Sendikalar patronların hükümetine tamam diyor

Fotoğraf: Raşit Aydoğan/AA

Sendikalar patronların hükümetine tamam diyor

Sendikalar ve meslek örgütleri, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun açıklamalarına tepki gösterdi: İşçi düşmanlığı bir kez daha görüldü.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun açıklamalarına tepki gösteren sendikalar ve meslek örgütleri, “Sermaye örgütlerinin ve onların hükümetinin işçi ve emekçilere düşmanlığı bir kez daha açık ve net görüldü” dedi. 24 Haziran seçimlerinin işaret edildiği açıklamalarda “Patronların hükümetine tamam deme zamanı” denildi.

TOBB Başkanının açıklamalarının sermaye-hükümet iş birliğinde gelinen noktanın ve emekçiler aleyhine yapılan çalışmaların itirafı olduğunu ifade eden DİSK/Gıda-İş Genel Başkanı Seyit Aslan, “Çok açık ve net olan, mevcut iktidar ve sermaye işçi ve emekçilere karşı tam bir ortak tutum ve düşmanlık içindedir. İktidarın övgü ile bahsettiği işçi sağlığı ve iş güvenliği yasası defalarca ertelendi, 2020 yılına bırakıldı. Binlerce işçi ve emekçi bu nedenle ölmeye devam ediyor. Ölmeyenler iş göremez düzeyde sakat kalıyor, meslek hastalığına yakalanıyor. Vergi yükü emekçilerin sırtına yıkılıyor, dolaylı ve dolaysız vergilerle emekçiler soyuluyor. Sermayeye kaynak akıtılıyor, işsizlik sigortası fonu yağmalanıyor. 2017’de 240 milyar, 2018’de şimdilik 130 milyar kaynak sermayeye verildi, sermaye borçları on yıllık vadelerle yeniden yapılandırılıyor. İşçi ve emekçiler icra kıskacına alınıyor, en küçük borç bile emekçilerin gelirlerine el konularak tahsil ediliyor. Grevler OHAL kapsamında yasaklandı, sendikalaşan işçiler işten atılıyor, sendika, grev, toplusözleşme yok sayıldı ve sayılmaya devam ediyor” dedi.

“Sermaye örgütlerinin ve onların hükümetinin işçi ve emekçilere düşmanlığı bir kez daha açık ve net görüldü” diyen Seyit Aslan, 24 Haziran seçimlerine giderken, işçi ve emekçilerin bu sermaye yanlısı tutuma karşı söyleyecek sözlerinin bulunduğunu dile getirdi. Aslan, “İşçiler ve emekçiler olarak bu sermaye yanlısı tutuma karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.

SERMAYEYE KOLTUK VADEDEN BİR ANLAYIŞLA YÖNETİLİYORUZ

Birleşik Metal-İş tarafından yapılan açıklamada ise “Bu ifade ile patronlar ile AKP hükümetinin adeta tek ve bir olduğu görülmektedir. AKP eli ile her şey patronların istediği şekilde gerçekleşmiştir. Hisarcıklıoğlu adeta ülkeyi yönetenin kendileri olduğunu itiraf etmektedir” denildi. Açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Kabinede sermaye çevrelerine koltuk vadeden, her fırsatta iş dünyasına sevdasını dile getiren bir anlayışla yönetiliyoruz. Bir yandan sermayeye prim teşvikleri yaparken, diğer yandan sosyal güvenlik sistemi karadelik deyip, emeklilik yaşını yükselten, sosyal güvenlik sistemini kar amacı ile faaliyet yürüten şirketlere açan da bu anlayıştır. Artık bu katıksız patronlar hükümetine tamam deme zamanı gelmiştir” denildi.

İŞÇİLERİN ALINTERİ GASBEDİLDİ

Rifat Hisarcıklıoğlu’nun yaptığı açıklamaların, işveren-hükümet iş birliğinde emekçiler aleyhine yapılan çalışmaların itirafı niteliğinde olduğunu belirten Türk-İş’e bağlı Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Savaş Nigar, “İşveren lehine bunca düzenleme karşısında binlerce emekçi iş cinayetlerine kurban gitti, iş göremez düzeyde sakat kaldı, meslek hastalığına yakalandı. Büyük bir kesim her ay işsizlik sigortasına prim ödeseler dahi işsizlik ödeneğinden yararlanamadı. Her ay düzenli sağlık primlerini ödeseler de hastanelerde fahiş faturalar, katkı ücretleri ödediler. Taşeron sisteminde, geçici istihdam sisteminde alın terleri gasbedildi. Özelleştirmelerle gelecek kaygısıyla baş başa bırakıldı, binlercesi işinden oldu. Üreten biz değilmişiz gibi davranıldı, eleştirilerimize, taleplerimize kulaklar tıkandı, meydanlara inmemize izin verilmedi veya orantısız güçle karşılık verildi, sendika, grev, toplusözleşme haklarımız yok sayıldı” dedi.

Nigar, “Yargılama sürecini kısaltacak, işçi alacaklarına daha hızlı ulaşacak bahanesiyle bize dayatılan zorunlu arabuluculuk düzenlemesinin de Hisarcıklıoğlu’nun açıklamasıyla gerekçesini öğrenmiş olduk. Demek ki zorunlu arabuluculuk düzenlemesinin gerçek amacı emekçilerin anayasal hakkı olan yargı sürecini işlevsizleştirmek, uzatma tehdidi ile işçiyi hak edişinin altında ücret ve tazminatlara zorlamak, yani yasal haklarını gasbetmek, bunun da ücretini işçiye fatura etmekmiş” dedi.

TÜRK-İŞ: HÜKÜMET AÇIKLIK GETİRSİN

TÜRK-İŞ Başkanı Ergün Atalay tarafından yapılan açıklamada ise “Anlaşılan odur ki işverenlerin ajandasında sosyal diyalog yok. Türk-İş olarak, TOBB tarafından ‘yaptırıldığı’ itiraf edilen düzenlemelerle ilgili tüm endişelerimizi kamuoyuyla paylaşmıştık. İşveren kesiminin gerek iş sağlığı ve güvenliği hükümlerinin kaldırılması gerek istihdam maliyetlerinin azaltılması ve gerekse zorunlu arabuluculuk düzenlemesi hükümlerini, hükümetle birlikte hayata geçirdiklerini açıklaması düşündürücüdür” dedi. Atalay, “Hükümete düşen konuya açıklık getirmek, ertelenen iş sağlığı ve güvenliği hükümlerini geç kalmaksızın uygulamaya koymak ve artık işçi lehine hiçbir olumlu yanı olmadığı bizzat işverence itiraf edilen zorunlu arabuluculuk sistemini yeniden gözden geçirmektir” dedi.

TMMOB İSTANBUL İKK: BU SORULARA YANIT VERİN

TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu tarafından yapılan açıklamada ise Başbakan Binali Yıldırım’ın 9. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresinin açılışında “İş kazalarının yüzde 80-85 insan hatasından, insan unsurundan kaynaklandığı” yönündeki sözleri hatırlatıldı. TOBB Başkanının, Başbakanın konuşmasından cesaret aldığı belirtilen açıklamada Başbakan Binali Yıldırım’a ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’ya şu sorular yöneltti: “24 Haziran seçimleri nedeniyle askıya alınan işyeri denetimleri sürecinde kaç işçi yaşamını yitirdi? Kamu kurumlarının bünyesinde ve taşeronlarında sigortasız işçi çalıştırmak, çocuk işçi çalıştırmak gibi uygulamalar mevcut mudur? Rifat Hisarcıklıoğlu’nun Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Eskihisar Şirketler Grubunda kaç iş kazası yaşanmıştır, Eskihisar Şirketler Grubunda İş Teftiş Kurulu Başkanlığı planlı ya da plansız hiç denetim yapmış mıdır? Rifat Hisarcıklıoğlu nasıl oluyor da işçi sendikalarının, emek-meslek örgütlerinin ve sivil toplum kuruluşlarının tüm baskılarına karşın işçi haklarının kısıtlanmasını sağlayabilmektedir? Ara buluculuk faaliyetlerinin yüzde 90’ını oluşturan işçi-işveren uyuşmazlıklarında 19 bin 411 kişinin hakkının gasbedilmesinin sorumlusu Hisarcıklıoğlu mudur? İş cinayetleri kontrolsüz bir şekilde artarken kamusal denetimler hangi amaç için azaltılmakta, askıya alınmaktadır?” 

TOBB BAŞKANI NE DEMİŞTİ?

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu açıklamasında şu cümleleri kullanmıştı: “En çok şikayet ettiğimiz konu olan, istihdam maliyetlerinin düşürülmesini sağladık. İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı, KOBİ’lerimize büyük yükler getiriyordu, bunları kaldırttık. Yıllardır hep talep ederdik. Vergisini düzenli ödeyen mükellef için, yüzde 5 vergi indirimi de nihayet geldi. Biriken KDV alacaklarımız konusunda da talebimiz üzerine bir çalışma başlatıldı. Büyük sıkıntı yaşadığımız bir başka alan, yargı sistemiydi. Özellikle İş Mahkemelerindeki davalarda, işveren yüzde 99 haksız çıkıyordu. Bunu değiştirmek üzere, zorunlu arabuluculuk sisteminin uygulamaya alınmasını sağladık.” (İŞÇİ SENDİKA SERVİSİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 18 Mayıs 2018 19:11
www.evrensel.net