Bakırköy’de hayvan hakları eylemi: Onların oyu yok ama bizim var

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/EVRENSEL

Bakırköy’de hayvan hakları eylemi: Onların oyu yok ama bizim var

Bakırköy Belediyesi önünde bir araya gelen hayvan hakları savunucuları belediyeye ait barınaklardaki kötü koşulları protesto etti.

İstanbul’un Bakırköy ilçesinde hayvan hakları savunucularının çağrısıyla belediye binası önünde bir araya gelen yurttaşlar belediyeye ait barınaktaki kötü koşulları protesto etti.

Hayvan hakları savunucuları "Bakırköy Belediyesi görevini yap, hayvanlara sahip çık", "Dilsiz hayvanlarımızın sesi de oyu da biziz" pankartı açtı. Alkış, ıslık ve yuhalamalarla Bakırköy Belediyesini protesto eden hayvan hakları savunucuları "Hayvanlar için de adalet, artık tamam", "Başkan dışarı gönüllüler içeri", "Onların oyu yok ama bizim var", "Onlar bize emanet", "Sahipsiz sandığınız canın öyle bir büyük bir sahibi var ki asla yanınıza bırakmayız" dövizleri taşıdı. Daha sonra "Susma haykır hayvanlar vardır", "Hayvanlar asla sahipsiz değil", "Nitelikli barınak istiyoruz" sloganları ile Bakırköy Meydanına yürüyen hayvan hakları savunucuları burada basın açıklaması gerçekleştirdi.

‘BAKIM EVİ FAALİYETLERİ İHMAL EDİLİYOR’

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/EVRENSEL

Hayvan hakları savunucuları adına açıklamayı Leyla Üzümcü gerçekleştirdi. Üzümcü, sokak hayvanlarının 5199 Sayılı Hayvan Hakları Kanunu maddelerince güvence altına alınmış haklarını ve Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu'na bu konudaki görev ve sorumluluklarını hatırlatmak için bir araya geldiklerini söyledi.

Bakırköy Belediyesi Sokak Hayvanları Geçici Bakım Evi adı altında kurulmuş olan rehabilitasyon merkezinin 2015 yılından bu yana çalışmalarını ihmal ettiğini belirten Üzümcü, “Şu anda barınağımızda, 2 protokol veteriner hekim, 1 aktif çalışan hekim, 1 tekniker ve 13 işçi bulunmaktadır. Bu 3 veteriner hekimin yalnızca 1’i klinikte çalışmakta olup, şu anda sağlık sorunlarından ötürü istirahatlidir. Diğer iki hekimin ise bürokratik işlerde görevlendirilmesi anlamsız ve faydasızdır. Doğru olan, barınak bünyesindeki tüm hekimlerin, klinik kadrosunda yer almasıdır. İlçe sınırları ve yoğunluğu göz önünde bulundurulduğunda tek veteriner hekimin, sayısı süreç içerisinde değişiklik gösteren 350 civarında köpek ve kedinin tedavisine yetişmesi teknik olarak imkansızdır. Böylesi bir çalışma ortamı yalnızca hayvan hakları ihlaline değil insan ve çalışma hakları ihlaline de yol açmaktadır” dedi.

‘BELEDİYEDE DENETİM MEKANİZMASI ÇÖKMÜŞ DURUMDA’

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/EVRENSEL

Kendisi de bir hekim olan Bülent Kerimoğlu’nun konserlere, gezilere, etkinliklere bütçe ayırırken barınak için röntgen tetkik cihazı almaya ve sağlık personeli istihdam etmeye gelince “Param yok” dediğini belirten Üzümcü şöyle devam etti:

“Son yıllarda belediye birimlerinin işleyişi ve yetkililerin ehil durumlarına ilişkin ciddi sorunlar yaşandığına tanıklık ediyoruz. Katılımcılıktan ve sosyal demokrat yerel yönetim anlayışından uzak belediyecilik anlayışının vardığı son noktada denetim mekanizması da çökmüştür. Barınağa ilişkin eleştiri, öneri sunulması ya da bilgi edinme hakkının kullanılması adına yazılan dilekçeler ya dikkate alınmadan sümen altı edilmekte ya da hakkında şikayet edilen kişiye yönlendirilmektedir.”

Üzümcü, taleplerinin klinikte aktif olarak çalışacak en az 5 veteriner hekim ve 5 teknikerden oluşan bir barınak kadrosunun yaratılması ve mutlaka bir hekimin nöbetçi kalacağı 24 saatlik bir çalışma sisteminin hayata geçirilmesi olduğunu söyledi. Tüm teşhis ve tedavilerin zamanında, aksatılmadan yapılması için tüm teçhizatın ivedilikle alınması, ayrıca kısırlaştırma operasyonlarının kesinlikle Bakırköy Rehabilitasyon Merkezi sınırları içerisinde yapılması ve taşıma/nakil araçlarının bir an önce yenilenmesini talep eden Üzüm, "Bu hayvanların da kendine ait bir yaşam alanı olması, onların da zaman zaman güneşe toprağa çıkarılması ve rehabilite edilmesidir. Hayvanlarımıza dışarıdan gelen yemek artıklarının düzgün ve kontrollü bir şekilde ayrıştırılma işleminden geçirilmesi ve ek olarak çoğunlukla sağlıklı kuru mamalarla beslenmesidir. Barınak yönetiminin, gönüllü hayvanseverlerin barınakların en temel, asli ve ayrılmaz unsurlarından biri olduğunu kabul etmesi ve gönüllülerle sağlıklı bir diyalog kurarak iyi ilişkiler geliştirmesidir. Barınaklar, gönüllüler ile bir bütündür ve ancak o zaman gerçek amacına hizmet eder" diye konuştu.

Bakırköy Hayvan Hakları Savunucuları olarak, taleplerinin ciddiye alınıp çözüme dönük sahici bir adım atılana dek sokakta ve diğer tüm alanlarda mücadele etmeye devam edeceklerini belirten Üzümcü “Unutulmasın, dilsiz hayvanlarımızın sesi de oyu da biziz. Yeryüzündeki tüm canlıların yaşam hakkına saygı duyulana dek mücadelemizi büyüterek sürdüreceğiz” diye konuştu.

Eylem alkışlarla son buldu. (İstanbul/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 20 Mayıs 2018 19:08
www.evrensel.net