Sendikasız binlerce işçi örgütlenecek

Sendikasız binlerce işçi örgütlenecek

Güneşli-İkitelli-Yenibosna İşçi Kurultayı Bağcılar Kültür Merkezinde gerçekleştirildi. Birleşik Metal-İş, Tek Gıda-İş, Haber-İş, Eğitim Sen, SES ve Petrol-İş sendikalarının desteği ile örgütlenen kurultaya yaklaşık 140 kişi katıldı.Kurultayda söz alan işçiler fabrikalarında yaşadıkları sorunlarla birlikte m&

Kurultayda söz alan işçiler fabrikalarında yaşadıkları sorunlarla birlikte mücadeleye dair önerilerini de sundular. Kurultayda, bir çok önemli kararın yanı sıra, “İş güvenliği işçi sağlığı konularında TTB ve TMMOB gibi kurum ve kuruluşlarla ortak çalışmalar yaparak işçi ve emekçilerin bilinçlendirilmesi” kararı alındı.

Haber İş 1 No’lu Şube Sekreteri Ahmet Karatay’ın divan başkanı, Tek Gıda İş Sendikasından Mehmet Ali Çakmak ve SES Üyesi Diren Kanar’ın yönetiminde gerçekleşen kurultayda işçilerin yanı sıra meslek liseli ve üniversiteli öğrenciler de söz aldı.

Kurultayın amacı hakkında söz alan Eğitim Sen 1 No’lu Şube Yöneticisi Bülent Kepenek, “Bu kurultayı öncelikle bu ülkedeki, bu bölgedeki işçilerin sorunlarını nasıl çözeriz, patronlara ve sermayeye karşı işçi sınıfını nasıl daha güçlü kılarız diyen bir avuç mücadeleci işçi arkadaşımız başlattı. Bugün buraya gelen bütün arkadaşlar, aslında bu kurultayın düzenleyicisi olduklarını kabul ederek gelmiş bulunmaktadırlar” dedi. Kepenek kurultay öncesi, Rowenta, Paksan, Ürosan, Bağcılar ve Haznedar Telekom müdürlüklerinde toplantılar yapıldığını, başta Hey Tekstil olmak üzere örgütsüz iş yerlerinde çalışan tekstil ve gıda işçileriyle bir araya gelindiğini söyledi.

ON BİNLERCE İŞÇİ BİNLERCE ÖRGÜTSÜZ

Güneşli İkitelli bölgesinde on binlerce işçi çalışmasına rağmen sendikalı işçi sayısının çok az olduğunu belirterek sözlerine başlayan Haber İş Bağcılar İş Yeri Baştemsilcisi Ahmet Birgin sendikasız işçilerin çok kötü koşullarda çalıştığını belirtti. Birgin bu fabrikaları örgütlemenin de kendi görevleri olduğunu belirtti.

1 Marttan itibaren kendi iş yerlerinde TİS sürecinin başladığını belirten Birgin “İdari maddeleri hiç düşünmeden iki üç oturumda kabul eden işveren yüzde 1 zammı ve esnek çalışmayı bize dayatmış durumdadır. Amacı bizi aynı örgütsüz iş yerlerinde çalışan arkadaşlarımız gibi köleleştirmektir. Bunun için de her toplusözleşme sürecinde önümüze getirdikleri esnek çalışma maddesi var. Bu esnek çalışmayı getirdiklerinde zaten bu iş yerlerinde diğer maddelerin önemi kalmayacaktır. Ama biz iş yeri çalışanları olarak kesinlikle bu esnek çalışma koşullarını kabul etmeyeceğimizi buradan da ilan etmek istiyoruz” dedi.

Birgin ayrıca anayasa tartışmaları için de kurultaya şu öneriyi yaptı: “Anayasa tartışmalarında kurultayımızın başta örgütlenme özgürlüğü olmak üzere birçok konuda işçi ve emekçilerin demokratik haklarının genişletilmesi için çaba içerisinde olmasını öneriyorum.”

İŞÇİLER BÖLÜNMEMELİ

On beş yıldır tekstil işçisi olarak çalıştığını belirten Eyüp Doğan örgütsüz oldukları için hak kayıplarının her geçen gün arttığını söyleyerek şöyle devam etti. “Oysa bizi yönetenler, bizim karşımızdaki patronlar birçok alanda son derece örgütlü ve planlı bir şekilde hareket ediyor. Biz işçilerin bir araya gelmemesi için, örgütlü bir şekilde hareket etmemesi için elinden gelen bütün gayreti sarf ediyor. Bunu yaparken bizim birçok can alıcı noktalarımıza vurmaya çalışıyor. Bizi ayrıştırmak için zamanında Alevilik-Sünnilik kullanıldı. Şimdi Kürt-Türk meselesi öne sürülüyor. Hatta zaman zaman tuttuğumuz takımlardan bile bizleri bölmeye, kendi emeğimiz için, kendi geleceğimiz için bir araya gelmememiz için elinden geleni yapıyor. Oysa bütün bu ayrımları yapan, bizim farklılıklarımızı, bizim bir kusurumuzmuş gibi göstermeye çalışan bu sermaye ve patronlar sınıfı bizi sömürürken hiç bu ayrımları gözetmiyor” dedi. Patronların kıdem tazminatlarına göz diktiğini belirten Doğan “Mevcut olan haklarımızı koruyamazsak eğer, bizleri ve bizlerden sonraki işçi kuşaklarını çok daha vahim bir süreç bekliyor” diyerek işçilerin örgütlenmesinin önemini vurguladı. “Bize düşen, mücadeleci ve gerçekten gücünü işçilerden alan sendikalarla birlikte olmak ve sendikalaşmaktır. Her işçi arkadaş kendi alanında örgütlenmeye, örgütlü bir şekilde mücadele etmeye başladığı zaman daha iyi koşullar için mücadele edebiliriz. Sendikasız fabrikaların örgütlenmesi için kurultayımız planlama yapmalıdır” diyen Doğan gelecek nesillere bırakılacak en iyi mirasın da bu olduğunu belirtti.

1 MAYISI GÜÇLENDİRELİM

Haber Sen 9 No’lu Şube Yöneticisi Adem Derviş ise 2011 1 Mayısının ülkemizdeki ve dünyada ki gelişmeler açısından çok önemli olduğunu belirtti. “1 Mayısı ortaya çıkaran koşulları daha önceki işçi arkadaşlar anlattılar. 1880’li yılları göz önünde bulundurursak  çalışma saatleri 14-15 saati buluyordu ve çocuk emeği yoğun bir şekildeydi. Bugün durumun çok farklı olduğunu düşünmüyorum. Önümüzdeki bir aylık süreci iyi değerlendirelim. Taleplerimizle 1 Mayısı güçlendirelim. Hatta benim kurultaya önerim 1 Mayısın olduğu haftayı şenlik, sergi, panel, vb. gibi çeşitli etkinliklerle son haftayı Uluslararası birlik mücadele ve dayanışma haftası olarak kutlanmasını kurultaya öneriyorum” dedi.

Eğitim Sen üyesi Gülay Terzi’nin işçi ve emekçilerin çocuklarını okula gönderirken yaşadıkları sıkıntılara dikkat çektiği kurultayda, İstanbul Aydın Üniversitesi’nden İrem Onur da kendi eğitim talepleriyle ilgili birtakım eylemde bulunan üniversitelilerin eylmlerini işçilerin mücadelesiyle birleştirmesi gerektiğin vurguladı. (İstanbul/EVRENSEL)


Ekin Can Kurt (Meslek lisesi öğrencisi): Meslek lisesi öğrencisiyim. Bu kurultaya gelmemin sebebi gelecekte işçi olarak çalışmamdan kaynaklı. Benden önce yapılan konuşmalarda hepimiz duyduk ve biliyoruz. Çalışma koşullarını, sigortasızlığı, çalışmada kuralsızlığı, örgütsüzlüğü ve birçok sorun var. İşte meslek lisesi öğrencileri daha okurken sömürülüyor. Bizler meslek liselerinde ucuz işgücü olarak kullanılıyoruz. Torba yasa nedeniyle staj görülen yerlerde maaş 80 TL azaltıldı. Çalışma saatleri her geçen gün artarken, sömürü her geçen gün artarken, bize verilen ücretler düşürülüyor. Biz meslek liselerinin kurultay komitesine önerisidir. Staj adı altında ucuz işgücü olarak kullanılmak istemiyoruz. Maaşlarımızın düşürülmesini değil arttırılmasını istiyoruz. Bedenlerimize göre iş istiyoruz. Bu sorunların çözülmesi için buradaki sendika başkanlarına, yönetim kurulunda açık çağrımızdır. Bizleri örgütleyin. Şişli Endüstri Meslek Lisesi’nde sermayedarlar her geçen gün bir tane daha atölye açıyorlar. Neden hiçbir sendika buralarda yok. Örgütsüzlükten bahsediyoruz. Bizler sendikanın ne olduğunu bilmiyoruz ve mezun olduğumuzda bizler işçi olacağız. Sendikanın, örgütlenmenin ne olduğunu tüm meslek liselerinde örgütlenmesi gerekiyor.

KURULTAYA GELECEKTİM AMA...

“Bugün kurultaya bir velimle birlikte gelecektim. Ancak bugün çalışacağı için gelemeyeceğini söylediğinde ‘Pazar günü de çalışıyor musunuz’ diye sordum. Acil iş olduğu için çağırmışlar. Pazar günü bütün dünyada işçilerin tatil yaptığı gün olarak bilinir. Ama Türkiye’de bir işçi haftanın yedi günü çalışıyor. Pazar günü de çalışmaya gidiyor” sözleri ile konuşmasına başlayan Eğitim Sen üyesi Metin Zengi işçilerin son on yılda ne kadar çok hak kaybına uğradığını belirtti. “Türkiye’nin dünyanın en büyük 17. ekonomisi olduğunu söylüyorlar. Kişi başı on bin dolar gelirden söz ediyorlar. Bizde payımızı istiyoruz bu büyümeden” diyen Zengi sözleşmeli öğretmenlerin her gün işten atılma kaygısıyla çocuklara eğitim vermek zorunda kaldığını söyledi. 1 MAYIS için öneri de bulunan Zengi “bu 1 MAYIS’ ta bağcılar meydanda davullu zurnalı bir kutlama yaparak oradan Taksim’ e gidilmesi gerektiğini düşünüyorum ve komitenin bu değerlendirmesini istiyorum” dedi.

GÜÇLÜNÜN HUKUKUNA KARŞI

Tek Gıda İş Avrupa Yakası Şube Başkanı Muzaffer Dilek, iş davalarında hukukun güçlüden yana olduğunu söyleyerek şu tespitte bulundu: “İşte bunun da tescilidir ki geçtiğimiz anayasaya ‘yetmez ama evet diyenler’ bugünkü yaratmış oldukları o Anayasa Mahkemesini, o demokrat dedikleri Anayasa Mahkemesine bakarak görsünler hukuku. Yetmeyen evetlerinin cevabını, bugün oluşmuş olan Anayasa Mahkemesine bakıp alsınlar. Demek ki mücadele için sadece örgütlenme değil, mücadele için sadece azim değil, mazlumdan yana hukuk da gerekiyor.”
18 sene sendika genel başkanlığı yaptığını hatırlatarak sözlerine başlayan Emek Partisi Genel Başkanı Yardımcısı Sabri Topçu, Türkiye’nin dört bir yanında yapılan, 15-20 bin işçiye ulaşan kuruyltayların önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Zengin zenginleştikçe yoksul yoksullaşıyor. İnsanlar hastanelerde sıra bekliyor, çöplüklerde ekmek topluyor. Boğaz köprüsünden geçerken görüyoruz her gün artıyor sayı. 10 yaşında ki çocuktan 70 yaşındaki adama kadar mendil satan, su satan insanları görüyoruz. Düşünüyorum 70 yaşında ki adam 3saat 5 saat köprüde bu soğukta ayakta durabilir mi. Toplum bu hale geldi. Ama değiştirebiliriz.”


SONUÇ BİLDİRGESİ

* Güneşli – İkitelli – Yenibosna işçi kurultayı komitesi diğer fabrikalardaki işçilerle ve mücadeleci işyeri temsilcisi ve sendikacılarla birleşerek genişlemelidir.
* İşçiler arasındaki birlik mücadele ve dayanışma bilincinin gelişmesi için kurultay komitemiz yerel işçi bülteni çıkarmalı ve bu bültenin ilk sayısı 1 MAYIS işçi bayramını konu alan bir bülten olmalıdır.
* Kurultayımız Kürt-Türk, Alevi-Sünni demeden bütün işçileri birleştirmeli ve mücadele etmelerini sağlamalıdır.
* Kurultayımız asgari ücretin en az 1000 lira olması için mücadele edecektir.
* Kurultayımız iş güvenliği işçi sağlığı konularında TTB ve TMMOB gibi kurum ve kuruluşlarla ortak çalışmalar yaparak işçi ve emekçileri bilinçlendirir.
* Kurultayımız örgütsüz işyerlerinin sektör ayırmadan örgütlenmesi, sendika ve sigorta hakkı için mücadele etmeyi önüne görev olarak koyar. Bunun için örgütlenme çalışmaları planlayarak yeniden bir araya gelir.
* İşçi dayanışma evlerinin açılması ve işçilere dönük eğitimler düzenlenerek sınıf bilincinin yükseltilmesi kurultay komitemizi görevidir.
* Kurultayımız yapılacak olan TİS’ lerin işçilerin kazanımıyla bitmesi için mücadeleyi yükseltir ve dayanışmayı örgütler. Özellikle bölgemizde bulunan Birleşik Metal İş’in örgütlü olduğu Paksan grevini ve Haber İş’in örgütlü olduğu Telekom işçilerinin TİS sürecini kazanımla tamamlamaları için mücadele eder.
* Kurultayımız özelleştirme ve taşeronlaştırmaya karşı mücadele eder.
* Fabrika ve işyerlerindeki kötü çalışma koşullarına karşı kadın işçilerin talepleri (doğum izni, süt izni, gece vardiyasında çalışmama, kreş hakkı vb.) doğrultusunda ve karşılaştıkları kötü muamelelere karşı ( sözlü ve fiziki taciz vb.) kurultay komitemiz özel bir çalışma yürütür.
* İşçi sınıfının birlik mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ın denk geldiği hafta Birlik, Mücadele Ve Dayanışma Haftası olarak değerlendirilmelidir. Bu hafta içerisinde bölgemizde panel, konferans, işçi toplantıları, işçi şenlikleri gibi çeşitli etkinlikler yapılmalı ve kurultay komitesi 1 Mayıs komitesi olarak genişleyerek devam etmelidir. 1 Mayıs kutlamalarını bölgemizde yerel etkinliklerle kutlayarak merkezi kutlamaya katılmalıyız.
* Kurultay komitemiz işçi ve emekçi çocuklarının ve ailelerinin parasız, bilimsel bir eğitim alması ve parasız sağlık hakkından faydalanmaları için verilen mücadelenin bir parçasıdır.
* Meslek lisesi öğrencilerinin maruz kaldığı düşük ücret, staj sömürüsü kötü çalışma koşullarına karşı dönük çalışmalar yapılmalıdır. Sermaye grupları özellikle meslek liselerinde derslikler açarken sendikaların da mesleki ve sendikal eğitim vermek amacıyla meslek liselerinde derslikler açması için mücadele yükseltilmelidir.

www.evrensel.net