Baştan sona hatalı sistem

Baştan sona hatalı sistem

Malatya ve Ankara'dan öğrenciler, eğitim sisteminin sorunlarını Genç Hayat'a yazdılar.

Doğan Can İlhan
Vedat BUDAK
MALATYA

Sene başında önce sistem, ardından konu dağılımlarının değişmesi –özellikle 12. sınıfları- bilinmezliğe itti. Sınava birkaç ay kala ne çözeceğini tam olarak öğrenen liseli öğrencilerin, baskın seçim kararı ile şimdi de sınav tarihleri değişti.

Konuyu Doğanşehir Anadolu Lisesi’nden son sınıf öğrencileriyle konuştuk. Sınava girecek olan Süleyman, sınav unutulduğu için o tarihe seçim konduğunu belirterek “Sınavın bir hafta ertelenmesi çalışanlar için belki bir avantaj olabilir. Daha fazla ders çalışma imkânı sağlar.” dedi. Gökhan ise “30 dakikada seçim tarihi belirlendi, o da bizim hayatımızı belirleyecek sınava denk geldi. Hepimizin ailesi çiftçi, o nedenle sınavın ertelenmesi çoğumuz için sorun oluyor. Sınavın ertelendiği tarih, tarla işlerinin en yoğun olduğu dönem.” dedi. Hasan ise “kişisel menfaatleri için geleceğimi karartıyorlar” diyerek yok sayıldıklarını ifade etti.

Sınav sisteminin sorunlarına değinen Hasan, “Örneğin, tercihlerde Felsefe Bölümü EA puanına göre almasına rağmen lisede EA alanından hazırlanan öğrenci felsefe dersini yok denecek kadar az görüyor. Sözelden hazırlanan arkadaşların haftalık gördükleri Felsefe ders saati bizlerden daha fazla. Öyle tam donanımlı bir felsefe dersi de değil, Marx yok ama felsefe var. Gel de inan.” dedi. Gökhan da “Arkadaş sözelci, fen ağırlıklı dersleri yapamadığı ve matematiği zayıf olduğu için sözeli tercih ediyor. İki aşamalı sınav bu; ikinci aşaması yoğunlaştığın alan, ilk sınav ortak. Sen diyorsun ki ‘matematikten bir soru çözemezsen sınavın iptal’, nasıl olacak bu iş? Sözelci, yapamadığı testi sallayarak mı çözecek, hani adalet! Yeteneklere göre sınav sistemi oluşturulmalı artık. Adil yapılsın şu sınavlar, 300-400 kişiyi düşünerek değil.” dedi. 

EĞİTİMDE EŞİTSİZ VE HATALI SİSTEM

Süleyman, devlete bağlı bir iş ve düzenli maaşın kendisine yeteceğini belirterek “Kısacası, sırtımı devlete dayayayım, benim için yeter.” dedi. Sağlık lisesinden Uğur ise “Türkiye’de gelecek kaygısı yaşamayan tek kişi yoktur. Eğitim en alt seviyede. Okullarda bilimden uzak eğitim veriliyor.” şeklinde konuştu.

Üniversite mezunu beş gençten birinin işsiz olması gelecek kaygısının zirveye tırmanmasına sebep oluyor. Böyle bir dönemde yapılan “Her üniversite mezunu iş bulacak diye bir şey yok” açıklaması ise gençlerin sert tepkileriyle karşılaşmıştı. Gökhan, “O dönemin başbakanı bunları söylerken kendi çocuklarını düşünür tabii. Onlar yurt dışında okudu. İş bulma dertleri yok zaten, kendi şirketleri var. Bizim gibi insanlar devlete bağlı okullarda okuyor. Devlet, bizlere iş imkânı sunmuyor hem maddi zorluk hem gelecek kaygısı ile psikolojik sorunlar yaşıyoruz” dedi. Gökhan’a katılan Uğur, “Ben sağlık lisesi mezunuyum. Her ilde, her ilçede, neredeyse köylerde bile hastane ya da sağlık ocağı var. Personel açığı olmasına rağmen sağlık lisesinden ya da üniversiteden mezun olmamıza rağmen iş bulamıyoruz.” diyerek bunun “Gidin ne haliniz varsa görün, canınız cehenneme” demekten başka br anlama gelmediğini belirtip “Boşuna okuyorsun. Paran varsa oku, yoksa otur oturduğun yere okuyup ne yapacaksın demenin başka yolu.” olduğunu söyledi.

Genç işsizliğe dair Metehan “Hükümetin gerekli planlamayı yanlış yapmasından dolayı yığınlar halinde üniversite mezunları birikiyor.” dedi. Uğur, “Kurumların personel alımlarında yandaşlarına gerekeni yapıp bizleri yok saymaları, en büyük sorun oluyor” ifadelerini kullandı. Gökhan ise “Emekli olma yaşının yüksek olması ve emekli maaşının az olması da bizi olumsuz etkiliyor. Çalışan memur 3000 TL veya üzerinde maaş alırken emekli olduğunda bu ücret, asgari ücretin altında ya da biraz üstünde oluyor. Böyle olunca çalışan ‘neden emekli olayım ki’ diyor.” ifadeleriyle sorunun farklı bir boyutuna dikkat çekti. Süleyman ise liselerde doğru yönlendirmeler yapılmadığı için tercihlerin bilinçsiz yapıldığına değinerek işin en başından hatalı olduğunu belirtti.

ERKEN SEÇİM TARTIŞMALARI

İlk kez oy kullanacak olanlar temel taleplerinin eşitlik, hak, adalet ve özgürlük olduğunun altını çizdikten sonra parasız, bilimsel, laik ve demokratik bir eğitim taleplerini de belirttiler. Hasan, iktidar için “Biz artık inmelerini istiyoruz.” dedi. Süleyman ise “Doğru bir parti gelirse her alanda herkesin eşit olacağına ve eğitimin düzeleceğine inanıyorum. Dile getirilen sorunları çözsünler, yenilerini yaratmasınlar.” ifadelerini kullandı. Gökhan ise Süleyman’a katılmadığını belirterek “Şu anda yasal bir alt yapısı olmamasına rağmen her istediğini yapan biri var. Yeni gelecek kişinin ya da aynı kişinin bunu devam ettirmeyeceğini nereden bileceğiz? Verilmemesi geren bir yetkidir. Bunu babama bile vermem. Yasama, yürütme ve yargı tek bir kişide toplanamaz. Böyle adalet sağlanamaz. Birlik, beraberlik, hukukun üstünlüğünün, halkların da sözünün olduğu, özgürlükçü, eşitlikten yana bir düzen istiyorum. Bu yetki ne yanlış ellerde ne doğru ellerde olmalıdır. Yanlışın elinde doğru olanı da kaybetmek üzereyiz (bana göre; kaybettik). Doğru olacağına inanılanı da bozacak bir yetkidir. Geçen gün şaka gibi diyor ki; ‘daha yaşanacak, daha demokratik ülke oluyoruz’. Yahu 16 sene önce başa geldiler yeni yeni mi bunları söylüyorlar. Sıkıldık yalanlarından.” sözleriyle şikâyetini dile getirdi.


BİR LAFA BAKAR

Ege Anadolu Lisesi'nden bir öğrenci
ANKARA

Merhabalar ben Ege Anadolu Lisesi’nde sınava hazırlanıyorum. Sizlere 30 Haziran-1 Temmuz tarihlerine ertelenen sınav hakkında gerçekleştirdiğimiz sohbeti anlatmak istiyorum.

SEVİNELİM Mİ, ÜZÜLELİM Mİ?

“Yarın ne olacağını bilmediğimiz günlerden geçiyoruz. Biz öğrenciler bir sabah uyanıyoruz ‘erken seçim’ dolayısıyla sınav tarihi erteleniyor.” diye sitem dolu sözleriyle başlıyor arkadaşımız. Bunun üzerine arkadaşlarımızdan birkaçı bu duruma sevinirken, birkaçı ise öfkeli. “Neden sevinmeliyiz?” diye sorduğumuzda diğer arkadaşımız bir hafta ertelenen sınavın bir hafta daha fazla çalışma olanağı anlamına geldiğini söylüyor. Buna karşılık başka bir arkadaşımız gülerek “Bugün tek lafıyla seçimi erken tarihe alan yarın tek lafıyla sınavı kaldırır.” diyor ve ekliyor “Yaklaşık 2 senedir OHAL koşullarında yaşıyoruz, aldığımız eğitim nitelikli değil, evrim konusu müfredattan kaldırıldı bizler dindar kindar yetiştirilmeye mecbur kalıyoruz ve üstelik geleceğimiz bile tek adamın ağzından çıkan tek lafa bakıyor.” Diğer bir arkadaşımız ise “Zaten gelecek kaygımız çok fazla her gün ‘acaba bugün ne değişecek’, ‘ülke hangi savaşa sürüklenecek’ diye bekliyorum.” diyor.

Son Düzenlenme Tarihi: 16 Mayıs 2018 14:57
www.evrensel.net
ETİKETLER eğitim sistemi