Acının atlası: İş cinayetleri almanağı 2017
Fotoğraf: Pixabay

Acının atlası: İş cinayetleri almanağı 2017

'Almanak, işçi cinayetlerine tarihsel olarak yer verirken, yanı sıra, cinayetlerin ardından yaşanan adalet mücadelesinin de izini sürüyor.'

Ayşegül TÖZEREN

Adalet Arayana Destek Grubunun hazırladığı, 1umut Yayınları tarafından yayımlanan “İş Cinayetleri Almanağı 2017” buruk bir dilekle başlıyor: “Hiç iş cinayeti olmasa, biz almanak hazırlamasak.” Dileğin ardından, ülkenin işçi cinayetlerine ilişkin vahim tablosu ortaya koyuluyor. 2016’da ulusal basına yansıyan haberlerde yer bulduğu kadarıyla 1924 işçi yaşamını yitirirken, 2017’de de 1947 işçi, iş cinayetlerinde kaybedilmiş. Almanak, 1947 işçinin rakamdan ibaret olmadığını bağıra bağıra söylüyor, yitirilen her bir işçinin bir hikayesi olduğunu… Günümüzde, unutmamak gerekir ki, 1947 insanın ölümüyle büyük coğrafyalara yayılan savaşlarda bile pek karşılaşmıyoruz. Almanak, işçi cinayetlerine tarihsel olarak yer verirken, yanı sıra, cinayetlerin ardından yaşanan adalet mücadelesinin de izini sürüyor.

Almanak’ta Adalet Arayan İşçi Ailelerinden de bir mektup var. “Yalnızlığımıza, sessizlik mutabakatına rağmen biz yolumuza devam ediyoruz,” diye not düşmüşler. Ancak, mektubu, “Yapılması gerekenleri görünür kılma gayretini sürdüren dostların unutturmama gayretlerine saygılarımızla” diye bitirmişler. Almanak da iş cinayetlerinde hayatını kaybeden işçilerin, 2009’da aramızdan ayrılan Davutpaşa davası avukatlarından Kamil Kirman’a ve 2016’da vefat eden almanak’ın tasarımcısı Mahir Sezer’e adanmış. Geçtiğimiz yıl 28 Nisan’ın iş cinayetlerinde yaşamlarını yitiren işçiler için anma ve yas günü ilan edilmesi için gösterdikleri büyük çaba da mektupta belirtilmiş.

Almanak’ta, iş cinayetlerinin acı atlası çizilmiş. Ama kitapta sadece iş cinayetleri yok. Türkiye’nin fazla konuşulmayan bir başka meselesine, meslek hastalıklarına da dikkat çekiliyor. Örneğin, kitapta yer alan bir kupürde, Pamukkale Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı’ndan Mehmet Zencir’in diş teknisyenleri ile ilgili önemli uyarısına yer verilmiş. Zencir, diş teknisyenleri arasında sigortasız çalışanlar olduğunu belirterek, diş teknisyenlerinin en az yüzde onunda, kot kumlama işçilerinde görülen silikozis hastalığının olduğunu söylüyor. Silikozis, eskiden beri bilinen bir akciğer hastalığı, ancak kot kumlama işçilerinde ilk kez Türkiye’de tespit edilmişti. Ardından büyük bir adalet mücadelesi başlatılmıştı. Uluslararası Çalışma Örgütü verilerine göre meslek hastalığından kaynaklanan ölümler, iş cinayetlerindeki ölümlerin beş altı katı olarak gerçekleşmektedir. Buna göre, ülkemizde on bin işçinin meslek hastalığından yitirilmiş olabileceğini söyleyebiliriz. Oysa meslek hastalığından kayıtlı ölüm yok denecek kadar azdır. Bu da işçi sağlığına ilişkin başka bir büyük çelişkinin göstergesidir.

Almanak’ta, çalışanların intiharları da yer bulmuş. “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisine imza atan Fatih Traş’ın üniversitelere başvurularının reddedilmesinin ardından intiharı da kitapta siyah bir çerçeve içinde… Sağlık çalışanlarına bitmez tükenmez şiddet de… Sağlıkçıların, Dr. Hüseyin Ağır’ın öldürülmesinin ardından, “Ölümlere alışmayacağız,” haykırışı… Baba mesleğinden emekli olmak isterken iş cinayetlerinde yitirilen insanlar… Okul harcını çıkarmak isterken bir inşaatta iş cinayetinde yaşamını yitiren, Haydar Bozarslan…

Almanak’ta yer alan İş Cinayetleri Raporunun Anatomisi’nde iş cinayetlerini araştırırken haberleri sadece doğrulamadıklarını, ifade ediliş biçimlerinde yitirilen işçinin anısını yaralayan bir dil kullanıldığını gördüklerinde, müdahale ettiklerini de belirtiyorlar. İşçiyi merkeze alan bir dili kurmaya çalışarak, Almanak’a işçilerin hikayelerini dahil ettiklerini… Ancak, iş cinayetlerinin hepsinin ulusal basında yer almamasından ya da kayıt dışı çalışmadan dolayı erişemedikleri ölümlerin de olduğunun farkındalar. Almanak, iş cinayetlerini, işçi ölümlerini tarihe kayıt düşüyor, yetkilileri önlem almaları konusunda dev bir Almanak’la uyarıyor.

Soma’nın yıl dönümünde sosyal medyada, aforizmatik yazılar yazıp, paylaşarak, ölümleri içi boş bir alıntıya dönüştürmek yerine, sözünü ettiğim Almanak’ın sayfalarında 2017’de yitirilen 1947 işçinin gerçeğiyle yüzleşmek, sessiz olsa da, emekçilerin yorgun adımlarını hissetmek için çok daha anlamlı.

İş cinayetlerini unutturmamak için tutulan Vicdan ve Adalet Nöbetlerindeki işçi fotoğraflarının ardından saklı olan öyküler belki böyle anlaşılabilir.

Son Düzenlenme Tarihi: 13 Mayıs 2018 08:55
www.evrensel.net