16 yıllık ihanetin İstanbul’a faturası ağır

Fotoğraf: DHA

16 yıllık ihanetin İstanbul’a faturası ağır

İstanbul'da 16 yılda yaşanan rantsal yapılaşma ve devam eden 'mega' projeler, kentte geri dönüşü olmayan bir ekolojik yıkıma neden oluyor.

Muhammet DOĞRU

İstanbul için dünden bugüne hazırlanan tüm imar planlarına bakıldığında kamusal ihtiyaçtan ziyade baş faktör hep rant oldu. Özellikle 16 yıldır iktidarda olan AKP döneminde yol açılan ekolojik yıkımı gözle görülecek boyuta getiren örnekler arasında kamusal alanların yok edilmesi, doğal yaşam alanlarının, ormanlık alanların, su havzalarının ve rekreasyon amaçlı kullanılan park, bahçe, göl vb. yerlerin yerleşime açılması ya da yeni projelere ev sahipliği yapması geliyor.

Bu tür projeler nedeniyle kamusal ve doğal yaşam alanlarından her geçen gün mahrum bırakılan İstanbullular, yine birbiri ardına devreye sokulan “kentsel dönüşüm” projeleri ile de yaşam alanlarından sürgün edildi. Özellikle Fikirtepe, Sulukule, Ayazma, Gaziosmanpaşa gibi zamanla kent içerisinde kalarak değerleri katlanan yerleşim bölgelerinde yaşayan alt gelir grubundaki insanlar, şehir merkezlerinin dışına sürülüp, söz konusu araziler sermaye gruplarına peşkeş çekildi.

‘BU ŞEHİRE İHANET ETTİK’

Bugün İstanbul’da her biri mantar gibi biten, kimi görsel kirliğine yol açmış tam 121 gökdelen var. Bunların 117’si ise AKP döneminde inşa edildi. Keza AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Biz bu şehre ihanet ettik, hâlâ da ihanet ediyoruz, ben de bundan sorumluyum” sözleri de, kente vurulan hançerlerin açık bir itirafı niteliğinde.

Kentin sosyolojik yapısını değiştiren bu dönüşüm, yine şehrin tarihi ve kültürel mirasıyla da zıt. Şehrin bütününe bakıldığında karşılaşılan şey, yüksek ve tek tip konutlarla donatılmış, altyapısı eksik, ekolojik alanlarla uyumu gözetilmemiş, betonlaşmış, merkezlerde belli gelir gruplarının kümelendiği, alışveriş merkezleriyle donatılmış, yeşil alanları daraltılmış bir resim.

Bu tabloya rağmen inşaatların hız kesmeden devam ettiği, ismi büyük projelerle anılan ve nüfusu sürekli büyüyen İstanbul, sosyolojik, fiziki ve ekolojik yapısıyla artık bunca yükü kaldırabilecek güçten oldukça yoksun.

BARAJ VE GÖLLER, YOK OLMAYLA KARŞI KARŞIYA

Avrupa Yakası’nda bulunan yerleşim alanlarında yaşanan sorunların bazıları ise şu şekilde: Terkos Barajı, Alibeyköy Barajı ve Küçükçekmece gölü, “Kanal İstanbul Projesi” nedeniyle yok olmayla karşı karşıya. Büyükçekmece Gölü’nde yaşayan canlıların nesli de sanayi ve kimyasal atıklardan kaynaklı yok olmak üzere. Sahil şeritlerinin doldurulması, Kuzey Ormanları’nın tahribatı, Fatih Ormanı’nın imara açılması, Taksim Gezi Parkı, Fındıklı Parkı gibi kamusal alanlara yönelik tehdit, sanayi bölgelerinde yetersiz arıtımdan kaynaklanan atık su problemi, 3. Havalimanı, 3. Köprü gibi projelerin bağlantı yollarının ve inşaat çalışmalarının yarattığı yıkım gibi etkiler de bu yakadaki sorunların başında geliyor.

Anadolu Yakası’nda ise yine kıyı şeridinin doldurulması, Beykoz Ormanı’ndaki yapılaşma, Validebağ Korusu’ndaki kirlilik ve yapılaşma riski, altyapı olmadan kentsel dönüşümün yapılmasıyla birlikte gündeme gelen atık problemi karşımıza çıkıyor. Yassıada ve Sivriada’nın imara açılmasıyla birlikte adalardaki flora ve fauna da tehdit altında.

SÖYLEMLERLE YAPILANLAR ÖRTÜŞMÜYOR

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ekoloji Komisyonu Sözcüsü Prof. Dr. Beyza Üstün, kent ve kırın artık farklı olmadığına dikkat çekerek, “Yaşamın kültürel varlığını, benliğini, biriktirdiklerini yok etmeyeceğini söyleyen kişi ya da siyasi irade, hiçbir şekilde söyledikleriyle yaptıkları örtüşmüyor” dedi. İktidar tarafından doğal alanların artık imara açık vaziyete getirildiğine dikkat çeken Üstün, “24 Haziran’da bunun için en iyi cevap verilecek. Çünkü herkesin elinde çok güçlü bir şey var. Bizim kullanacağımız oy, geleceğimizin sözüdür. Tamamen tek bir oya bağlı. Her oy özgürlüğe giden yoldur” diye konuştu.

3. KÖPRÜ

istanbul trafiğine çözüm bulmak amacıyla inşa edilen 3’üncü Köprü de trafiğe çözüm olamadı. Köprü ve bağlantı yolları inşaatı sırasında doğal alanlar tahrip edilip, ormanlık alanlar, su havzaları tahrip edildi. Çevre Mühendisleri Odası’nın verilerine göre, 3. Köprü’ye bağlantı yollarıyla birlikte Avrupa Yakası’nda bin 416 hektar, Anadolu Yakası’nda da bin 126 hektar olmak üzere toplam 2 bin 542 hektarlık orman alanı tahsis edildi.

Yine köprünün bağlantı yolları, İstanbul’un önemli içme suyu rezervleri olan Ömerli, Elmalı, Darlık, Alibeyköy, Büyükçekmece, Sazlıdere ve Terkos havzalarını yoğun yapılaşma baskısı altında bırakmış durumda.

3. HAVALİMANI

İnşaatı için 1 milyona yakın ağacın kesildiği 3. Havalimanının etkilediği sulak alanların başında proje sahasına 2 buçuk kilometre mesafede yer alan Terkos Barajı geliyor. Projenin inşaat aşamasında, inşaat faaliyetleri ve hafriyat dökümü sırasında oluşan toz ve egzoz emisyonları gölü olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, projenin etrafında bulunan Terkos Barajı, Alibeyköy Barajı ve yapımına başlanan Pirinççi Barajı’nın proje süreci ve bitimiyle birlikte şu an Elmalı Barajı’nda yaşandığı gibi kullanılamaz noktasına geleceği uyarısında bulunuyor.

KANAL İSTANBUL

AKP’nin “Yüzyılın Projesi” olarak adlandırdığı Kanal İstanbul projesi yapıldığı takdirde İstanbul ve Marmara denizinde büyük bir yıkımın meydana geleceği uzmanlarca öngörülüyor. Küçükçekmece Gölü’nden başlayıp Arnavutköy’den Karadeniz’e ulaşacak olan kanal, faaliyete geçtiği takdirde dibinde çok az oksijen bulunan Marmara Denizi’nin oksijensiz kalacağı bir ortam oluşacak. Bu da denizin içerisindeki sistemin bozulmasının yanı sıra tüm Marmara’nın hidrojen sülfür kokacağı anlamına geliyor.

KUZEY ORMANLARI

Avrupa Yakası’nda Istranca, Terkos, Büyükçekmece, Alibeyköy, Sazlıdere ile Anadolu yakasında Ömerli, Elmalı ve Darlık havzalarını içerisinde barındıran Kuzey Ormanları’nın büyük bölümü mega projeler ve yapılaşma izinleri nedeniyle tahrip edilmiş durumda. Böylece önemli bitki alanları ve biyolojik çeşitliliğe telafisi mümkün olmayan zararlar verildi. Yine kuzeye doğru genişleme ısrarı, içme suyu kaynakları, orman alanları, su havzaları, kırsal yerleşimler ve tarım alanları üzerindeki yapılaşma baskısını giderek arttırmış halde. (İstanbul/MA)

Son Düzenlenme Tarihi: 20 Mayıs 2018 16:04
www.evrensel.net
ETİKETLER İstanbul