ODTÜ'de 'Disiplinlerarasılık' tartışıldı

Fotoğraf: Evrensel

ODTÜ'de 'Disiplinlerarasılık' tartışıldı

ODTÜ'deki sosyal bilimler toplulukları, 25. yılı dolayısıyla bir araya gelerek 'Disiplinlerarasılık' paneli düzenledi.

ODTÜ'de bir araya gelen Siyaset Bilimi, Dış Politika ve Uluslarası İlişkiler, Ekonomi, Psikoloji, Sosyoloji ve Tarih Toplulukları, kuruluşlarının 25. yılında 'Sosyal Bilimler'in 25 Yılı, Disiplinlerarasılık' başlıklı bir etkinlik düzenlediler. Etkinliğin ilk yarısında Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Aylin Topal, Uluslarası İlişkiler bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Pınar Bedirhanoğlu, Sosyoloji bölümü öğretim üyesi Sibel Kalaycıoğlu, Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nebi Sümer ve Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Somel disiplinlerötesi ilişkilere değinerek kendi alanlarının 25 senelik dönüşümlerinden bahsettiler. 

Fotoğraf: Evrensel

Söyleşide moderasyonu üstlenen Siyaset Bilimi Topluluğu üyesi Halil Can İnce, ortak etkinlik sürecinden bahsederken birbirinden kopuk ve habersiz işler yapmayan, akademide yaşanan değişim ve dönüşümlerin nasıl olduğuna ve bunların nasıl ortaklaşabileceğini düşünmenin kıymetli olacağını belirterek sözü Uluslarası İlişkiler bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Pınar Bedirhanoğlu'na bıraktı.

'DİSİPLİNLER NASIL AYRILDI?'

Bedirhanoğlu konuşmasında, disiplinlerarası kavramının nasıl çıktığına, uluslararası ilişkilerin nasıl ortaya çıktığına ve son döneme ilişkin sözlerini içeren bir çerçeve oluşturacağını söyleyerek konuşmasına başladı. Konuşmasında Teknoloji Politikaların 20. Yılında Hacer Ansal'ın disipliner arasılığı 3 alt başlıkta sınıflandırdığını bunların; çok disiplinlilik, disipliner arasılık ve disiplinler ötesilik olduğunu belirtti. 'Disiplinler nasıl ayrıldı?' sorusundan yola çıkarak kapitalizmin yabancılaşmayı nasıl derinleştirdiğinden, doğaya hakim olmak için bilimi kullanan insanların devamında toplumsal hiyerarşilerin parçası olduğundan ve kapitalizmin bu tanımlamayı yeniden ürettiğinden söz etti. Uluslararası ilişkiler biliminin ayrışmasının 1. Dünya Savaşı'na dayandığını ve bu yıkıcılıkta savaşları olmaması adına devletler arası ilişkileri kontrol etmesi gereken bir disiplin ihtiyacından doğduğunu belirten Bedirhanoğlu, savaşların hala sürdüğü düşünülürse hedefe ulaşılamadığını söylemek gerektiğinden söz etti. Devletin kendisinin iç dinamiklerinin siyaset bilimi alanı iken devletler arası ilişkilerin  uluslararası ilişkiler alanında tartışılmasının yabancılaşmaya dayalı toplumsal deneyimi derinleştirdiğini belirtti. 

Bedirhanoğlu konuşmasını bitirirken farklı disiplinlerden gelen toplulukların kend pratiklerine bakarak daha çok şey söyleyeceklerini belirtti. 
Bedirhanoğlu'nun ardından söz alan Doç. Dr. Aylin Topal, toplumsallığın kendisinden çıkarak amaç yaşamsa burada karşılaştığımız sorulara göre hangi disiplinde çalışılması gerekiyorsa onun peşine düşülmesi gerektiğini söylerek konuşmasına başladı. Disiplinleri aşmanın özü gereği eleştirel olduğunu söyleyen Topal, disipliner üstülük kavramının kullanılmasının iki disiplinin sınırlarını çizen disipliner arasılık kavramından daha doğru olacağını belirtti. Kendi alanınını söylerken Siyaset Bilimi demekte zorlandığından söz eden Topal, soruların peşinden gittiğinde başka disiplinlerin yöntemlerini kullandığından bahsetti. Topal, konuşmasının devamında siyasal tarih, siyasal sosyoloji, uluslararası ilişkiler ve siyasal iktisat başlıklarına değindi. Siyasal tarihin iktidarlar, kurumlar tarihi olmadığının, halkların kendi tarihini ortaya çıkarmanın gerektiğini söyledi. Siyasal sosyolojiyi devlet toplum bütünselliği üzerinden anlamanın gerekli olduğunu, uluslarası ilişkilerin devletler arası pazarlık ve savaş tarihi üzerinden şekillendiğini bilmek gerektiğini belirtti. 

Topal konuşmasını bitirirken, soru gereği yapılan araştırmaların meselenin özünü yansıtacağını belirtti. 

Sosyoloji Bölüm Başkanı Sibel Kalaycıoğlu disipliner arası ayrışma sonunda bugünlerde multi disipliner bütünleşmenin neden yaşandığı sorusu ile başladı. 1970 sonrası gelişen dünyanın kolay yönetilemediği dönemde risk ve belirsizlik gibi yeni kavramlar oluştuğunu bunun üzerinden yeniden el birliği yaparak aşmaya girişildiğinden söz etti. 

Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nebi Sümer, psikolojinin sosyal bilimler alanında atomize olmuş bir disiplin olduğundan söz etti. İçindeki alanlar göz önünde bulundurulduğunda psikolojinin sosyal bilimler ve pozitif bilimler arasında konumlandığından söz etti. 

Öğretim üyelerinin sunumlarının ardından etkinlik katılımcıların soru, öneri ve katkıları ile sona erdi. (Ankara/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 17 Mayıs 2018 20:41
www.evrensel.net
ETİKETLER ODTÜAnkara