(Osmanlı) Spor ve siyaset

Fotoğraf: Gökhan Balcı/AA

(Osmanlı) Spor ve siyaset

Geçtiğimiz günlerde küme düşmesi kesinleşen Osmanlıspor'un 'kuruluşu, yükselişi ve yıkılışı'na dair Şiar Argın yazdı.

Ender Şiar ARGIN
Yıldız Teknik Üniversitesi

Haziran 2014’te alınan bir haber, Türkiye futboluna dair önemli bir tartışmayı gündeme getirmişti. 1. Lig’de mücadele eden Ankaraspor’un adı Osmanlıspor olarak güncellenmiş, ‘yeni’ kurulan bir futbol kulübü havasıyla Türkiye futboluna entegre edilmeye çalışılmıştı. Sosyal medyada da farklı medya organlarında da oldukça tartışılmış, kimileri ‘milli değer’ Osmanlı’ya saygısızlık kimileri ‘gelenekleri yaşatmak’ olarak yorumlamıştı. Üzerinden 4 yıl gibi bir süre geçti, Osmanlıspor Türkiye futboluna, siyaset-futbol ilişkisine ve AKP’nin spor politikalarına dair çok fazla şeyi gün yüzüne çıkardı. Son günlerde kümede kalma mücadelesi veren Osmanlıspor nezdinde Türkiye futbolu ve siyaset ile ilişkisine kısaca bakalım. 

Hemen her coğrafyada olduğu gibi Türkiye’de de futbol ve siyaset birbirinden bağımsız fenomenler olarak yerli yerinde durmadı. Toplumun maddi yaşam koşullarının sonucu olarak ortaya çıkan ve birbiriyle sıkı bağlar içerisinde olan bu iki üst yapı kurumunun Türkiye’deki gelişimi de egemen sınıfların müdahalesiyle olgunlaştı. İttihat ve Terakki’nin Türkçülüğünden Turgut Özal’ın neo-liberalizmine hemen bütün siyasal iktidarlar ve politik örgütlenmeler futbola, kulüp yönetimlerine ve stadyumlara ilgi duydu. Ya kulüp yönetimlerine katıldı ya piyasacı politikalarla futbolu bir ‘endüstri’ haline getirdi ya da kulüp yönetimlerini kendine bağımlı kıldı. İşin özü futbolun oynanmaya başladığı ilk andan itibaren Türkiye siyaseti bu ‘sosyal alandan’ elini çekmedi, bağlarını sıkılaştırdı. 

Türkiye’de futbol-siyaset ilişkisi belediyelerin bu alana girmesiyle daha da görünür hale geldi. Büyüklere karşı Anadolu takımlarının çok zayıf kalmasıyla devreye giren belediye başkanları ya belediye gelirleriyle eski semt takımlarını finanse etmeye ve kulüp yönetimlerine katılmaya çalıştı ya da belediyenin yönetiminde olduğu futbol kulüpleri kurdu. 

YÜKSELME DEVRİ

1978’te Ankara Belediyespor olarak kurulan günümüz Osmanlıspor’u işte böyle bir futbol atmosferinde ortaya çıktı. Daha sonra Ankaraspor adını aldı, Ankara’daki siyasetçilerin ilgisine mazhar oldu. Geçtiğimiz yıla kadar Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olan Melih Gökçek, hem Ankaraspor hem de Ankaragücü takımlarına ilgisini yoğunlaştırdı. Ankaraspor ile Ankaragücü’nü birleştirmeye çalıştı ancak başaramadı. Ankaraspor’un, ‘rekabeti engelleyici düzeyde’ Ankaragücü ile ilişki içerisinde olduğu ileri sürülerek lisansı iptal edildi. Hukuki sürecin ardından 2013-14 sezonunda takım 1. Lig’e geri döndü. 2014 yazında ise ‘Osmanlıspor’ adını aldı. 

Bir belediye başkanının ve onun koltuğunu daha uzun süre korumak adına yaptığı hamlelerin dışında Osmanlıspor, yeni bir siyasal rejim inşasının da yansıması olarak futbol dünyasına tanıtıldı. Formasını Osmanlı motiflerine benzer çini, kilim desenleri ile tasarladı, ‘hilallerden’ oluşan bir logo edindi, Bizans renkleri kulüp renkleri, Osmanlı’nın kanla bastırdığı ‘Yeniçeriler’, kurulan “devşirme” taraftar grubunun adı oldu. Stadyumlara getirilen mehter takımlarıyla tezahüratlar yapıldı, tekbirler tribünlerden eksik olmadı. Osmanlıspor projesi iyi başladı, AKP’nin Neo-Osmanlıcı politikalarının yeşil sahalardaki karşılığı olarak öne çıktı. Belediyenin bütün imkânları takım için feda edildi, belediye ihalelerine girilmek için şirketlerin Osmanlıspor’a bağış yapması istendi, taraftar sorununa belediyeye bağlı güvenlik şirketinin çalışanlarını maça götürme gibi çözüm yolları bulundu.*

Osmanlıspor, Osmanlı’nın kültürel, politik ve dinî mirasını sahiplenmeye ve canlandırmaya çalışan siyasal iktidarın temsili olarak futbol dünyasında kendine yer buldu. Geçen sezon beklenmedik başarılar kazandı, Avrupa Ligi’nde son 32’ye kaldı ancak Yunan’a (Olimpiakos) yenilerek elendi.

YIKILMA DEVRİ

Ancak 2017-2018 sezonunda Osmanlıspor için işler iyi başlamadı. Art arda teknik direktör değişiklikleri yaptı ancak toparlayamadı. AKP’nin ‘metal yorgunluğu’ Osmanlıspor’u da vurdu. Melih Gökçek istifa ettirildi. Yeni başkan Osmanlıspor’a verilen otopark ve hafriyat ihalelerini iptal etti. Tribünlerde büyük seyirci kaybı yaşandı.Gökçek döneminde devşirilen seyirciler bir anda ortadan kayboldu. Ligde son sıralara demir attı, her şey üst üste geldi, ‘çöküş dönemi’ başladı. Ankara’nın ‘esas’ takımlarının taraftarları tarafından hiç sahiplenilmedi Osmanlıspor, hatta sevilmedi. Ankaragücü’nün Gökçek ile kapanmamış hesabı vardı, Gençlerbirliği taraftarı ise fazla ‘cumhuriyetçiydi’. Sadece Ankara takımları değil hemen tüm takım taraftarları ‘ısınamadı’ Osmanlıspor’a. Çünkü yapaydı, futbol ve taraftar kültürü yoktu, iktidar desteğiyle de fazla tutunamadı. 

Neo-Osmanlıcı hayallerin ürünü bir futbol takımının Cumhuriyet’in kurulduğu şehirde tutunamamasının hikayesiydi Osmanlıspor, elbette futbol-siyaset ilişkisinin de en çarpıcı örneklerinden. Siyasal iktidarın çıkarları ve politikalarına uygun olarak dizayn edildi, dikiş tutmadığı görülünce bu ‘sevdadan’ bir çırpıda vazgeçildi. Yarın bir milletvekili çıkıp “ecdadımız futbol oynamazdı” derse kapatılmasının gündeme gelmemesi için hiçbir sebep yok. 

*http://www.radikal.com.tr/spor/osmanlisporda-taraftar-skandali-1340437/

Son Düzenlenme Tarihi: 16 Mayıs 2018 13:34
www.evrensel.net
ETİKETLER Osmanlıspor