Boğaziçililerden cezaevi notları

Fotoğraf: Evrensel

Boğaziçililerden cezaevi notları

Erdoğan'ın 'okuma hakkı vermeyeceğiz' dediği Silivri Cezaevi’ndeki Boğaziçili öğrenciler, tutuklanma süreçlerini ve cezaevindeki yaşamı anlattı.

Silivri Cezaevi’ndeki Boğaziçililer

Öncelikle pek çoğumuza malum olanı ilanı edelim: Üniversitemizin özgürlükçü, her kesimden öğrencinin ifade hakkını savunan, demokrat ve en önemlisi vicdanlı duruşu, Boğaziçi Üniversitesi’nin kimi çevrelerce hedef tahtasına oturtulmasına ve giderek ağırlaşan, hukuktan uzak/politik yaptırımlara maruz kalmasına neden olmuştur. Silivri Cezaevi’nde tutsak bulunan arkadaşlarınız olarak, bizim hakkımızda verilen hükümlerin de yukarıdaki bağlam dışında hiçbir izahı olmadığı kanısındayız. Bu nedenledir ki, özgürlüğümüzün kısıtlanmış olduğu bu zindanda yatarken vicdanımız rahattır ve moralimiz yüksektir. Ancak moralimizi yüksek tutan en büyük etken, bizleri burada yalnız bırakmayan hukukçu arkadaşlarımızın sizden getirdikleri haberlerdir.

Üniversitemizde ve geniş bir özgürlükçü mecrada “yokluğumuzu fark ettirmeniz” yaşanılan hukuksuzluğu ve hak ihlallerini olanca absürtlüğüyle aydınlatmanız ve dayanışmanızla bizi burada özgür kılıyorsunuz. Her birinize teker teker teşekkürlerimizi sunuyor ve dayanışmanızı en içten duygularla selamlıyoruz. Bulunduğunuz fedakarca girişimleri ve zulme karşı birlikteliğinizi kutluyor ve bileşenleri çoğaltarak ve daha güçlü bir şekilde cesareti bulaştırmaya devam edeceğine inanıyoruz.

Yaşananların ve yaptırımların akademinin evrensel değerlerine; özgür düşünme, tartışma ve bilimsel üretim yapmaya bir saldırı niteliğinde olduğunu düşünüyoruz. Üç haftadan uzun bir süredir gerek kitap ve defterlerimize erişemememizin gerek gözaltı ve cezaevinin zorlayıcı koşullarının ve belki de en önemlisi üniversite ortamından alıkonulmamızın bu saldırının pratikteki yansımaları olduğunu söyleyebiliriz.

Biz bu saldırılar karşısında teslim olmak yerine bulunduğumuz yeri bir üniversiteye çevirme; düşünme, tartışma ve üretim yapabilme noktasında sürekli olarak çabalamaktayız. Hem kendi aramızda hem de koğuşumuzdaki diğer tutsak arkadaşlarımızla matematik, felsefe, edebiyat ve bildiğimiz oranda insani ve akademik değeri olan tüm konularda düşünmeye, tartışmaya ve yazmaya devam etmekteyiz. (Umuyoruz ki yazdıklarımızı en kısa zaman içinde çeşitli yollarla sizlere ulaştırabileceğiz.) Buradan açık çağrımızdır, düşünme ve üretimimiz için gerekli kitap ve kaynaklara ulaşmakta zorluk yaşıyoruz ve bu konuda da dayanışmanızı eksik etmeyeceğinizi biliyoruz.

Son olarak belirtmek istiyoruz ki üniversitemizi, sizleri çok seviyoruz. Sizi özledik ve tekrar görüşeceğimiz günleri düşlüyoruz. Tekrardan dayanışmanızı selamlıyoruz. Burada yalnız olmadığımızı ve sizlerin de bizimle olduğunuzu, beraber olduğumuzu biliyoruz. Sizin de asla yılmayacağınızdan ve sizlerle birlikte olduğumuzdan emin olmanızı istiyoruz.

Sevgi ve dayanışmayla.

MEKTUP GÖNDERMEK İÇİN:
Yusuf Noyan Öztürk, İbrahim Erkol, Agâh Suat Atay, Berke Aydoğan, Tevger Uzay Tulay, Muhammet Bilgin, Enes Karakaş, Deniz Yılmaz, İsmail Gürler
Silivri 5 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevi, İkinci Koridor, B Blok, Koğuş: B8
Sevde Öztürk, Kübra Sağır, Esen Deniz Üstündağ, Yaren Tuncer
Bakırköy Kadın Kapalı Cezavi Koğuş: B6, Zuhuratbaba Mah. Dr.Tevfik Sağlam Caddesi Lepra Hastanesi Yanı No:28

Son Düzenlenme Tarihi: 16 Mayıs 2018 14:31
www.evrensel.net