Esad sonrası Suriye Almanya’da açıklandı!

Esad sonrası Suriye Almanya’da açıklandı!

Suriyeli muhalif gruplar Almanya’nın başkenti Berlin’de “Esad sonrası Suriye'de Demokratik Geçişin Desteklenmesi” projesini dünya kamuoyuna sundu. Ocak-Haziran ayları arasında Berlin’de, Almanya Başbakanlık Dairesi tarafından finanse edilen Bilim ve Politika Vakfı’nın (SWP) bürosunda buluştuklarını ve Skype aracılığıyla

SİLAH VE ASKERİ MÜDAHALE İSTEDİLER

Uluslararası camianın desteğinin şimdiye kadar yeterli olmadığını söyleyen Al-Azm, “Suriye halkı uluslararası camiadan sözlü vaatler değil somut adımlar atmasını bekliyor” dedi. “İsyancıların ağır silahlarla donatılması mutlak bir zorunluluktur” diye konuşan Al-Azm, “Suriye hava sahasının kapatılması ve bunun askeri olarak gerçekleştirilmesi de kaçınılmaz sorumlulukların başında gelmektedir” dedi. Suriye’den komşu ülkelere yönelik mülteci akınının durmadığını ve bunun önümüzdeki günlerde artmasını beklediklerini söyleyen Al-Azm, “Bu nedenle, atılacak diğer bir önemli adım ise tampon bölgelerin oluşturulmasıdır. Türkiye’nin mülteci alma kapasitesinin sınırına geldiğini ve sınır kapılarını artık kapatacağını düşünüyoruz. Oluşturulacak tampon bölge, uluslararası camia tarafından askeri olarak korunmalı” dedi.

Ülkesine yönelik askeri müdahale talebini, “mutlak bir zorunluluk” olarak değerlendiren Suriye Ulusal Konseyi üyesi Dr. Murhaf Jouejati ise, “Fakat ülke içinde kara birliklerine gerek yok. Hava sahasının kapatılması ve buna uyulması için gerekli askeri müdahaleler havadan yapılmalı” dedi.

‘GEÇİCİ HÜKÜMET İÇİN DAHA ERKEN’

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’nin, “Eğer Esad kitle imha silahları kullanırsa bunu engellemek ve rejimi devirmek için askeri müdahaleden kaçınmayacağımız bilinmelidir” sözünü, “ABD Başkanı Obama daha önce benzeri bir açıklama yapmıştı. Biz bunları selamlıyoruz” diye değerlendiren Jouejati, “Fransa’nın geçici bir hükümeti tanıma sözü vermesi onurlandırıcı. Fakat geçici bir hükümet için henüz erken olduğunu düşünüyoruz” dedi.

Jouejati bu sözleri, “Hangi muhalif grubun daha güçlü olduğu, hangisinin Esad’ın devrilmesine belirleyici olacağı bilinmediği için geçici hükümet konusuna kimse girmek istemiyor” şeklinde yorumlandı.

Ayrıca batılı emperyalistlerin askeri müdahale konusunda da hem fikir olmadıkları gözleniyor. “The Day After” projesinin dışında kalan Fransa, projeye dahil olmak uğruna askeri müdahaleyi ileri sürerken Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, Suriye'ye yönelik askeri bir müdahalenin çok riskli olabileceğini belirtti.

Berlin'de açıklama yapan Westerwelle, “Suriye’ye askeri bir müdahale büyük risk taşıyabilir. Bu nedenle akıllıca ve düşünerek hareket etmemiz önemli” dedi. Berlin’de kamuoyuna tanıtılan projeyi “cesaret verici bir sinyal” olarak değerlendiren Westerwelle, “Plan yeni bir demokratik başlangıç için önemli fikirleri içermekte” dedi. (Berlin/EVRENSEL)


'THE DAY AFTER'

Türkçe “sonraki gün” anlamına gelen “The Day After” projesi bir süredir ABD ve Almanya’da yapılan gizli toplantılarda hazırlanıyordu. Berlin’de sunulan projeye, ABD ve Almanya’nın yanı sıra İsviçre’nin dışişleri bakanlığı düzeyinde, Hollanda ve Norveç’in ise “hükümetten bağımsız vakıflar” aracılığıyla destek sundukları ortaya çıktı.

Alman hükümet sözcüsünün, “The Day After projesine yönelik direk ödeme yapılmamıştır” demesine karşın projenin Bilim ve Politika Vakfı SWP tarafından maddi ve manevi olarak desteklendiği biliniyor. Muhalifler SWP’nin Berlin merkezini Ocak ayından bu yana üs olarak kullanıyorlar. Almanya’da Başbakanlık Dairesi tarafından finanse edilen SWP, ülkenin dış politikalar konusunda en önemli düşünce fabrikası olarak görev yapıyor.

www.evrensel.net