Emek Gençliği: Bağımsız, demokratik bir ülke için mücadeleye

Emek Gençliği: Bağımsız, demokratik bir ülke için mücadeleye

Emek Gençliği 19 Mayıs açıklamasında, gençliğin sorunlarına dikkat çekti ve 'Tek parti tek adam rejiminin inşasına karşı mücadele' çağrısı yaptı.

Emek Gençliği, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’na ilişkin yaptığı açıklamada 24 Haziran seçimleri öncesi gençliği oy deposu olarak gören siyasi partilerin vaatleriyle ülke gerçekliği arasındaki uçuruma dikkat çekti. Açıklamada gençlik, "Tek parti tek adam rejiminin inşasına karşı mücadeleye ve kendi geleceğine sahip çıkmaya" çağrıldı.

Emek Gençliği'nin açıklaması şöyle:

2018 19 Mayıs’ı önceki 19 Mayıs’larının ötesinde bir anlam ifade ediyor; 24 Haziran seçimleri yaklaşırken, cumhurbaşkanı adayları çeşitli açıklamalarla oy toplama yarışına girdiler. 19 Mayıs vesilesi ile gençliğe ilişkin çeşitli açıklamalar yapılıyor.
 
16 Nisan referandumunda gençlikten önemli bir ders alan ve kendisine “Hayır” diyen gençliği kazanmanın ne kadar önemli olduğunun farkına varan Erdoğan hemen her konuşmasında gençliğe çeşitli atıflar yapıyor. Türkiye kapitalistlerinin ihtiyacı olan tek parti tek adam rejimine Türkiye gençliğini dayanak yapmak isteyen AKP/Erdoğan yönetimi “yeni sistemi birlikte inşa edelim” ve “2053, 2071 hedeflerini size emanet ettik” söylemleri ile “yerli ve milli” gençlik istediğini her fırsatta vurguluyor.

5 gençten birinin işsiz olduğu, istihdamdaki gençlerin yarısının esnek ve güvencesiz çalıştığı, önemli bir bölümünün sanayide ağır çalışma koşullarına mahkum edildiği, meslek liseli gençlerin patronların sömürü çarkına sıkıştırıldığı, ataması yapılmayan genç öğretmen adaylarının intihar ettiği, inşaatlarda çalışan gençlerin öldüğü bir ülkede iktidarın bahsettiği gelecek hedefi daha fazla işsizlik oranından ve ucuz emek sömürüsünden başka bir şey değildir.

Köklü üniversitelerin bölünerek tarihlerinden koparıldığı, binlerce akademisyenin üniversite kürsülerinden kovulduğu, kulüp ve toplulukların faaliyetlerinin engellendiği, anayasal bir hak olan öğrenim hakkının tek adamın emriyle engellendiği üniversitelerde öğrencilerin, akademisyenlerin taleplerini göz ardı eden bir iktidarın üniversiteli gençliğe sunabileceği hiçbir şey yoktur.

Eğitim müfredatından bilimsel olan ne varsa çıkarılmış, eleştirel sorgulayan bir eğitim yerine hurafelerle donatılmış, dogmatik bir eğitim politikası tercih edilmiştir. Her yıl değişen sınav sistemiyle deneme tahtasına çevrilen liselilere “eğitimimizi sizinle geliştireceğiz” diye seslenen bir iktidarın liseli gençliğe hurafelerden, paralı eğitimden başka sunduğu bir şey yoktur.

Egemen sınıflar ve onların Türkiye’deki temsilcisi AKP/Erdoğan yönetimi ‘yerli ve milli’ gençlik derken tek parti tek adam rejiminin inşasının bir parçası olacak bir gençlik tarif etmektedir. Kurulmak istenen bu rejimde gençliğin sömürücü sınıfların çıkarlarının bekçisi olması istenmektedir.
Gençliğin parasız, bilimsel, demokratik eğitim talebi daha fazla gün yüzüne çıkmakta, sosyal-ekonomik talepleri çok daha yakıcı hale gelmekte, işsizlik ve geleceksizlik kaygısı günden güne artmaktadır.

Gençliğin temel sorunlarına ve taleplerine değinmeyen hiçbir cumhurbaşkanı adayı da gençliğin desteğini alamayacaktır. Tüm dünya gençliği gibi Türkiye gençliği de emperyalist savaşların, neoliberal politikaların, işsizliğin, geleceksizliğin kıskacına alınmak istenmektedir. Türkiye egemenlerinin ‘yerli ve milli’ gençliği de bu tablodan ibarettir. Egemen sınıfların çizdiği bu karanlık geleceğe karşı gençliğin çıkar yolu ise cumhurbaşkanı adaylarının vaatlerinde değil parasız, bilimsel, demokratik eğitim için, özgür ve eşit bir gelecek için tam bağımsız demokratik Türkiye mücadelesindedir.

Emek Gençliği olarak tüm gençliği bu mücadeleyi büyütmeye, tek parti tek adam rejiminin inşasına dur demeye ve kendi geleceğine sahip çıkmaya çağırıyoruz.” (HABER MERKEZİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 19 Mayıs 2018 16:34
www.evrensel.net