Diyarbakırlılar, Erdoğan’ın manifesto açıklaması yerine futbol izledi

Fotoğraf: İnanç Yıldız/EVRENSEL

Diyarbakırlılar, Erdoğan’ın manifesto açıklaması yerine futbol izledi

Erdoğan’ın seçim manifestosu açıklamasını onlarca TV kanalının canlı yayınladığı saatlerde Diyarbakır’daki kahvelerde futbol maçı izlendi.

İnanç YILDIZ
Serpil BERK
Diyarbakır

Erdoğan’ın seçim manifestosunu açıkladığı ve birçok televizyonun canlı yayınladığı saatlerde Diyarbakır’da çok sayıda kahvenin olduğu Yüksek Kahve’ye gittik. Televizyon ekranlarından maçın izlendiği kahvelerde Evrensel’e konuşan Diyarbakırlılar, verilen vaatlerden önce gönüllere köprü kurulmasını isteyerek, 16 yıllık AKP iktidarı döneminde işsizliğin, ekonomin, enflasyonun ortada olduğunu söyledi. Vaatlerin 16 yıldır verildiğini ve niye yapılmadığını soran Diyarbakırlılar, “16 yılda yaptıkları kısaca; fakir daha çok fakirleşti zengin daha çok zenginleşti. Bize boş vaatlerde bulunmasınlar neyin ne olduğunu görüyoruz. Artık memleket sevgisinden çok koltuk sevdasına dönmüşler” dedi.

24 Haziran seçimlerinde AKP ve MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Recep Tayyip Erdoğan önceki gün partisinin kongresinde seçim manifestosunu açıkladı. Erdoğan’ın açıkladığı seçim manifestosunda vergilerin düşürülmesinden, gelir adaletine kadar birçok vaat bulunuyor. Erdoğan’ın açıkladığı seçim manifestosunu sıcağı sıcağına halka sormak için Diyarbakır’da herkesimden yurttaşın televizyonda gündemi takip ettiği ve siyaset tartıştığı Yüksek Kahve’ye gittik. Oldukça kalabalık olan Yüksek Kahve bölgesinde var olan kahvelerde alışılmışın dışında, Erdoğan’ın seçim manifestonu açıkladığı ve birçok televizyonun canlı yayınladığı saatlerde herkes Fenerbahçe Bursaspor maçını izliyordu. Bunun nedenini öğrenmek için kenarda maçı izleyenlerle sohbet etmeye çalışıyoruz. Söze “Erdoğan seçim manifestosunu açıklamış, siz maç izliyorsunuz” demeye kalmadan konuşmaktan çekinenler ya bir şey demeyerek yüzlerini çeviriyorlar. Ya da “Yorumum yok” diyerek konuşmaktan kaçınıyorlar. Israrlı çabamız sonucu maçı biraz daha dışarıdan izleyen Ahmet ile konuşmaya başlıyoruz. Ahmet’in de bir gözü maçta ama sorularımıza da cevap veriyor.

VAATLERE İNANCI YOK

Ülkedeki baskı ortamını üzerinde hissettiği için soyadını vermeden bizimle konuşan Ahmet 34 yaşında Diyarbakırlı. Bölge’deki şiddet ortamından söze başlıyor. Ahmet şiddetin bu kadar arttığı hiç bir dönemi hatırlamadığını söylüyor. Artık insanların verilen vaatlere inanmayacağını düşünen Ahmet, “Vergi azaltılabilir önemli olan gelir kaynağındır. Ekonomiden anlayan bir insan biraz başını iki elini arasına koyması gerek. Senin gelirin olacak ki, vergi ister artsın ister azalsın o zaman bunu konuşalım. İnsanların gelir kaygısı var. Olmayan gelirin ne vergisi olacak. Hiçbir ayın sonu getiremiyorum” diyor.

‘ÖNCE GÖNÜLLERE KÖPRÜ KURULSUN’

Ahmet sözü gönüllere köprü kurmaya getirerek şöyle konuşuyor:

“Kayyımlar atayabilirsiniz, yollar, köprüler yapabilirsiniz ama önemli olan insanın kalbine köprüler yapmaktır. İnsanın gönlünü fethetmeniz lazım. İnsanların kalbi yaralı. Halen sabah kalkarken bir yıl kadar önceki bomba seslerini duyuyorum. Halen vicdanım sızlıyor. Önce onu onarsınlar. Ofis’in köprüsünü yapmak bir işe ifade etmiyor. Benim yıkılan gönlümdeki köprüyü yapsınlar.”

‘16 YILDIR NİYE YAPMADI?’

53 yaşındaki Nurettin ile konuşuyoruz. Nurettin’de soy ismini vermeden konuşmak istiyor: “Verilen vaatlerin hiç bir anlamı yok. Kendi tabanı bile inanmıyor artık. 16 yıldır iktidarda, yapsaydı bu süre içinde yapardı. Bu yüzden inandırıcı bulmuyorum. Umarım güzel günler göreceğiz.”

‘İSTESE BİR KHK İLE YAPABİLİRDİ’

Volkan ile arkadaşlarıyla otururken birlikte sohbet ediyoruz. Erdoğan’ın vaatleri için “İktidardaki parti muhalefet partisi gibi konuşmuş” diyorlar. Ve sözlerine şöyle devam ediyorlar: “Çok farklı bir şey söylemiyor, HDP tabanını çok etkileyecek bir söylem değil.İstese bunları bir KHK ile yapabilir. Ne var ki önünde engel. Kış lastiğini bir KHK ile çıkarmadı mı? Tutan mı var? Yapsaydı.”

İŞSİZLİK, EKONOMİ, ENFLASYON ORTADA

Fotoğraf: İnanç Yıldız/EVRENSEL

Üniversite öğrencileri Yılmaz, Yunus ve Mesut’un oturduğu masaya konuk oluyoruz. Erdoğan’ın seçim manifestosunu sorduğumuz öğrencilerden Yılmaz söze başlıyor ilk olarak.  

Verilen vaatleri 16 yıldır hep duyduklarını ama yapıldığını görmediklerini söyleyen Yılmaz, “İşsizlik, ekonomi, enflasyon her şey ortadayken, çıkıp da birbirlerine laf atıyorlar. Önce bir insanların nasıl geçindiğine baksınlar. Aldıkları maaşlar belli, bizi de 1600 TL ile yaşamaya mahkum ediyorlar. Kendileri bir ay yaşasınlar bu parayla bakalım, nasıl geçiniyorlar. Bakalım ay sonunu getirebiliyorlar mı ? Boş vaatler değil de milletin karnını doyuracak vaatler versinler” diyor.  

‘KAYNAK SAVAŞA AYRILIYOR’

“Maaş artırımına gelince kaynak yok diyorlar” diyen Yılmaz, “Ekonomiye ayrılacak parayı sürekli savaşa aktarıyorlar. Maaş artırımına gelince kaynak yok diyorlar ama nedense savaşlara kaynak var. Bence tarım, hayvancılık her şey bitmiş. 2000’lerde bir hayvanı bin liraya alıyordun ve kâr elde ediyordun şimdi dışarıdan alıyoruz. Mazot, gübre fiyatları ortada. İnsanlar artık ne hayvancılık ne tarım yapabiliyor” diyor.

‘MEMLEKET SEVGİSİ OLDU, KOLTUK SEVGİSİ’

“16 yılda yaptıkları kısaca fakir daha çok fakirleşti zengin daha çok zenginleşti” diyen Yılmaz,  “Biz işletme okuyoruz neyin ne olduğunu biliyoruz. Araba üreten fabrikadan yüzde 6 vergi alırken, üretip bize sattığında yüzde 100’den daha fazla vergi ödüyoruz. İşi bulmuşlar. Hani diyoruz ya niye kendi arabamızı üretmiyoruz. Ben de soruyorum niye üretelim? Zaten  5’e gelip 25’e satıyorlar. Ülkede 5’e üretip 10’a niye versinler. Bize boş vaatlerde bulunmasınlar neyin ne olduğunu görüyoruz. Artık memleket sevgisinden çok koltuk sevdası dönmüş” diyor.  

Yılmaz’dan sonra Mesut söze giriyor:

“Biz gençlere yardım diyorlar ama o kadar okuyoruz mülakat çıkardılar. 87 puan aldım atanamıyorum, ikinci üniversitemi okuyorum ama işim yine olmayacak.”

‘KPSS’DEN UMUDUMU KESTİM’

Mesut’tan sonra Yunus söze giriyor:

“Diyarbakır’da bir yerden geçerken gözaltına alınabiliyorsunuz. Yani bir şekilde herhangi bir suçun olabiliyor. Mesela bir suçum olmamasına rağmen gözaltına alındım, darbedildim yarın bir gün buna soruşturma açılırsa önüme getirilecek. 4 sene çalış ondan sonra KPSS’ye gir. 89-90 puan alacaksın. İşin içine torpil girecek, soruşturma açacaklar. KPSS’den umudumu kesmişim, çalışmıyorum. Özel sektöre yöneleceğim.”

Son Düzenlenme Tarihi: 08 Mayıs 2018 07:06
www.evrensel.net