Siyasi parti temsilcileri: Adil bir seçim için mücadele etmeliyiz

Fotoğraf: Unsplash

Siyasi parti temsilcileri: Adil bir seçim için mücadele etmeliyiz

AKP'nin seçim manifestosunu ve Erdoğan'ın açıklamalarını değerlendiren siyasi parti temsilcileri, 'adil bir seçim için mücadele' çağrısı yaptı.

Seçime 47 gün kaldı. Cumhurbaşkanı Edoğan’ın Pazar günü açıkladığı seçim manifestosu sonrası başlayan tartışmalar ise devam ediyor. Ekonomi, hukuk, demokrasi, özgürlükler, eğitim ve sağlık gibi temel konularda vaatlerde bulunan Erdoğan’a yanıt veren siyasi parti temsilcileri AKP’nin topluma sunabileceği bir şeyin kalmadığını vurguladı.

Erdoğan’ın dile getirdiği “özgürlük, huzur, adalet” gibi sözlerin inandırıcılıktan uzak olduğunun altını çizen Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan demokrasi güçlerine de çağrı yaptı:

“Adaylardan Selahattin Demirtaş’ın hala cezaevinde. Diğer adayların çalışmasını yapan SP ve İYİ Parti standlarına saldırı düzenleniyor. Medya üzerinde abluka kurulmuş durumda. OHAL’in kaldırılarak eşit ve adil koşullarda seçime gidilmesinin zeminin yaratılması için mücadele kaçınılmaz ve seçim çalışmasının bir parçası olmak durumundadır.”

16 YILDIR ELİNİZİ TUTAN MI VARDI?

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, AKP İstanbul İl Kongresi’de açıkladığı manifestonun “16 yıllık iktidarlarının, emek düşmanı yüzünün, adaletsizliğinin, antidemokratikliğinin, baskı ve kutuplaşma iktidarı olduğunun itirafı” olduğunu söyleyen Selma Gürkan, “Belki manifestodaki en gerçekçi vaad, Suriye ve Ortadoğu coğrafyasında savaşçı politikaların, bu politikalarla bağlantılı olarak ülke içinde çatışmacı ve güvenlikçi siyasetin sürdürüleceği olmuştur. 16 yıldır ülkeyi yöneten, askeri ve sivil bürokrasi dahil devletin her kademesine hakim bir siyasi iktidarın açıkladığı vaadler, “16 yıldır elinizi tutan mı vardı, niye yapmadınız” sorularını haklı olarak sordurmaktadır” diye konuştu.

DEMİRTAŞ TUTUKLU, SP VE İYİ PARTİ’YE SALDIRI OLUYOR

Erdoğan’ın dile getirdiği “özgürlük, huzur, adalet” gibi sözlerin inandırıcılıktan uzak olduğunun altını çizen Gürkan, “Adaylardan Selahattin Demirtaş’ın hala cezaevinde olması, diğer adayların çalışmasını yapan SP ve İyi Parti gruplarına saldırı ve çalışmaların engellenmesi, medya üzerinde kurulan abluka, Erdoğan için özel olarak çıkarılan KHK’ler ve OHAL koşulları nasıl bir seçim sürecinin işletileceğini göstermektedir. Dolayısı ile siyasi iktidarın demokrasi, özgürlük, adalet, huzur, refah gibi söylediği her vaadin inandırıcılığının olmadığı, olamayacağı açıktır” dedi.

ADALET Mİ: OHAL’İ KALDIRIN DEMİRTAŞ’I BIRAKIN...

“Lafa değil icraata bakarız” diyen Gürkan şunları söyledi:

“OHAL uzatılmasına karar verdikleri hızda kaldırabilirler. Propaganda eşitliğini sağlamak öyle zor olmasa gerek. Adalet deniyorsa şayet Demirtaş başta olmak üzere talimatla tutuklanan serbest bırakarak işe başlayabilirler. Medyada kurdukları ablukayı kaldırmak tek talimata bakar ama Erdoğan’ın ve iktidarının buna yanaşmayacağını tüm kamuoyu biliyor. Dolayısı ile iş başa düşüyor. Erdoğan’ın vaadleri bir yana öncelikle OHAL’in kaldırılarak eşit ve adil koşullarda seçime gidilmesinin zeminin yaratılması için mücadele kaçınılmaz ve seçim çalışmasının bir parçası olmak durumundadır.”

SANDIK GÜVENLİĞİ VE DEMOKRASİ İÇİN...

Erdoğan’ın grup toplantısında söylediği, “Şayet bir gün milletimiz tamam derse, ancak o zaman biz kenara çekiliriz” açıklamasını da değerlendiren Gürkan, “Erdoğan bu açıklamayı durup dururken yapmadı herhalde. Kolayca bir kenara çekilmeyeceğini 7 Haziran’da gösterdi. Sandıktan istediği çıkmazsa müdahale edeceğini 16 Nisan’da gösterdi. 24 Haziran sonuçlarını kolay kabul etmeyeceğini şantaj, tehdit içerikli demeçleriyle göstermektedir. Bu nedenle, bu seçim süreci bir taraftan demokrasi mücadelesinin güçlendirilmesi diğer taraftan seçim güvenliği, sandık güvenliği ve oylara sahip çıkma mücadelesinin iç içe geçeceği bir süreç olacaktır. Bütün halkımız, emek, demokrasi ve barış güçleri bu kapsamda çalışmasının sorumluluğunu almalıdır” dedi.

TAŞ: KENDİSİ BİLE İNANMADI

Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Başkanlar Kurulu Üyesi Alper Taş, Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Sibel Uzun ve Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Başkanı Tülay Hatimoğullarıda Mezopotamya Ajansı’na konuştu.

AKP’nin açıklanan seçim vaadinin “Türkiye’nin geleceğine dair Erdoğan’ın artık hiçbir karşılığının olmadığının da görüntüsü” olduğunu dile getiren Alper Taş, AKP’nin elinde artık topluma sunabileceği bir şeyin kalmadığını vurguladı. Taş, “Zararın neresinden dönersek kardır hesabıyla yangından mal kaçırırcasına baskın seçime giderek son bir çırpınış içerisinde. Ama görünen o ki başaramayacaklar, yenilecekler. Türkiye’yi büyük bir çıkmaza sürüklediler. Millete, insanlara hakaret ettiler, aşağıladılar. Yani insanlık namına yapılmaması gereken ne varsa yaptılar. Doğal olarak insanlara verebilecekleri hiçbir şeyleri kalmadı. Açıkladığı programa kendisi bile inanmadı.”

‘HALKLARDA  BİR KARŞILIĞI YOK’

“Vergi affı gibi pek çok başlıkta sayılan şeylerle prim toplamaya çalışıyorlar” diyen Sibel Uzun, ise şunları söyledi: “Ama bu manifestonun halklar nezdinde bir karşılığı yok. n kadar seçim vaadi yaparlarsa yapsınlar, ne manifestosu ortaya atarlarsa atsınlar boşa düşecek ve biz bunu çok güçlü bir şekilde hep birlikte öreceğiz.”

Tülay Hatimoğulları  ise şöyle konuştu: “Daha sonra eşit vatandaşlık ve kardeşlikten bahsediliyor. Bu diğer önemli çelişkilerden bir tanesi de Kürt halkıyla ancak demokratik yöntemlerle ve onurlu bir barışın inşasıyla hakkettin kardeşleşebilir ve eşit vatandaşlıktan bahsedebiliriz. Hatimoğulları, “Şu an kadınlara yönelik yürüttükleri cahiliye politikaları kendilerinin önemli bir kılavuzu haline gelmiştir. Bunu kadına yönelik şiddetin artmasından, taciz, tecavüz, kadın cinayetlerin artmasından da görüyoruz” dedi. (HABER MERKEZİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 09 Mayıs 2018 14:42
www.evrensel.net
ETİKETLER erken seçim