonucu böyle bir olay yaşanıyor” dedi.

‘İŞÇİLER ÖRGÜTLENMELİ’

Yaşanan kazaların önlenebilmesinde örgütlülüğün önemine dikkat çeken Ayden, “Bu son olayda sette çalışan işçiler örgütlü olsaydı, bu insanların bu kadar saat çalışmasına izin verilmezdi. Resmi tatil olan bayramda çalışmayı reddederlerdi. Set işçileri bir an önce sendikalı olarak yaşanan hak ihlallerine karşı tepki vermeli” şeklinde konuştu. (DİHA)

www.evrensel.net